İsmet KÖSOĞLU


DEDEKTİF ŞAKİR-Fıkralar

e-mail: ismetkosoglu53@gmail.com


 Öyle yağma yok.
Temel söz­lü­sü Fa­di­me’nin göz­le­ri­ne bay­gın bay­gın ba­ka­rak,’’ artık sab­rım kal­ma­dı’’ der.’’ şunun şu­ra­sın­da dü­ğü­ne bir hafta kaldı. Hadi gel bizim eve gi­de­lim. Nasıl olsa haf­ta­ya ev­le­ni­yo­ruz.’’
Fa­di­me su­ra­tı­nı asa­rak,
‘’öyle yağma yok. Her se­fe­rin­de böyle söy­lü­yor­lar, Artık yaş tah­ta­ya bas­mam’!’.
Nasıl be­cer­din
Temel iki ku­la­ğı yan­mış bir halde has­ta­ne­ye kal­dı­rıl­dı. Onu gören dok­tor şaş­kın­lık­la’’ nasıl oldu bu iş ‘’der.
Temel’’ önem­li bir haber bek­li­yor­dum. Ütü ya­par­ken te­le­fon çaldı. Dal­gın­lık­la kız­gın ütüyü ku­la­ğı­ma ge­tir­dim’’ diye an­la­tır.
Dok­tor tek­rar sorar,
‘’peki, öbür ku­la­ğı­nı nasıl yak­tın,
‘’Oni da am­bu­lans ça­ğı­ra­yım der­ken’’
Yalan de­me­ye­ce­ğim
Fa­di­me ev­dey­ken Temel’e hemen her zaman seni çok se­vi­yi­rum, bi danem, sen bi da­ne­sun gibi söz­ler söy­ler­miş. Te­mel­de bun­la­rın mü­kâ­fa­tı ola­rak-k Fa­di­me’yi Hacca gön­der­di.
Hac’dan dönen Fa­di­me daha önce söy­le­dik­le­ri­ni söy­le­me­yin­ce da­ya­na­ma­yan Temel,
‘’ Fa­di­me sen hacca git­me­den önce beni çok se­ver­din güzel şey­ler söy­ler­din şimdi ne oldi sağa’’ der.
Fa­di­me’’ ben Hacı oldum yalan söy­le­me­ye­ce­ğum’’
Neden bu hale gel­dik
Dur­sun, Temel’e’’ ba­yı­lı­yo­rum şu ata­söz­le­ri­mi­ze’’ der.
Temel’’ söyle de ben de ba­yı­la­yım’’ diye cevap verir. Dur­sun sı­ra­lar,
‘’bal tutan par­mak yalar, Dev­let malı deniz, ye­me­yen keriz, Üzümü ye ba­ğı­nı sorma’’.
Temel’’ bu söz­ler iyi de mem­le­ke­tin ha­li­ni yan­sıt­mı­yor’’ der ve ekler.
‘’zen­gin ara­ba­sı­nı dağ­dan aşı­rır, fakir düz ovada yo­lu­nu şa­şı­rır. Neden bu halde ol­du­ğu­mu­zun özeti budur kar­de­şim’’.
Zam­la­rın yo­ru­mu
Temel ar­ka­da­şı Dur­sun’a al­kol­lü iç­ki­le­rin fi­ya­tın­dan dert yanar.
-‘’ne olu­yor böyle yahu. Ra­kı­ya yine zam gel­miş. Bu gi­diş­le mil­let iki kadeh içe­mez ola­cak’’.
Dur­sun;
‘’Tabii ya der içki za­rar­lı­dır. Onlar mil­le­tin sağ­lı­ğı­nı dü­şü­nü­yor, içil­me­sin diye zam ya­pı­yor­lar.
-peki, ama tu­va­let kâ­ğıt­la­rı­na da hep zam ge­li­yor. Buna ne di­ye­lim’’
Tür­ki­ye’nin baş­ken­ti
Ül­ke­de ce­ha­le­tin art­ma­sın­dan şi­kâ­yet eden bir Ga­ze­te­ci ta­nı­dı­ğı ti­yat­ro sa­nat­çı­sı­na,
-Yahu abi top­lum iyice ca­hil­leş­ti’ ‘der ve ek­le­di’’ şu ya­rış­ma prog­ram­la­rı­nı iz­li­yor musun? İna­nıl­maz basit so­ru­la­rı bile ce­vap­la­ya­mı­yor­lar. Yani Tür­ki­ye’nin Baş­ken­ti ne­re­si­dir diye sor­sa­lar onu da bil­me­ye­cek­ler.
Ti­yat­ro­cu dostu, ‘’Yok artık yahu, sende bu kadar abart­ma. Tür­ki­ye’nin Baş­ken­ti­nin Adana ol­du­ğu­nu bil­me­yecek kimse çık­maz!’’
Dö­nül­mez sokak
Di­rek­si­yon ba­şın­da­ki Temel’’ Sağa dö­nül­mez’ ’işa­re­ti­ne al­dı­rış et­me­den sağa sapar ve aynı anda düdük se­siy­le şa­şı­rır, bir Tra­fik Po­li­si elin­de ceza mak­bu­zu ile yak­la­şık sorar,
-‘’dö­nül­mez lev­ha­sı­nı gör­me­di­niz mi beyim,
–Temel boy­nu­nu büker’’ Val­la­hi Polis bey, lev­ha­yı gör­düm de sizi hiç gör­me­dim’’
Baş­ba­kan ve Ga­ze­te­ci
Ya­şan­mış bir olay­dır.
1950 li yıl­lar­da DP dö­ne­min­de Dünya Ga­ze­te­si­nin sa­hi­bi Bedii Faik, De­mok­rat Par­ti­yi ya­zı­la­rıy­la eleş­ti­rir. Baş­ba­kan Men­de­res’in em­riy­le Avu­kat­la­rı ga­ze­te sa­hi­bi­ne bir telg­raf gön­de­rir.
Telg­raf­ta ‘’senin yaz­dık­la­rı­na kı­çı­mı­zı si­li­yo­ruz’’ yaz­mak­ta­dır.
Usta Ga­ze­te­ci Bedii Faik er­te­si gün kö­şe­sin­de şöyle bir cevap verir.
‘’çok mem­nun oldum, Hiç ol­maz­sa kı­çı­nız akıl­la­nır!’’
Sonra ri­va­ye­te göre Baş­ba­kan Men­de­res ga­ze­te­ci için‘’ aman susun, biz ka­şın­dık!’’ der ve konu ka­pa­nır.
Sen neden gül­mü­yor­sun
Temel bir hol­ding­de ça­lı­şan ar­ka­da­şı­nı zi­ya­re­te gider. Bu es­na­da şir­ke­tin pat­ro­nu sa­lo­na girer. Onu gören ça­lı­şan­lar ayağa kal­kar.
Espri yap­ma­yı seven pat­ron ak­lı­na gelen bir fık­ra­yı an­la­tır. Ça­lı­şan­lar gül­me­ye baş­lar bir kişi hariç.
An­lat­tı­ğı fık­ra­ya­nın be­ğe­nil­me­sin­den mem­nun olan Pat­ron o sı­ra­da Temel’in gül­me­di­ği­ni fark edin­ce bo­zu­lur ve sorar,
‘‘sen neden gül­mü­yor­sun, fık­ra­mı be­ğen­me­din mi’’?
Temel cevap verir’’ ben bu­ra­da ça­lış­mı­yo­rum be­ye­fen­di’ ’der.