Kudret Uğurlu EMİNSOY


ÇANAKKALE GEÇİLMEZ: İMANIN VE İLMİN KALESİ

Kudretugurlueminsoy33@gmail.com


Tarihin bazı anları vardır ki yalnızca bir savaşın değil, bir milletin ruhunun da yazıldığı anlardır. İşte 18 Mart 1915, böyle bir gündür. O gün dünyanın en güçlü donanmaları, Çanakkale Boğazı’nı geçip İstanbul’a ulaşmak için saldırıya geçti. Ama karşılarında sadece toplar, tüfekler ve siperler yoktu. Karşılarında imanla çarpan kalpler ve vatan sevgisiyle dolu bir millet vardı. O gün tarihe kazınan bir söz yükseldi göklere: “Çanakkale Geçilmez!”

Bu söz sadece bir savaş sloganı değildir. Aslında bu söz, insanın iç dünyasının da bir tarifidir.

Çanakkale’yi bir kaleye benzetirsek, bu kalenin iki büyük burcu vardır: Kalpte iman, beyinde ilim. Kalbi imanla, beyni bilgiyle dolu bir insan da adeta bir kale gibidir. O kaleyi ne zulüm yıkabilir ne de cehalet ele geçirebilir. Çünkü iman insanı dimdik ayakta tutar, ilim ise ona doğru yolu gösterir. İşte Çanakkale’de savaşan askerler böyle insanlardı.

18 MART 1915: DENİZLERİN KIRILDIĞI GÜN

İtilaf Devletleri, İngiltere ve Fransa öncülüğünde dünyanın en güçlü donanmalarından birini Çanakkale Boğazı’na gönderdi. Amaçları çok açıktı: Boğazı geçmek, İstanbul’u almak ve Osmanlı Devleti’ni savaş dışı bırakmak.

Ancak hesap edemedikleri bir şey vardı. Boğazın karanlık sularına sessizce bırakılmış ölümcül bir tuzak… Nusret Mayın Gemisi. Kaptan Yüzbaşı Hakkı Bey komutasındaki Nusret, 8 Mart gecesi boğaza 26 mayın döşedi. Bu mayınlar savaşın kaderini değiştirecekti. 18 Mart günü saldırıya geçen dev zırhlılar bu mayınlara çarparak birer birer batmaya başladı. Fransız Bouvet, İngiliz Irresistible ve Ocean zırhlıları sulara gömüldü. Dünyanın en güçlü donanması geri çekilmek zorunda kaldı. İşte o gün, tarihin altın sayfalarına yazılan gerçek ortaya çıktı: Çanakkale geçilmez.

BİR İNSAN, BİR MERMİ, BİR DESTAN

Çanakkale yalnızca stratejinin değil, insan iradesinin de zaferidir. Topların sustuğu bir anda, mermi taşıyan vinç bozulur. Siperlerdeki askerler ne yapacağını düşünürken bir yiğit öne çıkar: Seyit Onbaşı.

Yaklaşık 275 kiloluk top mermisini sırtına alır ve tek başına topa yerleştirir. Ateşlenen o mermi İngiliz zırhlısı Ocean’ı ağır şekilde yaralar ve gemi kısa süre sonra mayına çarparak batar. Bir insanın gücü bazen bir ordunun kaderini değiştirebilir. Çünkü o insanın sırtında sadece bir mermi değil, imanın ağırlığı vardır.

ANAFARTALAR KAHRAMANI

Çanakkale yalnız denizde değil, karada da destan oldu. Bu destanın en büyük kahramanlarından biri ise genç bir komutandı: Mustafa Kemal. Anafartalar’da askerlerine şu tarihi emri verdi: “Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum.” Bu söz bir askeri taktikten çok daha fazlasıdır. Bu söz bir milletin kaderini değiştiren kararlılıktır. Mustafa Kemal’in liderliği, askerin iman dolu yüreği ve milletin duası birleşince Anafartalar Zaferi doğdu.

BİR DEVRİ KAPATAN TOPRAK

Bugün Çanakkale’de dolaşırken rüzgâr sadece denizin kokusunu taşımaz. Aynı zamanda tarihin fısıltısını da getirir. O fısıltı bize şu dizeleri hatırlatır:

“Dur yolcu!
Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.”

Gerçekten de Çanakkale’de yalnız gemiler batmadı. Bir imparatorluk çağının sonu da burada yazıldı. Ama aynı zamanda yeni bir milletin dirilişi de burada başladı.

BUGÜNÜN ÇANAKKALESİ

Bugün Çanakkale sadece bir savaşın adı değildir. O bir şuurdur. Eğer kalbimizde iman, beynimizde ilim varsa; biz de kendi içimizde bir Çanakkale kalesi kurmuş oluruz. Ve o zaman ne zulüm bizi geçebilir ne de cehalet. Çünkü… Kalbi imanla, aklı ilimle dolu insan kalesi de geçilmezdir. Tıpkı bir zamanlar bütün dünyaya haykırıldığı gibi: ÇANAKKALE GEÇİLMEZ.

Ey vatanı için canlarını, kanlarını esirgemeden döken ve bu vatanı bizlere emanet eden şehitlerimiz! Sizleri bir kez daha rahmet ve minnetle yâd ediyoruz. Endişelenmeyin! Dün sizler nasıl vatan ve millet aşkıyla, iman meşalesini yaktıysanız, bugün, bizler de aynı heyecan ve şevkle, o meşaleyi taşımaya devam ediyoruz. 

Bu duygularla herkese sevgi ve saygılarımı yolluyorum. Hoşça kalın ve elbette ki her zaman ve her yerde uyanık kalın! Sevgi ışığınız, kalbiniz rehberiniz olsun.