Son dönemde Rize’de bazı eğitim kurumlarında yaşandığı yönünde tarafımıza ulaşan bilgi ve şikâyetler, eğitim ortamlarında ciddi bir çalışma barışı sorunu bulunduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Sendikal kimliklerin, okul içi ilişkilerde baskı aracına dönüştürüldüğü; bu durumun ise mobbinge ve özellikle kadın çalışanlar üzerinde psikolojik şiddete vardığına dair tespitler son derece kaygı vericidir.
Açık ve net ifade ediyoruz:
Sendikacılık adı altında baskıya, tehdide ve sindirmeye izin vermeyeceğiz.
Eğitim kurumlarında güven ve huzur bizim en önemli önceliklerimizdendir.
Biz; üyelerimizin hak ve hukukunu sonuna kadar savunuruz.
Ancak okul ortamlarında baskı kurmaya yeltenen, haddini aşan hiçbir davranışı da karşılıksız bırakmayacağız. Bunun hesabı hukuk içinde mutlaka sorulacak.
Soruşturmalarda “İki tarafa da aynı cezayı verelim, kimse bize bulaşmasın” anlayışı; adaleti tesis etmez, aksine adaleti zedeler ve zulmü körükler. Bu kolaycılığın ve garanticiliğin takibindeyiz. Sorunu görmezden gelen her yaklaşım, mağduriyeti derinleştirir ve yanlış davranışları cesaretlendirir.
Kendisini özgürlük ve demokrasi savunucusu gibi gösteren bazı sendikaların, kalabalık oldukları okullarda baskı ve mobbing olağanlaştırdıklarını biliyoruz. Gücü çoğunluktan alan bu anlayışın çalışanlar üzerinde kurduğu her türlü psikolojik baskıya karşı asla görmezden gelmeyecek, gereken neyse yapacağız.
Biz, Rize’de üyesine gerçek anlamda seçim hakkı tanıyan tek sendikayız.
Sendikamıza üye olan her eğitim çalışanının seçme ve seçilme hakkı mutlak ve vazgeçilmezdir. Bu hak; baskıyla, yönlendirmeyle ya da çoğunluk gücüyle sınırlandırılamaz.
Öğretmen odalarında oluşturulan bu huzursuzluk, en çok Rize’nin çocuklarına zarar vermektedir. Bilimin, sanatın, eğitimin ve öğrencilerimizin geleceğinin konuşulması gereken öğretmen odalarının; baskı, gerilim ve ayrıştırma alanlarına dönüşmesine izin vermeyeceğiz.
Eğitim ortamlarının niteliğini bozan her anlayışın karşısında duracağız.
Sorumlular üç maymunu oynamaya devam ettikçe, hiçbir sorun çözülmeyecektir. Görmezden gelinen her haksızlık büyür, suskunluk her zaman yanlışı güçlendirir. Bu kayıtsızlık, sorunları çözmez; kronikleştirir.
Bu mesele basit bir sendikal tartışmanın çok ötesinde insan onuru, kamu vicdanı ve eğitimin geleceği meselesidir. Sessizlik çözüm değildir. Bu sürecin takipçisi olacağımızı ve çalışma barışını bozan hiçbir anlayışa müsamaha göstermeyeceğimizi sorumlulara ve ilgililere ifade ediyoruz.
