Zekeriya Mete: "Sesimizi duyurana kadar içinde bulunduğumuz şartlarda gerçekten zor bir süreçten geçiyoruz kaynaklarını israf etmiş 25 yıldır bu ülkede kaynakların nereye gittiği belli olmayan, hesap vermeyen bir iktidarla karşı karşıyayız.
İtibardan tasarruf olmaz diyen Sayın Cumhurbaşkanı, 13 uçak alarak herhalde itibarını göklere çıkartıyor. Ben de şunu söylüyorum: Sizin itibarınız emeklinin, işçinin, dulun ve yetimin haklarını vermekten geçer. Sizin itibarınız bu ülke için kanını dökmüş, şehit olmuş, gazi olmuş insanların yüzünü güldürmekten geçer. Sizin itibarınız güzel bir ülke yaratmaktan geçer. Adaletin olmadığı bir yerde, hakkın ve hukukun olmadığı bir ülkede hiçbir şeyi başaramazsınız.
AK Parti iktidarı her seçimden önce malumunuz ya Karadeniz'de doğalgaz buluyor ya da Gabar'da petrol buluyor. Eski bakanları Sayın Süleyman Soylu, 'gravitesi çok yüksek, arabanın deposuna dolduruyorsun, rafineriye bile ihtiyacı yok. Önümüzdeki baharda seyredin görün' demişti. Kaç bahar geçti üzerinden, Süleyman Efendi. Hâlâ bu ülkenin insanları aç, bu ülkenin insanları işsiz. Yeni grup başkan vekilleri açıklama yaptı. Emeklilere verdikleri sadaka niyetine olan bin liraya karşılık 'Gabar'daki petrolü bulun, bekleyin' dediler. Bu milletin Gabar'daki petrolü değil, sizi beklemeye tahammülü yok.
Bu ülkenin bir arz talep dengesi var, tarımdan sanayisine, tekstiline. Siz 15 milyon ne olduğu belirsiz insanı hiçbir soruşturmadan geçirmeden bu ülkeye soktunuz. 13–15 milyon insanın ülkemize gelip konut fiyatlarını, tüketici fiyatlarını artırdığını ve arz-talep dengesini bozduğunu anlamamak için aptal olmak lazım. Sadece iktidarda kalmak uğruna bunları yaptığınızı biz biliyoruz. Eski bakanları Sayın Süleyman Soylu bir konuşmasında '2 milyon insanı ben kaydettim seçimde' dedi. 2 milyon insan, 55 milyon seçmende yüzde 7–8 oy yapar. Sizin hakkınızı, yaşam biçiminizi belirleyecek olan iktidarı, getirdikleri Suriyelilere Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı vererek kendilerini onlara seçtirdiler. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları artık vize almakta zorlanıyor. Çünkü ülkeye soktuğunuz kriminal insanların yurt dışında yaptıkları terör faaliyetleri nedeniyle yabancı ülkeler bunların Türk mü, Suriyeli mi, Afgan mı olduğunu ayırt edemiyor ve Türk vatandaşlarına vize vermekten imtina ediyor. Ülkeyi getirdiğiniz durum bu. Ülkeyi içine soktuğunuz durum bu. Siz itibardan tasarruf etmezken, göklerde uçarken bu millet yerlede sürünüyor.
Sanal bahis, kumar, narkotik. Bunlarla ilgili hiçbir şey yapılmıyor. 'Yapılıyor' deniyor, sanatçıları gözaltına alıyorlar, şov yapıyorlar. İçenleri alıyorsunuz da bu malları ülkeye getirenleri neden almıyorsunuz? Baronlara neden dokunmuyorsunuz? En ufak bir şeyde öğrenciyi, öğretmeni, vatandaşı gözaltına alıyorsunuz. Ülkeye uyuşturucu sokuluyor diye feryat eden insanların seslerine neden kulak tıkadınız? İçenler içeride, baronlar dışarıda. Buna mücadele mi diyorsunuz?
Yeni bir açılım diyerek Türk, Kürt, Arap diye bir şey çıkarttınız ortaya. Türkiye Türklerindir. İstemeyen çeker gider. Karadenizli, Kürdü, Lazı, Çerkezi, Abazası; Türklüğü kabul eden herkes bu topraklarda özgürce yaşama hakkına sahiptir. Dün 300 bin Türk soydaş gelirken kıyamet koparan Sayın Cumhurbaşkanımız, bugün 15 milyon sığınmacı için 'kardeşlerimiz, ensar, muhacir' diyor. Yok öyle bir dünya. Eve lazım olan camiye haramdır. Önce can, sonra canan. Önce kendi vatandaşının mutluluğunu sağlamak mecburiyetindesin.
Rize'deyiz; çay perişan, fındık perişan. 'Ekonomi düzelecek, ihracat uçuyor' deniyor. Neyi uçuruyorsun? Hiçbir şeyin uçtuğu yok. Sadece senin uçakların uçuyor. Sadece sen uçuyorsun, etrafındakiler uçuyor. Biz karayolundan yürümeye devam ediyoruz. Bu yolda, Zafer'e giden yolda sağı solu hep birlikte, bu vatanı seven, bu Bayrağın altında yaşamak isteyen herkesle beraber yürüyeceğiz."
Haber-Foto: Nazif Okumuş