İstanbul Boğazı’nın dört manevi koruyucusu bulunduğuna inanılmaktadır. Bu koruyucuların Boğaz’ın iki yakasında karşılıklı olarak konumlandığı düşünülür. Boğaz’ın dört manevi bekçi tarafından korunduğu yönündeki inanış, insan ile mekân arasındaki ilişkinin kutsallık atfedilerek nasıl anlamlandırıldığını gösteren dikkat çekici örneklerden biri olarak değerlendirilmektedir.
Hz. Yûşa’nın, Hazreti Mûsâ’nın kız kardeşinin oğlu olduğu kabul edilmektedir. Asıl adı Yeşu’dur. İbranice kökenli bu isimde “Ye” Allah’ı, “Şua” ise kurtarmayı ifade eder. Dolayısıyla Yeşua ismi “Allah kurtarsın” anlamına gelmektedir. Hazreti Yûşa, soy itibarıyla Hazreti Yakup’un neslindendir ve soyu Yûşa bin Nûn bin Efraim bin Yusuf bin Yakup şeklinde aktarılmaktadır. Annesi Meryem’in ise Hazreti Mûsâ’nın annesi tarafından Nil Nehri’ne bırakılan sandığı takip eden kişi olduğu rivayet edilmektedir. Hazreti Yûşa, genç yaşlarından itibaren Hazreti Mûsâ’nın yanında yetişmiş ve ona hizmet eden sadık bir talebe olarak tanınmıştır. Kur’ân’da doğrudan adı geçmemekle birlikte, bazı İslam âlimleri Quran’ın Surah Al-Kahf bölümünde anlatılan “Mûsâ’nın genç yardımcısı”nın Hazreti Yûşa olduğunu ifade ederler. Halk arasında anlatılan rivayetlere göre Hazreti Yûşa, Hz. Mûsâ ile birlikte katıldığı bir sefer sırasında İstanbul’a kadar ulaşmıştır. Başlangıçta Hazreti Mûsâ’nın ordusu savaşta üstünlük sağlasa da, Hazreti Yûşa’nın yaralanmasıyla birlikte savaşın seyri değişmiştir.
Kaynaklarda Hazreti Yûşa adına atfedilen farklı makam ve türbenin bulunduğu belirtilmektedir. Hazreti Yûşa’ya nispet edilen bu mekânlardan biri Kudüs’e yakın Nablus şehrinin bir köyünde, bir diğeri Halep civarındaki Ma’leb bölgesinde, bir başkası ise Gaziantep’te yer almaktadır. Bir diğer önemli makam ise İstanbul Boğazı’nda, onun adıyla anılan tepede bulunmaktadır. Rivayetlere göre Osmanlı döneminin önemli âlim ve mutasavvıflarından olan ve aynı zamanda Kanuni Sultan Süleyman’ın sütkardeşi olarak bilinen Beşiktaşlı Şeyh Yahya Efendi, Hazreti Yûşa’nın kabrinin yerini manevi bir keşif yoluyla belirlemiştir. Anlatılara göre Yahya Efendi, bir gece rüyasında Hazreti Yûşa’yı görür ve rüyasında Hazreti Yûşa kendisine “Kardeşim Yahya, ben Yûşa bin Nûn’um. Karşıdaki tepede bulunuyorum; gel ve yerimi ortaya çıkar” şeklinde seslenir. İlk başta bu rüyanın güvenilir olup olmadığı konusunda tereddüt eden Yahya Efendi, aynı rüyayı üç gece üst üste görmesi üzerine talebeleriyle birlikte Yûşa Tepesi’ne gider ve bölgede araştırma yapmaya başlar. Bu sırada karşılaştıkları bir genç, o çevrede bilinen bir mezar olmadığını, ancak yaklaşık on yıldır koyunlarını otlattığı bu alanda hayvanların belirli bir noktada hiç otlamadığını ifade eder. Bunun üzerine Yahya Efendi söz konusu alanın çevrilmesini ve korunmasını ister. Kurtuluş savaşı dönemine atfedilen bir rivayete göre Hazreti Yuşa’nın, düşman kuvvetleri İstanbul Boğazı’nı geçmeye çalıştıkları sırada manevi bir engel oluşturduğu ve böylece İstanbul’un korunmasına katkı sağladığına inanılmaktadır. Bu anlatılar, halk kültüründe kutsal şahsiyetlere atfedilen koruyucu rolün bir yansıması olarak değerlendirilmektedir.
Hazreti Yûşa Türbesi, İstanbul’daki önemli ziyaret ve inanç merkezlerinden biridir. Türbe, deniz seviyesinden yaklaşık 200 metre yükseklikte yer alan bir tepe üzerinde bulunmaktadır. Bu tepe antik çağlarda ve Bizans döneminde de kutsal bir alan olarak kabul edilmiştir. Buraya Osmanlı Devleti’nin sadrazamlarından Çelebizade Mehmet Paşa tarafından bir tekke ve mescit yaptırılmıştır. Söz konusu yapı, Sultan Abdülaziz devrinde onarımdan geçirilmiştir. Günümüzde ise bu mekân, Beykoz Müftülüğü’nün sorumluluğunda ziyaret edilen yerler arasında yer almaktadır. Evliya Çelebi, Seyahatnâme adlı eserinde Yuşa Tepesi’ni ziyaret ettiğini ve burada Hazreti Yuşa’ya atfedilen kabrin bulunduğunu belirtmektedir. Ayrıca söz konusu tepede bir tekkenin yer aldığını ve burada yaşayan dervişlerin bulunduğunu da eserinde belirtmektedir.
Kaynakça
İbn Kesîr. (2000). Kısasü’l-Enbiyâ (Peygamberler tarihi). İstanbul: Çağrı Yayınları.
Taberî. (2001). Tarihü’r-rusul ve’l-mülûk. Beyrut: Dârü’l-Kütübi’l-İlmiyye.
Tuzcu, F. (2019). İstanbul’un Dört Türbesinin (Aziz Mahmut HÜDAYİ, HZ. Yūşa, Telli Baba, Yahya Efendi) İnanç Turizmi Açısından Değerlendirilmesi. T.C. Marmara Üniversitesi Sbe Coğrafya Abd. YL Tezi.
