İbrahim Sırmalı


İslam’ın Esasları

  Emekli Müftü - muftu.ibrahim@gmail.com


İslam’ın Esasları

Yaratan, düzenleyen, takdir eden, doğru yola ileten, ilmiyle her şeyi kuşatan ve her şeyi sayı olarak sayıp sayan yüce Allah'a hamt olsun.

 Şahitlik ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur. Tektir. Ortağı yoktur. Mülk Allah’ındır. Ve hamt O'na aittir. Allah cc, diriltir ve öldürür. Ve O, diridir, asla ölmez. Hayır O'nun elindedir ve her şeye gücü yetendir. 

Şahitlik ederim ki Muhammed O'nun kulu ve elçisidir. Kim onun sünnetine uyarsa hidayete ermiştir. Kim onun sünnetinden dönerse sapıtmış ve dalalete düşmüştür. Allah'ın salatı ve selamı Hz. Muhammet’in, ailesinin, eşlerinin ve soyunun üzerine olsun.

En güzel söz Allah'ın kitabıdır. Ve en güzel yol Hz. Muhammed'in (s.a.v.) yoludur. İşlerin en kötüsü bid'atleridir. Ve her bid'at bir dalalettir. Her dalalet bir sapıklıktır.

 Ey Müslümanlar! İslam'ın anlamı nedir?

İslam, tevhid yoluyla Allah'a teslim olmak, O'na itaat etmek, şirkten ve şirk ehlinden uzak durmaktır.

Müslüman, kalbini ve amellerini Allah'a teslim eden kimsedir.

       Allah Teala şöyle buyurdu:

اِنّٖى وَجَّهْتُ وَجْهِىَ لِلَّذٖى فَطَرَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ حَنٖيفًا وَمَا اَنَا مِنَ الْمُشْرِكٖينَ

Enam suresi 6.79 "Ben, hakka yönelen birisi olarak yüzümü, gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Ben, Allah'a ortak koşanlardan değilim." 

Allah Teala şöyle buyurdu:

قُلْ اِنَّ صَلَاتٖى وَنُسُكٖى وَمَحْيَایَ وَمَمَاتٖى لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ

Enam suresi 6.162 Ey Muhammed! De ki: "Şüphesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de âlemlerin Rabbi Allah içindir."

لَا شَرٖيكَ لَهُ وَبِذٰلِكَ اُمِرْتُ وَاَنَا اَوَّلُ الْمُسْلِمٖينَ

Enam suresi 6.163 "O'nun hiçbir ortağı yoktur. İşte ben bununla emrolundum. Ben müslümanların ilkiyim."

       Tevhitle Allah'a teslim olursun. Yani hiçbir ortağın olmaksızın yalnızca Allaha ibadet edersin. Emir ve yasaklarına itaat ederek O'na teslim olursun. Farzları yerine getirirsin. Açık ve gizli haramlardan kaçınırsın. Şirkten ve şirk ehlinden uzak durursun. Allah için onlardan nefret edersin. 

Çünkü onlar kendilerini yaratan ve rızıklandıran Allah'a boyun eğmediler. Kendilerini yaratan ve rızıklandıran Allah'tan başkasına ibadet ettiler. Arzularına uydular. Rablerinden gelen hidayetten uzaklaştılar.

Ey Müslümanlar. Allah cc bizi kendisine ibadet etmemiz için yarattı. Ve bize kendisine itaat etmemizi emretti. Ve kendisine isyan etmemizi yasakladı. Kim Allaha itaat ederse cennete girecek ve kim Allaha isyan ederse cehenneme girecektir.

       Allah Teala şöyle buyurdu:

وَمَنْ يُسْلِمْ وَجْهَهُ اِلَى اللّٰهِ وَهُوَ مُحْسِنٌ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقٰى وَاِلَى اللّٰهِ عَاقِبَةُ الْاُمُورِ

Lokman suresi 31.22 Kim iyilik yaparak kendini Allah'a teslim ederse, şüphesiz en sağlam kulpa tutunmuştur. İşlerin sonu ancak Allah'a varır.

وَمَنْ كَفَرَ فَلَا يَحْزُنْكَ كُفْرُهُ اِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ فَنُنَبِّئُهُمْ بِمَا عَمِلُوا اِنَّ اللّٰهَ عَلٖيمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ

Lokman suresi 31.23 Kim inkâr ederse, onun inkârı seni üzmesin. Onların dönüşleri ancak bizedir. Biz de onlara yaptıklarını haber veririz. Allah, göğüslerin içindekini (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir. 

نُمَتِّعُهُمْ قَلٖيلًا ثُمَّ نَضْطَرُّهُمْ اِلٰى عَذَابٍ غَلٖيظٍ

Lokman suresi 31.24 Biz, onları (dünyada) biraz yararlandırırız. Sonra da onları ağır bir azaba sürükleriz.

İslam, tüm peygamberlerin ve onların takipçilerinin ümmetlerinin dinidir. Yüce Allah, peygamberlerin ilki olan Nuh hakkında şöyle buyurmuştur: Nuh as kavmine şöyle buyurdu: 

 Allah Teala şöyle buyurdu:

فَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَمَا سَاَلْتُكُمْ مِنْ اَجْرٍ اِنْ اَجْرِىَ اِلَّا عَلَى اللّٰهِ وَاُمِرْتُ اَنْ اَكُونَ مِنَ الْمُسْلِمٖينَ

Yunus suresi 10.72 Eğer yüz çeviriyorsanız, sizden zaten hiçbir ücret istemedim. Benim ücretim, ancak Allah'a aittir. Bana müslümanlardan olmam emredildi."

       Allah Subhanehu şöyle buyurdu:

مَا كَانَ اِبْرٰهٖيمُ يَهُودِيًّا وَلَا نَصْرَانِيًّا وَلٰكِنْ كَانَ حَنٖيفًا مُسْلِمًا وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِكٖينَ

Al-i İmran suresi 3.67 İbrahim, ne Yahudi idi, ne de Hıristiyan. Fakat o, hanif (Allah'ı bir tanıyan, hakka yönelen) bir müslümandı. Allah'a ortak koşanlardan da değildi. 

Allah Teala şöyle buyurdu:

وَقَالَ مُوسٰى يَا قَوْمِ اِنْ كُنْتُمْ اٰمَنْتُمْ بِاللّٰهِ فَعَلَيْهِ تَوَكَّلُوا اِنْ كُنْتُمْ مُسْلِمٖينَ

Yunus suresi 10.84 Mûsâ, "Ey kavmim! Eğer siz gerçekten Allah'a iman etmişseniz, eğer O'na teslim olmuş kimseler iseniz, artık sadece O'na tevekkül edin" dedi. 

Allah Subhanehu Teala şöyle buyurdu:

فَلَمَّا اَحَسَّ عٖيسٰى مِنْهُمُ الْكُفْرَ قَالَ مَنْ اَنْصَارٖى اِلَى اللّٰهِ قَالَ الْحَوَارِيُّونَ نَحْنُ اَنْصَارُ اللّٰهِ اٰمَنَّا بِاللّٰهِ وَاشْهَدْ بِاَنَّا مُسْلِمُونَ

Al-i İmran suresi 3.52 İsa, onların inkârlarını sezince, "Allah yolunda yardımcılarım kim?" dedi. Havariler, "Biziz Allah yolunun yardımcıları. Allah'a iman ettik. Şahit ol, biz müslümanlarız" dediler.

Allah Subhanehu Teala şöyle buyurdu:

وَجَاهِدُوا فِى اللّٰهِ حَقَّ جِهَادِهٖ هُوَ اجْتَبٰیكُمْ وَمَا جَعَلَ عَلَيْكُمْ فِى الدّٖينِ مِنْ حَرَجٍ مِلَّةَ اَبٖيكُمْ اِبْرٰهٖيمَ هُوَ سَمّٰیكُمُ الْمُسْلِمٖينَ مِنْ قَبْلُ وَفٖى هٰذَا لِيَكُونَ الرَّسُولُ شَهٖيدًا عَلَيْكُمْ وَتَكُونُوا شُهَدَاءَ عَلَى النَّاسِ فَاَقٖيمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاعْتَصِمُوا بِاللّٰهِ هُوَ مَوْلٰیكُمْ فَنِعْمَ الْمَوْلٰى وَنِعْمَ النَّصٖيرُ

Hac suresi 22.78 Allah uğrunda hakkıyla cihad edin. O, sizi seçti ve dinde üzerinize hiçbir güçlük yüklemedi. Babanız İbrahim'in dinine uyun. Allah, sizi hem daha önce, hem de bu Kur'an'da müslüman diye isimlendirdi ki, Peygamber size şahit (ve örnek) olsun, siz de insanlara şahit (ve örnek) olasınız.  Artık namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve Allah'a sarılın. O, sizin sahibinizdir. O, ne güzel sahip, ne güzel yardımcıdır! 

Yani: Allah cc, Kur’an’dan önceki bütün kitaplarda sizi Müslüman olarak isimlendirdi. Ve bu Kur’an’da da sizi Müslüman olarak isimlendirdi.

       Allah Subhanehu Teala şöyle buyurdu:

اِنَّ الدّٖينَ عِنْدَ اللّٰهِ الْاِسْلَامُ وَمَا اخْتَلَفَ الَّذٖينَ اُوتُوا الْكِتَابَ اِلَّا مِنْ بَعْدِ مَا جَاءَهُمُ الْعِلْمُ بَغْيًا بَيْنَهُمْ وَمَنْ يَكْفُرْ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ فَاِنَّ اللّٰهَ سَرٖيعُ الْحِسَابِ

Al-i İmran suresi 3.19 Şüphesiz Allah katında din İslâm'dır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra sırf, aralarındaki ihtiras ve aşırılık yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah'ın âyetlerini inkâr ederse, bilsin ki Allah hesabı çok çabuk görendir.

       Ey Müslümanlar! Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

أيها المسلمون، قال النبي صلى الله عليه وسلم: ((بُنِيَ الإِسْلامُ عَلَى خَمْسٍ: شَهَادَةِ أَنْ لا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ، وَأَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللَّهِ، وَإِقَامِ الصَّلاةِ، وَإِيتَاءِ الزَّكَاةِ، وَصَوْمِ رَمَضَانَ، وَالحَجِّ))،

 “İslam beş temel üzerine kurulmuştur: Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in O’nun Resulü olduğuna şehadet etmek, namazı dosdoğru kılmak, zekâtı vermek, Ramazan orucunu tutmak ve haccetmektir.” 

Bunlar, Allah'ın bize ve önceki milletlere farz kıldığı İslam'ın beş şartıdır. Her peygamber, kavmini Allah'tan başka ilah olmadığına şahitlik etmeye çağırdı. Ve kavminin ona ve tüm peygamberlere inanması farzdı.

       Allah Teala şöyle buyurdu:

وَمَا اَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا نُوحٖى اِلَيْهِ اَنَّهُ لَا اِلٰهَ اِلَّا اَنَا فَاعْبُدُونِ

Enbiya suresi 21.25 Senden önce gönderdiğimiz bütün peygamberlere, "Şüphesiz, benden başka hiçbir ilâh yoktur. Öyleyse bana ibadet edin" diye vahyetmişizdir. 

Allah cc, geçmiş bütün ümmetlere tevhide (Tek Allah cc inancına.) inanmayı, namazı kılmayı, zekâtı vermeyi ve orucu tutmayı emretmiştir. 

       Allah Teala şöyle buyurdu:

وَمَا اُمِرُوا اِلَّا لِيَعْبُدُوا اللّٰهَ مُخْلِصٖينَ لَهُ الدّٖينَ حُنَفَاءَ وَيُقٖيمُوا الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُوا الزَّكٰوةَ وَذٰلِكَ دٖينُ الْقَيِّمَةِ

Beyyine suresi 98.5 Hâlbuki onlara, ancak dini Allah'a has kılarak, hakka yönelen kimseler olarak O'na kulluk etmeleri, namazı kılmaları ve zekâtı vermeleri emredilmişti. İşte bu dosdoğru dindir. 

Allah Subhanehu şöyle buyurdu:

يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذٖينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ

Bakara suresi 2.183 Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.

Allah bu ibadetleri, her ne kadar dinden diğer dine farklı usul ve hükümler bulunsa da, önemi ve faydaları sebebiyle bütün milletlere farz kılmıştır. 

       Allah Teala şöyle buyurdu:

وَاَنْزَلْنَا اِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ الْكِتَابِ وَمُهَيْمِنًا عَلَيْهِ فَاحْكُمْ بَيْنَهُمْ بِمَا اَنْزَلَ اللّٰهُ وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَاءَهُمْ عَمَّا جَاءَكَ مِنَ الْحَقِّ لِكُلٍّ جَعَلْنَا مِنْكُمْ شِرْعَةً وَمِنْهَاجًا وَلَوْ شَاءَ اللّٰهُ لَجَعَلَكُمْ اُمَّةً وَاحِدَةً وَلٰكِنْ لِيَبْلُوَكُمْ فٖى مَا اٰتٰیكُمْ فَاسْتَبِقُوا الْخَيْرَاتِ اِلَى اللّٰهِ مَرْجِعُكُمْ جَمٖيعًا فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ فٖيهِ تَخْتَلِفُونَ

Maide suresi 5.48 (Ey Muhammed!) Sana da o Kitab'ı (Kur'an'ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah'ın indirdiği ile aralarında hükmet ve sana gelen haktan ayrılıp da onların arzularına uyma. Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol koyduk. Eğer Allah dileseydi, elbette sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat verdiği şeylerde sizi imtihan etmek için ümmetlere ayırdı. Öyle ise iyiliklerde yarışın. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O zaman anlaşmazlığa düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir.

Allah cc, Hz. İbrahim'e, insanların ibadet etmeleri için kurulan ilk ev olan Kâbe’yi inşa etmesini emretti. Ve tüm insanları oraya haccetmeye çağırmasını emretti. Önceki milletlerin salihleri, oraya giden bir yol bulabildikleri takdirde Kutsal Kâbe’ye hacca gittiler.

       Allah Teala Hz. İbrahim Peygambere (Ona salat ve selam olsun.) şöyle buyurdu:

وَاَذِّنْ فِى النَّاسِ بِالْحَجِّ يَاْتُوكَ رِجَالًا وَعَلٰى كُلِّ ضَامِرٍ يَاْتٖينَ مِنْ كُلِّ فَجٍّ عَمٖيقٍ

Hac suresi 22.27 İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya olarak, gerek uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler. 

Yani: Haccın üzerlerine farz olduğunu insanlara haber ver. Böylece insanlar İbrahim'in çağrısına icabet ettiler. Her derin vadiden, yürüyerek ve uzun yolculuktan dolayı zayıflamış her devenin üzerinde Kâbe’ye hac yapmak için geldiler. Yahudilerin ve Hıristiyanların Hz. İbrahim'i tanımalarına ve ona saygı göstermelerine rağmen hac yapmamaları onların sapkınlıklarındandır. Peygamberimiz Hz. Muhammed, Allah cc ona salat ve selam etsin, bize Musa'nın, a.s. Kabe'ye hac yaptığını ve Hz. İsa'nın, ahir zamanda orada hac yapacağını bildirdi.

Ey Müslümanlar, İslam'ın ilk temel direkleri iki şahitliktir: Allah'tan başka ilah olmadığına şahitlik ve Muhammed'in Allah'ın elçisi olduğuna şahitliktir. Müslüman, Allah'tan başka gerçek ilah olmadığına şahitlik eder. Böylece tek olan Allah'a ibadet eder. O'nun için hiçbir ortağı yoktur. Bir mezara, bir puta, bir peygambere, bir meleğe veya bir evliyaya ibadet etmez.

       Allah Teala şöyle buyurdu:

وَاعْبُدُوا اللّٰهَ وَلَا تُشْرِكُوا بِهٖ شَيْپًا وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًا وَبِذِى الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاكٖينِ وَالْجَارِ ذِى الْقُرْبٰى وَالْجَارِ الْجُنُبِ وَالصَّاحِبِ بِالْجَنْبِ وَابْنِ السَّبٖيلِ وَمَا مَلَكَتْ اَيْمَانُكُمْ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ مَنْ كَانَ مُخْتَالًا فَخُورًا

Nisa suresi 4.36 Allah'a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez. 

       Allah Teala şöyle buyurdu:

وَاَنَّ الْمَسَاجِدَ لِلّٰهِ فَلَا تَدْعُوا مَعَ اللّٰهِ اَحَدًا

Cin suresi 72.18 "Şüphesiz mescitler, Allah'ındır. O hâlde, Allah ile birlikte hiç kimseye kulluk etmeyin." 

Allah Subhanehu şöyle buyurdu:

يُولِجُ الَّيْلَ فِى النَّهَارِ وَيُولِجُ النَّهَارَ فِى الَّيْلِ وَسَخَّرَ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ كُلٌّ يَجْرٖى لِاَجَلٍ مُسَمًّى ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبُّكُمْ لَهُ الْمُلْكُ وَالَّذٖينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِهٖ مَا يَمْلِكُونَ مِنْ قِطْمٖيرٍ

Fatır suresi 35.13 Allah, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar. Güneşi ve Ay'ı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Her biri belirli bir vakte kadar akıp gitmektedir. İşte bu, Allah'tır, Rabbinizdir. Mülk yalnızca O'nundur. Allah'ı bırakıp da ibadet ettikleriniz, bir çekirdek zarına bile hükmedemezler.

اِنْ تَدْعُوهُمْ لَا يَسْمَعُوا دُعَاءَكُمْ وَلَوْ سَمِعُوا مَا اسْتَجَابُوا لَكُمْ وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِ يَكْفُرُونَ بِشِرْكِكُمْ وَلَا يُنَبِّئُكَ مِثْلُ خَبٖيرٍ

Fatır suresi 35.14 Eğer onları çağırsanız, çağrınızı duymazlar. Duysalar bile çağrınıza karşılık veremezler. Kıyamet günü de sizin ortak koştuğunuzu inkâr ederler. Bunları sana hiç kimse, hakkıyla haberdar olan (Allah) gibi haber veremez. 

       Aziz ve Celil olan Allah şöyle buyurdu:

وَمَنْ اَضَلُّ مِمَّنْ يَدْعُوا مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَنْ لَا يَسْتَجٖيبُ لَهُ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِ وَهُمْ عَنْ دُعَائِهِمْ غَافِلُونَ

Ahkaf suresi 46.5 Kim, Allah'ı bırakıp da, kıyamet gününe kadar kendisine cevap veremeyecek şeylere tapandan daha sapıktır? Oysa onlar, bunların tapınmalarından habersizdirler.

وَاِذَا حُشِرَ النَّاسُ كَانُوا لَهُمْ اَعْدَاءً وَكَانُوا بِعِبَادَتِهِمْ كَافِرٖينَ

Ahkaf suresi 46.6 İnsanlar (kıyamet günü) toplandığında, o taptıkları kendilerine düşman oluverir, onların ibâdetlerini de inkâr ederler.

       Müslüman, Hz. Muhammed'in Allah'ın elçisi olduğuna şahitlik eder. Böylece Hz. Muhammed’in bize söylediğine inanır. Emrettiğine itaat eder. Yasakladığı ve sakındırdığı şeylerden kaçınır. İnanç, ibadet ve ahlakta elçiye peygambere uyar. Heva ve bid'atlere uymaz. En güzel hidayet, kendi heva ve hevesine göre konuşmayan Hz. Muhammed'in (s.a.v.) hidayetidir.

       Allah Teala şöyle buyurdu:

لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فٖى رَسُولِ اللّٰهِ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِمَنْ كَانَ يَرْجُوا اللّٰهَ وَالْيَوْمَ الْاٰخِرَ وَذَكَرَ اللّٰهَ كَثٖيرًا

Ahzap suresi 33.21 Andolsun, Allah'ın Resûlünde sizin için; Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah'ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır.

       Allah Teala şöyle buyurdu:

قُلْ اَطٖيعُوا اللّٰهَ وَاَطٖيعُوا الرَّسُولَ فَاِنْ تَوَلَّوْا فَاِنَّمَا عَلَيْهِ مَا حُمِّلَ وَعَلَيْكُمْ مَا حُمِّلْتُمْ وَاِنْ تُطٖيعُوهُ تَهْتَدُوا وَمَا عَلَى الرَّسُولِ اِلَّا الْبَلَاغُ الْمُبٖينُ

Nur suresi 24.54 "Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin" de. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki ona yüklenen sorumluluğu ancak ona ait; size yüklenen görevin sorumluluğu da yalnızca size aittir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yola erersiniz. Peygambere düşen ancak apaçık bir tebliğdir.

Ey Müslümanlar! İki kelime-i şehadetten sonra İslam'ın en büyük direği, İslam'ın direği olan namazdır. Allah bize namazları vakitlerinde kılmamızı emretmiştir. (Şart koymuştur.)

       Allah Teala şöyle buyurdu:

قُلْ لِعِبَادِىَ الَّذٖينَ اٰمَنُوا يُقٖيمُوا الصَّلٰوةَ وَيُنْفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً مِنْ قَبْلِ اَنْ يَاْتِىَ يَوْمٌ لَا بَيْعٌ فٖيهِ وَلَا خِلَالٌ

İbrahim suresi 14.31 İnanan kullarıma söyle, namazı dosdoğru kılsınlar, hiçbir alışveriş ve dostluğun bulunmadığı bir gün gelmeden önce kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yolunda gizlice ve açıktan harcasınlar.

       Allah Teala şöyle buyurdu:

فَاِذَا قَضَيْتُمُ الصَّلٰوةَ فَاذْكُرُوا اللّٰهَ قِيَامًا وَقُعُودًا وَعَلٰى جُنُوبِكُمْ فَاِذَا اطْمَاْنَنْتُمْ فَاَقٖيمُوا الصَّلٰوةَ اِنَّ الصَّلٰوةَ كَانَتْ عَلَى الْمُؤْمِنٖينَ كِتَابًا مَوْقُوتًا

Nisa suresi 4.103 Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah'ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkü namaz, mü'minlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır.

       Müminler namazlarını kılarlar. 

       Bu hususta Allah Teala şöyle buyurdu:

وَهٰذَا كِتَابٌ اَنْزَلْنَاهُ مُبَارَكٌ مُصَدِّقُ الَّذٖى بَيْنَ يَدَيْهِ وَلِتُنْذِرَ اُمَّ الْقُرٰى وَمَنْ حَوْلَهَا وَالَّذٖينَ يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ يُؤْمِنُونَ بِهٖ وَهُمْ عَلٰى صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ

Enam suresi 6.92 İşte bu (Kur'an) da, bereket kaynağı, kendinden öncekileri (ilâhî kitapları) tasdik eden ve şehirler anasını (Mekke'yi) ve bütün çevresini (tüm insanlığı) uyarasın diye indirdiğimiz bir kitaptır. Ahirete iman edenler, ona da inanırlar. Onlar namazlarını vaktinde kılarlar. 

Münafıklar namazı ihmal ederler.

       Bu hususta Allah Teala şöyle buyurdu:

اِنَّ الْمُنَافِقٖينَ يُخَادِعُونَ اللّٰهَ وَهُوَ خَادِعُهُمْ وَاِذَا قَامُوا اِلَى الصَّلٰوةِ قَامُوا كُسَالٰى يُرَاؤُنَ النَّاسَ وَلَا يَذْكُرُونَ اللّٰهَ اِلَّا قَلٖيلًا

Nisa suresi 4.142 Münafıklar, Allah'ı aldatmaya çalışırlar. Allah da onların bu çabalarını başlarına geçirir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar ve Allah'ı pek az anarlar. 

Allah Teala, evde mukim iken, yolculukta, boş zamanımızda veya meşguliyetimizde olsun, namazı her zaman kılmamızı emretmiş ve namaz kılanları pek çok ayette övmüştür.

       Allah Teala şöyle buyurdu:

اَلَّذٖينَ هُمْ عَلٰى صَلَاتِهِمْ دَائِمُونَ

Mearic suresi 70.23 onlar, namazlarına devam eden kimselerdir.

Allah Teala şöyle buyurdu:

وَالَّذٖينَ هُمْ عَلٰى صَلَوَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ

Muminun suresi 23.9 Onlar ki, namazlarını kılmağa devam ederler.

Allah cc, namaza gaflet edenleri elem dolu bir azapla tehdit etmiştir. Peki, ya namazı terk edenlerin hali ne olacak?!

       Allah Subhanehu şöyle buyurdu:

فَوَيْلٌ لِلْمُصَلّٖينَ

Maun suresi 107.4 Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, 

اَلَّذٖينَ هُمْ عَنْ صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ

Maun suresi 107.5 Onlar namazlarını ciddiye almazlar.

Müfessirler şöyle dediler: “Yani, namaz ehli olup da kendilerini ona namaza adayan, sonra da ya onu tam kılmayarak ve bazen terk ederek, ya da şeriatın belirlediği zamanda kılmayarak, ya da rükünleri ve şartlarıyla emredildiği şekilde kılarak veya onda tevazu gösterip manalarını düşünmeyerek ondan gafil olanlar için elem verici bir azap vardır. Ayetin lafzı bu manaların hepsini kapsamaktadır.”

       Ey Müslüman, namaz hayatında yapabileceğin yerine getirebileceğin en büyük projedir.

       Allah Teala şöyle buyurdu:

رَبِّ اجْعَلْنٖى مُقٖيمَ الصَّلٰوةِ وَمِنْ ذُرِّيَّتٖى رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَاءِ

İbrahim suresi 14.40 "Rabbim! Beni namaza devam eden bir kimse eyle. Soyumdan da böyle kimseler yarat. Rabbimiz! Duamı kabul eyle." 

Hayatınızın en büyük zamanları namaz kıldığınız zamandır. Bu yüzden namazınızı belirlenmiş vakitlerinde kılın. Namazda güven içinde olun. Ve farz namazlardan sonra nafile namazlarınızı artırın. 

Secde edin ve Rabbinize yaklaşın. Çünkü mümin namazının değerini hem zahiren hem de batınen yüceltir. Ona ve onu kalbiyle ve uzuvlarıyla yerine getirmeye özen gösterir. Namazın hükümlerini ve sünnetlerini öğrenir. Çünkü bu, kulun Kıyamet Günü'nde hesaba çekileceği ilk şeydir.

Ey Müslümanlar! Hidayete erenlerin en büyük vasıflarından birisi de namazı ikame etmektir. Namazı kılmaktır. 

Allah Subhanehu şöyle buyurdu:

الم

Bakara suresi 2.1 Elif Lâm Mîm. 

ذٰلِكَ الْكِتَابُ لَا رَيْبَ فٖيهِ هُدًى لِلْمُتَّقٖينَ

Bakara suresi 2.2 Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir.

اَلَّذٖينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُقٖيمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ

Bakara suresi 2.3 Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.

وَالَّذٖينَ يُؤْمِنُونَ بِمَا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَ وَبِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ

Bakara suresi 2.4 Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Ahirete de kesin olarak inanırlar. 

اُولٰئِكَ عَلٰى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَاُولٰئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

Bakara suresi 2.5 İşte onlar Rab'lerinden (gelen) bir doğru yol üzeredirler ve kurtuluşa erenler de işte onlardır.

Ey kul! Sen zahiren ve batınen namazı dosdoğru kıldığın ölçüde, bu dünyada hidayetin ve ahirette başarın olur. Ve kim namazını dosdoğru kılmazsa, o bir kaybedendir. Kıyamet günü acı bir azap ile karşılaşacaktır.

       Allah Teala şöyle buyurdu:

فَخَلَفَ مِنْ بَعْدِهِمْ خَلْفٌ اَضَاعُوا الصَّلٰوةَ وَاتَّبَعُوا الشَّهَوَاتِ فَسَوْفَ يَلْقَوْنَ غَيًّا

Meryem suresi 19.59 Onlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevî tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır. 

اِلَّا مَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا فَاُولٰئِكَ يَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ وَلَا يُظْلَمُونَ شَيْپًا

جَنَّاتِ عَدْنٍ الَّتٖى وَعَدَ الرَّحْمٰنُ عِبَادَهُ بِالْغَيْبِ اِنَّهُ كَانَ وَعْدُهُ مَاْتِيًّا 

Meryem suresi 19.60-61 Ancak tövbe edip inanan ve salih amel işleyenler başka. Onlar cennete, Rahmân'ın, kullarına gıyaben vaad ettiği "Adn" cennetlerine girecekler ve hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır. Şüphesiz O'nun va'di kesinlikle gerçekleşir. 

       İmam Kurtubi bu ayetin tefsirinde şöyle demiştir: “Namazı ihmal etmek, onu yapanın helak edileceği büyük günahlardandır. Bu konuda âlimler arasında hiçbir ihtilaf yoktur. 

Kim abdestini, rükûunu ve secdesini mükemmel bir şekilde muhafaza etmezse, onu namazı muhafaza etmemiş olur. Kim namazı muhafaza etmezse onu namazı ihmal etmiştir. Kim namazı ​​ihmal ederse, diğer her şeyden daha da fazla ihmal etmiş olur. Tıpkı kim namazı ​​muhafaza ederse, Allah onun dinini onun için muhafaza eder. Namaz kılmayanın dini yoktur.”

       Namazı ihmal etmekten sakındıran pek çok deliller vardır.

Büreyde (r.a.)'den rivayet edilen sahih hadiste şöyle buyurmuştur: Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

 ففي الحديث الصحيح عن بُرَيدَة رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: ((العهد الذي بيننا وبينهم الصلاة، فمن تركها فقد كفر)).

"Bizimle onlar arasındaki ahit namazdır. Kim onu terk ederse kâfir olmuştur." 

İmam İbn Kayyım şöyle demiştir: Müslümanlar, farz namazını kasten terk etmenin en büyük günahlardan ve büyük günahların en büyüğü olduğu, bunun Allah katında günahının adam öldürme, mal gaspı, zina, hırsızlık ve içki içme günahlarından daha büyük olduğu, namazı terk edenin dünyada ve ahirette Allah'ın azabına, gazabına ve rezilliğine uğrayacağı konusunda ihtilaf etmezler. 

       Ey Allah’ın kulları! Kim namazı vaktinde ihlasla kılarsa, bu onu çirkin işlerden ve kötülüklerden korur.

       Allah Teala şöyle buyurdu:

اُتْلُ مَا اُوحِىَ اِلَيْكَ مِنَ الْكِتَابِ وَاَقِمِ الصَّلٰوةَ اِنَّ الصَّلٰوةَ تَنْهٰى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَلَذِكْرُ اللّٰهِ اَكْبَرُ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا تَصْنَعُونَ

Ankebut suresi 29.45 (Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah'ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah, yaptıklarınızı biliyor. 

       Hz. Ömer (Allah cc ondan razı olsun.) şöyle buyurmuştur: 

قال عمر رضي الله عنه: (لا إسلام لمن لم يصَلِّ)، وقال: (لا حَظَّ في الإسلام لمن ترك الصلاة)،

“Namaz kılmayanın İslam’dan nasibi yoktur.” Yine şöyle buyurmuştur: “Namazı terk edenin İslam’dan nasibi yoktur.” 

Ali bin Ebi Talib (r.a.) şöyle demiştir: 

 وقال علي بن أبي طالب رضي الله عنه: (من ترك صلاةً واحدةً مُتعمِّدًا فقد برئ من اللهِ وبرئ اللهُ منه)،

 “Kim bilerek bir namazı terk ederse Allahtan uzak olur, Allah cc da ondan uzak olur.” 

Hz. Ali de şöyle demiştir: 

 وقال عليٌّ أيضًا: (من لم يُصَلِّ فهو كافر)، 

 “Kim namaz kılmazsa o kâfirdir.” 

İbn Abbas (r.a.) şöyle demiştir: 

وقال ابن عباس رضي الله عنهما: (من ترك الصلاة فقد كفر)،

“Kim namazı terk ederse küfür işlemiş olur.” 

Ebû Derdâ (r.a.) şöyle demiştir:

 وقال أبو الدرداء رضي الله عنه: (لا إيمان لمن لا صلاة له)، 

“Namaz kılmayanın imanı yoktur.” 

Abdullah bin Mesud (r.a.) şöyle buyurmuştur: 

وقال عبدالله بن مسعود رضي الله عنه: (من ترك الصلاة فلا دين له)، روى جميع هذه الآثار محمد بن نصر المروزي في كتابه تعظيمِ قدر الصلاة.

 “Namazı terk edenin dini yoktur.” Bu hadislerin hepsi Muhammed bin Nasr el-Mervezi tarafından “Ta’zim Kadr El-Salat” adlı kitabında rivayet edilmiştir. 

Tirmizî, Abdullah bin Şakik el-Ukeyli'nin şöyle dediğini rivayet etmiştir:

وروى الترمذي عن عبدالله بن شقيقٍ العُقيلي قال: (كان أصحاب محمد صلى الله عليه وسلم لا يرون شيئًا من الأعمال تركُه كفرٌ غيرَ الصلاة).

"Muhammed'in (s.a.v.) ashabı, namaz dışında hiçbir amelin terk edilmesini küfür saymazlardı." 

 Ey Müslüman erkek veya kadın! Allah sizi kendisine ibadet etmeniz ve kendisine dua etmeniz için yarattı. İyi amel olmadan iman, imana hiçbir fayda sağlamaz. Şeytan, Allah'ın Adem'e secde etme emrine itaat etmeyi reddettiğinde, Allah ona lanet etti. Ve Allah'a, (öldükten sonra) Diriliş'e, Cennet ve Cehennem'e olan inancına rağmen Allaha olan itaatini terk ettiği için ona kızdı. Peki ya Allah'a secde etmeyi terk eden ve İslam'ın direği olan namazı kılmayı ihmal etmekte ısrar eden biri ne olacak?!

Ey Müslümanlar, Yahudiler namazdan saptılar. Ve artık sadece cumartesi günü namaz kılıyorlar. Hıristiyanlar namazdan saptılar. Ve artık sadece pazar günü namaz kılıyorlar. Kötü Müslümanlar namazdan saptılar. Ve artık sadece cuma günü namaz kılıyorlar! 

Ey Müslüman! Allah'ın sana emrettiği gibi namazda kararlı ol. Seni yaratan ve sana rızık veren Yüce Allah'ın önünde alçak gönüllü ol. Alnını secde ederek sana namazı emreden Allah için yere koy. O'na itaat etmekte gevşek davranma. Çünkü hayatımızdaki en büyük şey namazımızdır. Namazı kılmamız ve onu önemsememiz gereken en büyük şeydir. Birbirimize namazı kılmamızı tavsiye etmemiz gereken en önemli şeydir. 

       Allah Teala şöyle buyurdu:

فَاصْبِرْ عَلٰى مَا يَقُولُونَ وَسَبِّحْ بِحَمْدِ رَبِّكَ قَبْلَ طُلُوعِ الشَّمْسِ وَقَبْلَ غُرُوبِهَا وَمِنْ اٰنَاٸِ الَّيْلِ فَسَبِّحْ وَاَطْرَافَ النَّهَارِ لَعَلَّكَ تَرْضٰى

Taha suresi 20.130 O hâlde, onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tespih et. Gece vakitlerinde ve gündüzün uçlarında da tespih et ki hoşnut olasın.

وَلَا تَمُدَّنَّ عَيْنَيْكَ اِلٰى مَا مَتَّعْنَا بِهٖ اَزْوَاجًا مِنْهُمْ زَهْرَةَ الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا لِنَفْتِنَهُمْ فٖيهِ وَرِزْقُ رَبِّكَ خَيْرٌ وَاَبْقٰى

Taha suresi 20.131 Onlardan bazı kesimlere, kendilerini sınamak için dünya hayatının süsü olarak verdiğimiz şeylere gözünü dikme. Rabbinin rızkı daha hayırlı ve daha kalıcıdır. 

وَاْمُرْ اَهْلَكَ بِالصَّلٰوةِ وَاصْطَبِرْ عَلَيْهَا لَا نَسْپَلُكَ رِزْقًا نَحْنُ نَرْزُقُكَ وَالْعَاقِبَةُ لِلتَّقْوٰى

Taha suresi 20.132 Ailene namazı emret ve kendin de ona devam et. Senden rızık istemiyoruz. Sana da biz rızık veriyoruz. Güzel sonuç, Allah'a karşı gelmekten sakınmanındır. 

 Allah'ım! Bize emrettiğin gibi beş vakit namazı eda etmemizde bize yardım et. Namazları vakitlerinde kılmayı bize sevdir. Bizi nefislerimizin şerrinden koru. Nefislerimize takvalarını ver. Onları temizle. Çünkü sen onları temizleyenlerin en hayırlısısın. Seni zikretmemize, sana şükretmemize ve sana güzelce ibadet etmemize bize yardım et. Allah’ım.

İslam’ın Esasları

İkinci Hutbe

Hamt; salihlerin koruyucusu olan Allah'a aittir. Salat ve selam, âlemlere rahmet olarak gönderilen Allah'ın elçisi Muhammed'e aittir. Ve selam, bize ve Allah'ın salih kullarına aittir. 

İslam'ın şartlarından biri de zekât vermektir. Zekât, Allah'ın kitabında namaza yakın zikredilir.

ومن أركان الإسلام إيتاءُ الزكاة، وهي قرينة الزكاة في كتاب الله،

       Allah Teala şöyle buyurdu:

وَاَقٖيمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَارْكَعُوا مَعَ الرَّاكِعٖينَ

Bakara suresi 2.43 Namazı kılın, zekâtı verin. Rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin. 

Allah Subhanehu şöyle buyurdu:

وَاَقٖيمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاَطٖيعُوا الرَّسُولَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ

Nur suresi 24.56 Namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin, Resûle itaat edin ki size merhamet edilsin. 

Namaz, zekât ve Resulullah'a itaat, Allah'ın kuluna rahmetinin büyük bir sebebidir. Ve Allah müminleri övmüştür.

       Allah Teala şöyle buyurdu:

فٖى بُيُوتٍ اَذِنَ اللّٰهُ اَنْ تُرْفَعَ وَيُذْكَرَ فٖيهَا اسْمُهُ يُسَبِّحُ لَهُ فٖيهَا بِالْغُدُوِّ وَالْاٰصَالِ

رِجَالٌ لَا تُلْهٖيهِمْ تِجَارَةٌ وَلَا بَيْعٌ عَنْ ذِكْرِ اللّٰهِ وَاِقَامِ الصَّلٰوةِ وَاٖيتَاءِ الزَّكٰوةِ يَخَافُونَ يَوْمًا تَتَقَلَّبُ فٖيهِ الْقُلُوبُ وَالْاَبْصَارُ

Nur suresi 24.36-37 Allah'ın, yüceltilmesine ve içlerinde adının anılmasına izin verdiği evlerde hiçbir ticaretin ve hiçbir alışverişin kendilerini, Allah'ı anmaktan, namazı kılmaktan, zekâtı vermekten alıkoymadığı birtakım adamlar, buralarda sabah akşam O'nu tesbih ederler. Onlar, kalplerin ve gözlerin dikilip kalacağı bir günden korkarlar. 

لِيَجْزِيَهُمُ اللّٰهُ اَحْسَنَ مَا عَمِلُوا وَيَزٖيدَهُمْ مِنْ فَضْلِهٖ وَاللّٰهُ يَرْزُقُ مَنْ يَشَاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ

Nur suresi 24.38 (Bütün bunları) Allah, kendilerini yaptıklarının en güzeli ile mükâfatlandırsın ve lütfundan onlara daha da fazlasını versin diye (yaparlar). Allah, dilediğini hesapsız olarak rızıklandırır. 

İslam'ın şartlarından biri de Ramazan ayında oruç tutmaktır.

       Allah Teala şöyle buyurdu:

يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذٖينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَ

Bakara suresi 2.183 Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı. 

       Allah Teala şöyle buyurdu:

شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذٖى اُنْزِلَ فٖيهِ الْقُرْاٰنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدٰى وَالْفُرْقَانِ فَمَنْ شَهِدَ مِنْكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُ وَمَنْ كَانَ مَرٖيضًا اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَ يُرٖيدُ اللّٰهُ بِكُمُ الْيُسْرَ وَلَا يُرٖيدُ بِكُمُ الْعُسْرَ وَلِتُكْمِلُوا الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُوا اللّٰهَ عَلٰى مَا هَدٰيكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

Bakara suresi 2.185 (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa, onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah'ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir.

       İslam’ın şartlarından biri de imkânı olanlar için hac ibadetini yerine getirmektir.

       Allah Teala şöyle buyurdu:

فٖيهِ اٰيَاتٌ بَيِّنَاتٌ مَقَامُ اِبْرٰهٖيمَ وَمَنْ دَخَلَهُ كَانَ اٰمِنًا وَلِلّٰهِ عَلَى النَّاسِ حِجُّ الْبَيْتِ مَنِ اسْتَطَاعَ اِلَيْهِ سَبٖيلًا وَمَنْ كَفَرَ فَاِنَّ اللّٰهَ غَنِىٌّ عَنِ الْعَالَمٖينَ

Al-i İmran suresi 3.97 Onda apaçık deliller, Makam-ı İbrahim  vardır. Oraya kim girerse, güven içinde olur. Yolculuğuna gücü yetenlerin haccetmesi, Allah'ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse (bu hakkı tanınmazsa), şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağnidir. (Kimseye muhtaç değildir, her şey O'na muhtaçtır.) 

Allah Teala şöyle buyurdu:

وَاَتِمُّوا الْحَجَّ وَالْعُمْرَةَ لِلّٰهِ فَاِنْ اُحْصِرْتُمْ فَمَا اسْتَيْسَرَ مِنَ الْهَدْىِ وَلَا تَحْلِقُوا رُؤُسَكُمْ حَتّٰى يَبْلُغَ الْهَدْىُ مَحِلَّهُ فَمَنْ كَانَ مِنْكُمْ مَرٖيضًا اَوْ بِهٖ اَذًى مِنْ رَاْسِهٖ فَفِدْيَةٌ مِنْ صِيَامٍ اَوْ صَدَقَةٍ اَوْ نُسُكٍ فَاِذَا اَمِنْتُمْ فَمَنْ تَمَتَّعَ بِالْعُمْرَةِ اِلَى الْحَجِّ فَمَا اسْتَيْسَرَ مِنَ الْهَدْیِ فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ ثَلٰثَةِ اَيَّامٍ فِى الْحَجِّ وَسَبْعَةٍ اِذَا رَجَعْتُمْ تِلْكَ عَشَرَةٌ كَامِلَةٌ ذٰلِكَ لِمَنْ لَمْ يَكُنْ اَهْلُهُ حَاضِرِى الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ وَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاعْلَمُوا اَنَّ اللّٰهَ شَدٖيدُ الْعِقَابِ

Bakara suresi 2.196 Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı gönderin. Bu kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden her kim hastalanır veya başından rahatsız olur (da tıraş olmak zorunda kalır)sa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi, ya da kurban kesmesi gerekir. Güvende olduğunuz zaman hacca kadar umreyle faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser. Kurban bulamayan kimse üçü hacda, yedisi de döndüğünüz zaman (olmak üzere) tam on gün oruç tutar. Bu (durum), ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar içindir. Allah'a karşı gelmekten sakının ve Allah'ın cezasının çetin olduğunu bilin.

       Allah cc, hac ve umreyi kullarına din ve dünya hayatında büyük faydalar sağlayacak şekilde kılmıştır. 

       Allah Subhanehu şöyle buyurdu:

جَعَلَ اللّٰهُ الْكَعْبَةَ الْبَيْتَ الْحَرَامَ قِيَامًا لِلنَّاسِ وَالشَّهْرَ الْحَرَامَ وَالْهَدْیَ وَالْقَلَائِدَ ذٰلِكَ لِتَعْلَمُوا اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا فِى السَّمٰوَاتِ وَمَا فِى الْاَرْضِ وَاَنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَیْءٍ عَلٖيمٌ

Maide suresi 5.97 Allah; Ka'be'yi, o saygıdeğer evi, haram ayı , hac kurbanını ve (bu kurbanlara takılı) gerdanlıkları insanlar(ın din ve dünyaları) için ayakta kalma (ve canlanma) sebebi kıldı. Bunlar, göklerde ve yerde ne varsa hepsini Allah'ın bildiğini ve Allah'ın (zaten) her şeyi hakkıyla bilmekte olduğunu bilmeniz içindir. 

Hac ve umre ömürde bir defa farzdır, bundan fazlası nafiledir. 

Ey Müslümanlar! İslam'ın beş şartı şunlardır ki, İslam bunlar üzerine kurulmuştur (İki şehadet: Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in Allah'ın Resulü olduğuna şehadet etmektir. 

Namazı kılmak, zekâtı vermek, Ramazan orucunu tutmak ve gücü yetenlerin Beytullah'ı haccetmesi)dir. Bunlardan birincisi: Allah için tevhîd ve Resulullah'a uymaktır. Samimiyet ihlas kurtuluş yoludur. Ve Allah cc bir ameli ancak iki şartla kabul eder: Allah cc için samimiyet iklas ve Resulullah'a uymaktır.

Samimiyet ihlas, Allah'tan başka ilah olmadığına şehadet etmenin anlamıdır. Ve onu takip etmek de Hz. Muhammed'in Allah'ın elçisi olduğuna şehadet etmenin anlamıdır. İki şehadetten sonra İslam'ın en büyük direği namazdır. Kul hayatta olduğu sürece namazdan muaf tutulmaz. Hasta olsa bile, oturarak veya yan yatarak bile olsa elinden gelenin en iyisini yaparak namazını kılmalıdır. 

Zekât, Ramazan ayında zenginler ve fakirler için farz olan Fitre zekâtı hariç, yalnızca asgari miktara sahip olan zenginler için farzdır. Oruç, hasta veya yolcu için orucunu bozup diğer günleri kaza etmek için caizdir. 

Namaza gelince, onu belirlenen vaktinden sonraya ertelemek asla caiz değildir. Hac, yalnızca gücü yeten kişi için farzdır. Ve kim haccı gücü yettiği halde geciktirirse günaha girmiş olur. Dolayısıyla gücü yeten kişi, başına ne geleceğini bilmediği için haccı acele etmelidir.

Ey Müslümanlar! Her Müslüman dinini öğrenmeli, ibadetlerinin hükümlerini öğrenmeli ve anlayamadığı şeyleri âlimlere sormalıdır.

Allah'ım. Bizleri dini anlayışlı olanlardan eyle. Kalplerimizde tevhid inancını yerleştir. Sana ve Resulüne itaatimizde samimiyeti ver. Bizi Peygamberinin sünnetine uyanlardan, namaz kılan, zekât veren, oruç tutan ve salihlerden eyle. Hac ve umreyi lütfunla bize kolaylaştır. Ey rızık verenlerin en hayırlısı olan Allah’ım.

       Allah'ın sana namaz kılmanı ve selam vermeni emrettiği kimseye (Hz. Muhammed’e) sen de salat ve selam eyle.

       Allah Subhanehu şöyle buyurdu:

اِنَّ اللّٰهَ وَمَلٰئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِىِّ يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلٖيمًا

Ahzap suresi 33.56 Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber'e salât ediyorlar.  Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selâm edin.

Allah'ım! Peygamberimiz Hz. Muhammed'e ve Hz. Muhammed ailesine, Hz. İbrahim'e ve Hz. İbrahim ailesine salat ve selam eylediğin gibi salat ve selam eyle. 

Muhammed'e ve Muhammed ailesine, İbrahim'e ve İbrahim ailesine bereket verdiğin gibi bereket ver. Sen gerçekten övülmeye layık ve yücesin.

Allah'ım, Peygamberimiz Muhammed'e, bizlere, geçmiş ve gelecek bütün salih kullarına salat ve selam eyle. 

       Allah Teala şöyle buyurdu:

وَالَّذٖينَ جَاؤُ مِنْ بَعْدِهِمْ يَقُولُونَ رَبَّنَا اغْفِرْ لَنَا وَلِاِخْوَانِنَا الَّذٖينَ سَبَقُونَا بِالْاٖيمَانِ وَلَا تَجْعَلْ فٖى قُلُوبِنَا غِلًّا لِلَّذٖينَ اٰمَنُوا رَبَّنَا اِنَّكَ رَؤُفٌ رَحٖيمٌ

Haşr suresi 59.10 Onlardan sonra gelenler ise şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin tutturma! Ey Rabbimiz! Şüphesiz sen çok esirgeyicisin, çok merhametlisin.” 

       Allah Teala şöyle buyurdu:

اِنَّ اللّٰهَ يَاْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالْاِحْسَانِ وَاٖيتَاٸِ ذِى الْقُرْبٰى وَيَنْهٰى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَالْبَغْیِ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

Nahl suresi 16.90 Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.

Allah'ı anın ki O da sizi ansın. Nimetleri için O'na şükredin ki O da onları nimetlerini sizin için artırsın.

       Allah Teala şöyle buyurdu:

اُتْلُ مَا اُوحِىَ اِلَيْكَ مِنَ الْكِتَابِ وَاَقِمِ الصَّلٰوةَ اِنَّ الصَّلٰوةَ تَنْهٰى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَلَذِكْرُ اللّٰهِ اَكْبَرُ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا تَصْنَعُونَ

Ankebut suresi 29.45 (Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanı oku, namazı da dosdoğru kıl. Çünkü namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkor. Allah'ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah, yaptıklarınızı biliyor. 

 

Dr. Muhammet b. Ali b. Cemil El-Matarı 

       Tercüme Tarih: 18.Mart.2025

        Tercüme Eden: İbrahim SIRMALI 

       (Emekli Müftü, İcazetli) 

Eklenme tarihi: 31/08/2024

https://www.alukah.net/sharia

dan alıntıdır.