Bayram Ali KAVALCI


İSLAM DİNİMİZDE KURBAN KESMEK

bayramalikavalci@gmail.com


 Mukim (bir yerde, bir evde otu­ran ve ika­met eden) olan yani se­fe­ri ol­ma­yan, akıl­lı, bu­lu­ğa ermiş, hür ve Müs­lü­man er­ke­ğin ve ka­dı­nın, ih­ti­yaç eş­ya­sın­dan fazla nisap mik­ta­rı yani 96 gr. altın de­ğe­rin­de malı veya pa­ra­sı varsa,* kur­ban bay­ra­mı için niyet ede­rek, belli gün­ler­de, belli bir hay­va­nı kes­me­le­ri vacip olur.
İhti­yaç eş­ya­la­rı kur­ban ni­sa­bı­na dahil edil­mez. *İhti­yaç eş­ya­sı demek, kıy­met­le­ri ne kadar çok olur­sa olsun, bir ev ve eş­ya­sı, bir aylık yi­yecek, her yıl ev­de­ki üç kat el­bi­se­dir.
Kur­ban ni­sa­bı he­sa­bı­na ka­tı­la­cak malın, ti­ca­ret için ol­ma­sı şart ol­ma­dı­ğı gibi, elin­de bir yıl kal­mış ol­ma­sı da lâzım de­ğil­dir.*
Borç­lar ala­cak­lar­dan ve mev­cut mal­dan çı­ka­rı­lır.
Kalan ala­cak­lar, ze­kât­ta ol­du­ğu gibi, kur­ban ni­sa­bı­na dâhil edi­lir.
*Hepsi he­sap­la­nın­ca 96 gr. altın de­ğe­rin­de olur­sa, böyle kim­se­nin kur­ban kes­me­si vacip olur.
Ka­dın­la­rın, altın ve gümüş ziy­net­le­ri zekât ve kur­ban ni­sa­bı­na ka­tı­lır.
Dinen karı ko­ca­dan han­gi­si zen­gin ise kur­ba­nı o keser.
*İkisi zen­gin ise ikisi de keser.
İkisi de fakir ise ikisi de kes­mez.
* Fakir kur­ban kes­mek zo­run­da de­ğil­dir ama ke­ser­se çok sevap olur.
Ba­ba­sı­nın, zen­gin ço­cu­ğu için kendi ma­lın­dan da, ço­cu­ğun ma­lın­dan da kur­ban kes­me­si vacip de­ğil­dir.
Ev­le­ri ve dük­kân­la­rı ola­nın, al­dı­ğı ki­ra­la­rı, tar­la­sı ola­nın, tar­la­sı­nın mah­su­lü veya ki­ra­sı, çoluk ço­cu­ğu­nu bes­le­me­ye ye­tiş­mez­se, bu kimse fakir sa­yı­lır.
*Fetvâ îmâm-ı Mu­ham­med’e göre ve­ril­miş­tir.
* Yani evin, dük­kâ­nın, tar­la­nın de­ğe­ri ni­sa­ba ka­tıl­maz.
Eğer kes­mek is­ter­se, İmam-ı azam ile imam-ı Ebû Yusuf’a göre zen­gin sa­yı­lır.
* Çünkü mülkü olan, evin, dük­kâ­nın ve tar­la­nın de­ğe­ri, ih­ti­ya­cı­nı kar­şı­lar ve nisap kadar da artar.
*Gö­rü­lü­yor ki, her iki iç­ti­hat da ye­rin­de­dir ve Müs­lü­man­la­ra rah­met­dir.*
Al­dı­ğı kira ile [al­dı­ğı maaş ile], güç ge­çi­nen kimse, *ni­sa­ba malik ise,* para bi­rik­ti­rip, fıtra ver­me­li ve kur­ban kes­me­li­dir.
*Böy­le­ce, fıtra ve kur­ban se­va­bın­dan mah­rum kal­ma­ma­lı­dır.
* Kur­ban kesen, ken­di­ni Ce­hen­nem­den Azad etmiş olur.
Bir ha­dis-i şe­rif­te, (Ha­sis­le­rin en kö­tü­sü,* [kes­me­si vacip ol­du­ğu hâlde] *kur­ban kes­me­yen­dir)* bu­yu­rul­du.
*Re­sû­lul­lah sal­lal­la­hü aley­hi ve sel­lem" *iki kur­ban ke­ser­di.
Biri ken­di­si için, biri de üm­me­ti için idi.
* Re­sû­lul­lah sal­lal­la­hü aley­hi ve sel­lem" için de kur­ban kes­mek müs­te­hab­dır ve çok se­vap­tır.
Kur­ban, koyun, keçi, sığır, de­ve­den bi­ri­ni, kur­ban bay­ra­mı­nın ilk üç gü­nün­de,* [üçün­cü günün ak­şa­mı­na kadar] *kur­ban ni­ye­ti ile kes­mek de­mek­tir.
* Bir sı­ğı­rı veya de­ve­yi, yedi ki­şi­ye kadar Müs­lü­man, baliğ kimse, ortak ola­rak da satın alıp ke­se­bi­lir­ler.
*Bun­la­ra adak veya akîka kur­ba­nı da ortak edi­le­bi­lir*.
Zen­gi­nin satın al­dı­ğı­na, son­ra­dan ortak olmak câiz ise de mek­ruh­tur.
(Cev­he­re)* ki­ta­bın­da diyor ki, *(Kur­ba­na ve­ri­len para se­va­bı, yüz misli* [yani, pek çok] *pa­ra­yı sa­da­ka ver­mek se­va­bın­dan daha faz­la­dır).
* Kur­ba­nı satın al­ma­sı, kes­me­si ve etini da­ğıt­ma ve bun­la­rı di­le­di­ği­ne de yap­tır­ma­sı için bi­ri­ni vekil etmek ve pa­ra­sı­nı veya diri hay­va­nı bu ve­ki­le ver­mek câ­iz­dir.
İki kim­se­nin kur­ba­nı ka­rı­şır­sa, her bi­ri­nin ken­di­nin sa­na­rak kes­ti­ği, kendi kur­ba­nı olur.
Bir gözü gör­me­yen, topal olup yü­rü­ye­me­yen, diş­le­ri­nin ya­rı­sı yok olan, gö­zü­nün, ku­la­ğı­nın veya kuy­ru­ğu­nun çoğu, ön veya arka bir ayağı ke­sil­miş olan, çok za'îf olan hay­van kur­ban olmaz.
Boy­nu­zu kırık veya boy­nuz­suz, uyuz, hasî yani bu­rul­muş olan kur­ban câ­iz­dir.*
Ko­yu­nun, ke­çi­nin *bir ya­şı­nı,* sı­ğı­rın *iki,* de­ve­nin *beş ya­şı­nı* geç­miş ol­ma­sı lâ­zım­dır.
*Altı ayı geç­miş yal­nız koyun iri, semiz ise, câiz olur.
Kur­ba­nı kes­me­den veya baş­ka­sı­nı vekil edip, kes­tir­me­den önce, üç kere bay­ram tek­bi­ri oku­nur.
Sonra (Bis­mil­la­hi Al­la­hü ekber) di­ye­rek, de­ve­den başka hay­va­nın bo­ğa­zı­nın her­han­gi bir ye­rin­den ke­si­lir.
Kay­nak: Sa­ade­ti Ebe­di­ye Tam İlmi­hal