Bayram Ali KAVALCI


11. AYIN SULTANI RAMAZAN AYI BAŞLIYOR

Mü­ba­rek Ra­ma­zan ayı, 2 Nisan 2022 Cu­mar­te­si günü baş­lı­yor ve 1 Mayıs 2022 Pazar günü son bu­lu­yor.


Ra­ma­zan ayı, Hicri tak­vi­me göre yılın do­ku­zun­cu ayı­dır. Arap­ça kö­ken­li bir söz­cük olan Ra­ma­zan, "Ra­ma­zan" (çok sıcak olma) kö­kün­den gelir. Bunun ne­de­ni muh­te­me­len Ra­ma­zan orucu iba­de­ti ilk uy­gu­lan­ma­ya baş­lan­dı­ğın­da yaz ay­la­rı­na te­ka­bül edi­yor ol­ma­sı­dır. Kur'an'ın ilk ayet­le­ri­nin vah ye­dil­di­ği Kadir Ge­ce­si Ra­ma­zan ayı için­de­dir. Hangi gün ol­du­ğu bi­lin­me­mek­le bir­lik­te Ra­ma­zan ayı­nın 27. ge­ce­si Kadir Ge­ce­si ola­rak kabul edi­lir.
    Ra­ma­zan ayı­nın za­ma­nı Hicri Tak­vi­me göre dü­zen­le­nir. Hicri tak­vim, Ha­li­fe Ömer'in za­ma­nın­da dü­zen­len­miş­tir. Hicri Tak­vim bir "Ay Tak­vi­mi" ol­du­ğu için yıl­lar, mi­la­di tak­vim­den 11 - 12 gün kı­sa­dır. Bunun so­nu­cu ola­rak Ra­ma­zan ayı her sene mi­la­di tak­vim­de öne kayar. Yak­la­şık ola­rak her 32 se­ne­de bir, Ra­ma­zan ayı aynı ta­rih­le­re denk gelir.
    Hicri Tak­vim ve Ra­ma­zan Ayı; Hz. Ömer'in hi­la­fe­ti za­ma­nın­da Arap Ya­rı­ma­da­sı'nda; Pers­ler, Ro­ma­lı­lar ve başka me­de­ni­yet­le­rin kul­lan­dı­ğı güneş ve ay tak­vim­le­ri kul­la­nıl­mak­tay­dı. Hi­caz-Asır böl­ge­sin­de ise hem güneş hem de ay tak­vi­mi kul­la­nı­lı­yor­du. Tak­vim oluş­tur­ma fikri or­ta­ya çı­kın­ca ya­pı­lan is­ti­şa­re­ler sı­ra­sın­da sa­ha­be­den Ali bin Ebu Talib, olu­şa­cak tak­vi­min pey­gam­be­rin Me­di­ne'ye hic­re­ti­ni baş­lan­gıç ta­ri­hi ola­rak öner­miş­tir. Bu görüş kabul edil­miş­tir fakat pey­gam­be­rin hic­re­ti­nin ay tak­vi­mi­nin ilk ayı olan Mu­har­rem'e değil de Re­bi­yü­lev­ve­le denk gel­me­si so­nu­cun­da tarih ge­ri­ye alın­mış­tır. Buna göre Hicrî tak­vi­min baş­lan­gı­cı mi­la­di 23 Tem­muz 622'ye denk gelir, yılın do­ku­zun­cu ayı da böy­le­ce Ra­ma­zan olur. Ra­ma­zan ayın­dan ön­ce­ki hicrî ay Şaban, Ra­ma­zan'dan son­ra­ki ay ise Şev­val ayı­dır. Hicrî tak­vi­min salt ay tak­vi­mi ol­ma­sı se­be­biy­le, bu tak­vim­de­ki ay­la­rın mev­sim­ler­le iliş­ki­si yok­tur; yani her ay güneş tak­vi­mi­ne göre her yıl po­zis­yo­nu de­ği­şir ve böy­le­ce aylar mev­sim­ler ara­sın­da ge­zi­nir - be­lir­li bir mev­si­min ayı ol­maz­lar. Bu se­bep­le Ra­ma­zan ayı ve oruç dö­ne­mi her yıl de­ği­şir. RA­MA­ZAN ORUCU; Ba­ka­ra Su­re­si'ne göre Kur'an'ın İslam pey­gam­be­ri Hz. Mu­ham­med'e (SAV) gön­de­ril­me­si Ra­ma­zan ayın­da baş­la­mış­tır ve bu ay için­de "oruç" tut­mak Müs­lü­man­la­ra em­re­dil­miş­tir. İlgili ayet (Ba­ka­ra 185) şöy­le­dir: O Ra­ma­zan ayı ki irşad için, hak ile ba­tı­lı ayırt eden, hi­da­yet ve de­lil­ler ha­lin­de bu­lu­nan Kur'an onda in­di­ril­di. Onun için siz­den her kim bu aya eri­şir­se oruç tut­sun. Kim de hasta veya yol­cu­luk­ta ise tu­ta­ma­dı­ğı gün­ler sa­yı­sın­ca diğer gün­ler­de kaza etsin. Allah size ko­lay­lık di­li­yor, zor­luk di­le­mi­yor. Bir de o sa­yı­yı ta­mam­la­ma­nı­zı ve size gös­ter­di­ği doğru yol üzere ken­di­si­ni yü­celt­me­ni­zi is­ti­yor. Umu­lur ki, şük­re­de­si­niz! İMSAK; İmsak Ra­ma­zan ayın­da oruç tu­ta­cak Müs­lü­man­la­rın sahur son­ra­sın­da sabah ezanı ile bir­lik­te baş­la­yan yeme ve iç­me­yi bı­rak­ma an­la­rı­dır. Ke­li­me ma­na­sı, ken­di­ni tut­mak, bir şey­den el çek­mek­tir. Tak­vim­ler­de, imsak'ın gün­le­re ve il­le­re göre baş­la­ma sa­at­le­ri be­lir­ti­lir. Ge­le­nek­sel an­la­yış­ta sabah na­ma­zı İmsak ‘tan 15-20 da­ki­ka son­ra­dır. Oru­cun ne zaman baş­la­ya­ca­ğı (imsak) fark­lı gö­rüş­le­re sebep olan bir ko­nu­dur. İmsakı sabah na­ma­zın­dan önce, sabah na­ma­zıy­la bir­lik­te, sa­ba­hın geç vak­tin­de ve gü­ne­şin doğ­ma­sıy­la iliş­ki­len­di­ren gö­rüş­ler bu­lun­mak­ta ve oru­cun baş­la­ma­sı­nı bu va­kit­le­re göre be­lir­le­yen gö­rüş­ler bu­lun­mak­ta­dır. İmsa­kin zıddı if­tar­dır. İmsak vak­ti­nin baş­lan­gı­cı, tan ye­ri­nin ağar­ma­sıy­la baş­lar. Bu vakit, tak­vim­ler­de imsak vakti ola­rak gös­te­ril­mek­te­dir. İmsak vak­tin­den iftar vak­ti­ne kadar, iba­det ni­ye­tiy­le; ye­me­den, iç­me­den, cinsî mü­na­se­bet­ten ve diğer orucu bozan şey­ler­den uzak dur­mak, el çek­mek de­mek­tir. SAHUR; Ra­ma­zan ayın­da oruç tu­tan­la­rın gün doğ­ma­dan önce be­lir­li sa­at­te ye­dik­le­ri ye­me­ğe ve bu ye­me­ğin yen­di­ği zaman ara­lı­ğı­na sahur denir. Oru­cun baş­la­yış ve bitiş vakti gün­dü­ze göre tayin edil­miş­tir. Gün­düz ise gü­ne­şin do­ğu­şu ile ba­tı­şı ara­sın­da­ki za­man­dır. Kur’ân-ı Ke­ri­min oru­cun baş­lan­gı­cı­nı bil­di­rir­ken kul­lan­dı­ğı ifade ile oru­cun bi­ti­mi­ni bil­di­rir­ken kul­lan­dı­ğı ifade ara­sın­da fark­lı bir üslup var­dır. Ayet­te oru­cun baş­la­ma za­ma­nı için “siyah ip­lik­le beyaz ip­li­ğin bir­bi­rin­den ay­rıl­ma­sı” iba­re­si kul­la­nı­lır­ken; oru­cun bi­ti­mi için de “ge­ce­ye kadar” ifa­de­si kul­la­nı­lır. Ge­nel­de fu­ka­ha­nın sahur vak­ti­ni be­lir­ler­ken iz­le­dik­le­ri sün­net şu ol­muş­tur. Hz. Mu­ham­med (SAV) sa­hu­ra son verip imsak et­tik­ten sonra Kur’an-ı Kerim’den elli ayet kadar okur veya oku­ya­cak bir vakit bek­le­dik­ten sonra sabah na­ma­zı­nı kıl­dı­rır­dı. Bu imsak vakti de yak­la­şık gü­ne­şin doğ­ma­sın­dan 75-90 da­ki­ka kadar ön­ce­si olur ki; sahur ye­me­ği için en son kabul edi­len va­kit­tir. Ra­ma­za­nı şerif ayı­nız mü­ba­rek olsun.