Kur'an-ı Kerim içerisinde birçok mucize barındırmaktadır. Hatta öyle ki 1400 yıl geçmesine rağmen bilimin gelişmesine paralel olarak hâlâ yeni mucizeler ortaya çıkıyor. Örneğin son zamanlarda ışınlama ile ilgili bilimsel gelişmeler oluyor. Bu bilgiler ışığında Kur'an-ı Kerim'e baktığımız da ışınlanmaya işaret eden ayetler olduğunu görüyoruz. Neml Suresi 38 ve 40. Ayetlerde ışınlanmaya işaret edilmiş olabilir mi? Neden olmasın? Bu ayetlere göre Süleyman aleyhisselam Yemen’de bulunan Kraliçe Belkıs'ın tahtının huzuruna getirilmesini istiyor ve ilim sahibi olan birisi onu göz açıp kapayıncaya kadar getirebileceğini belirterek bir anda tahtı huzuruna getiriyor. Dikkatinizi şu hususa çekmek istiyorum. Kur'an-ı Kerim'de ileride maddelerin uzak mesafelerden ışınlanabileceği anlatılmış. Benim bu çabam, Kuran-ı Kerim’in Hak kitap olduğunu ilmi buluşlar yoluyla ispat etmek çabası değildir. Kuran zaten her şeyi ile Allahu Teâla’dan gelmiş olduğunu bizlere kendisi ispatlamaktadır. Benim bahsetmek istediğim ise önemli bir detaydır. Kuran’da geçen peygamber kıssaları, peygamberlere verilen mucizeler ve anlatılan ibretlik kıssalar acaba bizlere bilimsel bir işaret olabilir mi? Kanaatimce elbette durum böyledir. Allahu Teâla bizleri bilimsel yolda yürümeye davet etmektedir. İlk gelen “OKU!...” emri ile başlayan bu bilimsel yolculukta bizlere araştırıp bulmamız ve hayırlı yollarda kullanmamız maksadıyla pek çok ileri seviyede bilginin yolunu göstermekte ve bizlere araştırma projeleri sunmaktadır.
KURAN-I KERİM’DEN BİR KAÇ İLMİ MUCİZE
Aslında mucize dediğimiz hususlar bizim düşündüğümüz manada birer mucize değillerdir. Mucize demek içinde bulunduğumuz zamanın ilmi bilgileri ile açıklayamadığımız olaylardır.
Oysaki zaman ilerledikçe gelişen ilmi bilgilerimiz ile geçmişte mucize olan olaylar artık birer mucize olmaktan çıkmış birer olgu haline gelmiştir. Kanaatimce günümüzden yüzlerce sene sonra da bugün bize mucize olarak görünen pek çok şey geleceğin insanları için sıradan olaylar haline gelecektir. Öyleyse Kuran-ı Kerim’i okurken onun bu sırrına hâkim olmalı ve bir bilim insanı gözüyle Allahu Teâla’nın mesajına bakmalıyız.
Kur'an-ı Kerim'deki mesajlar, tahminimizden de çok ileri düzeyde bir ilmi gerçekliği barındırmaktadır. Yüce Allah, pek çok ayette de “Düşünmez misiniz?”, “Akıl sahipleri için ibretler vardır…” şeklinde sözleri ile bizi düşünmeye ve araştırma yapmaya teşvik etmektedir. Yazımıza renk katması için mucize dediğimiz anlatımlardan birkaç örnek verelim:
Zariyat Suresi 47. ayette evrenin genişlemesi, Hadîd Sûresi 25. âyette demirin gökten inmiş olması, Zümer Sûresi 6. Ayette anne karnındaki bebeğin üç karanlık evredeki gelişimi, Nur Sûresi 40. Ayette denizin derinliklerindeki karanlıkların vardığı, Enbiya Sûresi 30. Ayette Big Bang patlamasıyla evrenin bir başlangıcının olması, Nebe Sûresi 12. Ayette atmosfer tabakaları, Enam Sûresi 125. Ayette yükseklikle beraber basınç değişiminin varlığı, Mü'minun Sûresi 14. Ayette bebeğin embriyolojik aşamaları, Nahl suresi 68. Ayette bal yapan arının cinsiyeti, Rad suresi 3. Ayette bitkilerde cinsiyetin var olduğunun belirtilmesi, Araf suresi 57. Ayette bulutların ağırlığı, Kıyamet suresi 4. Ayette insanın parmak izinin farklı olması, Tarık suresi 11. Ayette göğün yansıtıcı özelliğinin olması, Hicr suresi 22. Ayette aşılayıcı rüzgârların varlığı gibi pek çok bilimsel mesajlar örnek olarak verilebilir.
GÜNEŞ VE AYIN HAREKETLERİ
Hatta bunlardan bir tanesi var ki akla durgunluk veriyor. Güneş ve Ay’ın hareketlerinden bahsedilen ayetler. Kuran-ı Kerim’de güneş ve ayın hareketi anlatılırken çok özel bir yüklem kullanılıyor. “Yesbehune” Arapça’da bu yüklem bir sıvının içinde yüzmek demektir. Yasin 40 ve Enbiya 33 ayetlerde “Her biri bir yörüngede yüzer.” diyor. Hiç düşündünüz mü, Peki, neden yüzmek?
2014 yılında fizikçi Stefano Liberati evreni araştırırken ilginç bir sonuca ulaştı. Uzay bir boşluk değildi. Akıllara durgunluk veren akışkan bir sıvıyla kaplıydı. Bu şu anlama geliyordu. Gezegenler ve yıldızlar görünmez bir denizde yüzüyor.
Aynı ayetlerin birinci kısmında da güneşin hareket halinde olduğu açıkça belirtilmektedir. Güneş, Dünya ve Ay’ın aynı istikamette hareket ettikleri vurgulanmaktadır. Keza diğer gezegenler de bu şekildedir. Buradan da şunu anlamaktayız. Merkezde Güneşin olduğu ve etrafında da gezegenlerin, yatay bir düzlemde oldukları halde Güneşin etrafında döndükleri bir Güneş sistemi yoktur. Gerçek şudur. Güneş Samanyolu galaksisinde hareket halindedir ve diğer gezegenler de Güneşin etrafında helezoni şekilde hem dönmektedir hem de Güneşin peşi sıra ileriye doğru gitmektedir. Bu durumda da bize Subhanallah, elhamdulillah ve Allahu ekber demek düşer.
“Ne güneş aya erişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. (Güneş ve ayın) her biri ayrı yörüngede yüzerler.” Yasin 40
“Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratan O'dur. Her biri bir yörünge üzerinde yüzmektedir. ” Enbiya 33
KURAN MESAJLARINDAN PROJELER ÜRETİP YENİ BULUŞLAR YAPMAK
Madem konu budur o halde biz Müslümanlara düşen önemli bir görev vardır. Kuran-ı Kerim’i okuyacağız ve onda geçen mesajları tespit edeceğiz. Bu mesajlardan araştırma projeleri üreteceğiz. Bir sanatkâr edasıyla yeni buluşlar yapıp insanlığın hizmetine sunacağız. Kuran’ı okumak yüzeysel bir okuma olmamalıdır. Böyle bir okuma deniz kenarında denizin dalgalarını seyretmeye benzer ki bizleri sadece dalgaların oynaşması ve ahenkli sesinin okşayıcı ve sakinleştirici faydasına eriştirir. Oysaki o seyrettiğimiz denizin içinde ve hatta altında ne harikalar bizi beklemektedir. İşte böyle bir ilmi merak ve iştahla Kuran denizine dalmalı ve derinlerde gizlenmiş olan hazineleri gün yüzüne çıkartmalıyız. Kuran’ı okumak demek onu anlamak, onu anlamaksa onu yaşamak demektir. Belki de üniversitelerimizde akademik çevrelerde Kuran-ı Kerim’i bilimsel bir kaynak olarak görmenin, üzerinde araştırmalar yaparak yeni projeler üretmenin ve bu konularda araştırma kürsüleri kurmanın zamanı gelmiştir, ne dersiniz?
Kuran-ı Kerim’i ölülere değil dirilere gönderilmiş bir kitap olarak yeniden hak ettiği yere konulacağı umudu ile herkese sevgi ve saygılarımı yolluyorum. Kalın sağlıcakla. Hoşça kalın ve elbette ki her zaman UYANIK KALIN. Sevgi ışığınız, kalbiniz rehberiniz olsun.
Kudret Uğurlu Eminsoy
