Şüphe yok ki hamt Allaha c.c. aittir. Ona hamt ediyoruz.
Ondan yârdim talep ediyoruz.
Ondan af olmamızı istiyoruz.
Ona tövbe ediyoruz.
Nefislerimizin kötülüklerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allaha sığınıyoruz.
Allah c.c. kime hidayet ettiyse kimse onu sapıtamaz.
Kimi de sapıtırsa kimse onu hidayete erdiremez.
Allahtan başka ilah olmadığına, tek olduğuna ve ortağı olmadığına şahitlik ederim.
Muhammedin Allah'ın kulu, resulü, halis, dostu, vahyi üzerine güvenilir olduğuna ve şeriatını insanlara tebliğ ettiğine şahitlik ederim.
Hayırlı olan ne varsa hepsini ümmetine öğretti.
Kötü olan ne varsa ümmetini ondan sakındırdı.
Allah'ın salatları ve selamları Onun, Ehli Beytinin ve Sahabelerinin hepsinin üzerine olsun.
Bundan; besmeleden, salat ve selamdan sonra.
Ey Müminler.
Allah'ın kulları.
Allah-u Teâlâ'dan sakının.
Kim Allahtan sakınırsa Allah onu korur.
Ve onu dünya ve ahiret işlerinin hayırlı olanlarına yönlendirir.
Ey Müminler!
Allah'ın kulları!
Allah'ın c.c. bizim üzerimize olan nimetleri çoktur.
Sayı olarak sayılamazlar.
Ve incelenemezler.
Bu nimetlerin nüfuz olarak en saygın olanı, mekan olarak en büyük olanı, menzil olarak en yüksek olanı Kur'an-i Kerim, ez-Zikr-i Hakim ve alemlerin rabbinin kelamı nimetidir.
Kur'an: -Ey müminler-en büyük nimettir.
Daha büyük armağandır.
Allah Teâla tarafından İslam ümmetine ne de tuhaf saygı gösterilen ve büyük hibedir.
Allah c.c. bu Kur'an-i kullarına inzal etmesi ve ihsan etmesi üzerine kendi nefsini övdü.
Bu büyük nimeti ve kocaman ihsanı kullarına çokça övdü.
Şanı Yüce olan Allah c.c. bu nimetin makamını ve şanının yüceliğini K. Kerimin birçok mevzuunda hatırlattı.
Alla hu Teâla şöyle buyurdu.
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذٖى اَنْزَلَ عَلٰى عَبْدِهِ الْكِتَابَ وَلَمْ يَجْعَلْ لَهُ عِوَجًا
Kehf suresi 18.1 - Hamt, kuluna Kitabı (Kur'an'ı) indiren ve onda hiçbir eğrilik yapmayan Allah'a mahsustur.
قَيِّمًا لِيُنْذِرَ بَاْسًا شَدٖيدًا مِنْ لَدُنْهُ وَيُبَشِّرَ الْمُؤْمِنٖينَ الَّذٖينَ يَعْمَلُونَ الصَّالِحَاتِ اَنَّ لَهُمْ اَجْرًا حَسَنًا
Kehf suresi 18.2 - (2-4) (Allah onu), katından gelecek şiddetli bir azap ile (inanmayanları) uyarmak, salih ameller işleyen mü'minleri, içlerinde ebedî olarak kalacakları güzel bir mükâfat (cennet) ile müjdelemek ve "Allah, bir çocuk edindi" diyenleri de uyarmak için dosdoğru bir kitap kıldı.
Mübarek olan ve Ali olan Allah c.c. şöyle buyuruyor.
تَبَارَكَ الَّذٖى نَزَّلَ الْفُرْقَانَ عَلٰى عَبْدِهٖ لِيَكُونَ لِلْعَالَمٖينَ نَذٖيرًا
Furkan suresi 25.1 - Âlemlere bir uyarıcı olsun diye kuluna Furkân'ı indiren Allah'ın şanı yücedir.
Celil olan ve Yüce olan Allah şöyle buyurur.
وَاِنَّهُ لَتَنْزٖيلُ رَبِّ الْعَالَمٖينَ
Şuera suresi 26.192 - Şüphesiz bu Kur'an, âlemlerin Rabbinin indirmesidir.
نَزَلَ بِهِ الرُّوحُ الْاَمٖينُ عَلٰى قَلْبِكَ لِتَكُونَ مِنَ الْمُنْذِرٖين بِلِسَانٍ عَرَبِیٍّ مُبٖينٍ
Şuera suresi 26.193 -193-194-195 Uyarıcılardan olasın diye onu güvenilir Ruh (Cebrail) senin kalbine apaçık Arapça bir dil ile indirmiştir.
Mübarek olan ve Ali olan Allah c.c. şöyle buyuruyor.
اِنَّ هٰذَا الْقُرْاٰنَ يَهْدٖى لِلَّتٖى هِىَ اَقْوَمُ وَيُبَشِّرُ الْمُؤْمِنٖينَ الَّذٖينَ يَعْمَلُونَ الصَّالِحَاتِ اَنَّ لَهُمْ اَجْرًا كَبٖيرًا
وَاَنَّ الَّذٖينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ اَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابًا اَلٖيمً
İsra suresi 17.9-10 Gerçekten bu Kur'an en doğru olan yola götürür ve iyi işler yapan müminler için büyük bir mükâfat olduğunu ve ahirete inanmayanlar için elem dolu bir azap hazırladığımızı müjdeler.
Mübarek olan ve Ali olan Allah c.c. şöyle buyuruyor.
وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْاٰنِ مَا هُوَ شِفَاءٌ وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِنٖينَ وَلَا يَزٖيدُ الظَّالِمٖينَ اِلَّا خَسَارًا
İsra suresi. 17.82 - Biz Kur'an'dan, mü'minler için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz.
Zalimlerin ise Kur'an, ancak zararını artırır.
Ey müminler! Allah'ın kulları: Gerçekten Kur'an ışık, nur, yol gösterici, rahmet kaynağı, göğüsteki sıkıntılara şifa kaynağıdır.
K. Kerim de şöyle buyurulur.
يَا اَهْلَ الْكِتَابِ قَدْ جَاءَكُمْ رَسُولُنَا يُبَيِّنُ لَكُمْ كَثٖيرًا مِمَّا كُنْتُمْ تُخْفُونَ مِنَ الْكِتَابِ وَيَعْفُوا عَنْ كَثٖيرٍ قَدْ جَاءَكُمْ مِنَ اللّٰهِ نُورٌ وَكِتَابٌ مُبٖينٌ
Maide suresi. 5.15 - Ey kitap ehli! Artık size elçimiz (Muhammed) gelmiştir.
O, kitabınızdan gizleyip durduğunuz gerçeklerden birçoğunu sizlere açıklıyor, birçoğunu da affediyor.
İşte size Allah'tan bir nur ve apaçık bir kitap (Kur'an) gelmiştir.
يَهْدٖى بِهِ اللّٰهُ مَنِ اتَّبَعَ رِضْوَانَهُ سُبُلَ السَّلَامِ وَيُخْرِجُهُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِ بِاِذْنِهٖ وَيَهْدٖيهِمْ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَقٖيمٍ
Maide suresi. 5.16 - Allah, onunla rızası peşinde olanları selâmet yollarına iletir ve onları izniyle, karanlıklardan aydınlığa çıkarıp kendilerini dosdoğru bir yola iletir.
Ey Müminler! Allah'ın kulları. Gerçekten Kur'an İslam Ümmetinin şerefi ve büyük övünç kaynağıdır.
Ve unutulmayan araştırılanıdır. Ayeti Kerimede.
وَاِنَّهُ لَذِكْرٌ لَكَ وَلِقَوْمِكَ وَسَوْفَ تُسْئَلُونَ
Zuhruf suresi.
43.44 - Şüphesiz bu Kur'an, sana ve kavmine bir öğüt ve bir şereftir, ondan hesaba çekileceksiniz.
Bu sana ve kavmine bir uyarıdır.
Yani sizin için bir şeref ve izzettir.
Övünç kaynağıdır.
Yüceliktir.
Büyük bir ihsandır.
Allah Tebareke ve Teâlâ tarafından ölümsüz meziyettir.
Kıyamet gününde onun ile ve ondan sorguya çekileceksiniz.
Yani Allah Teala Hazretleri bu Kur'an'dan soru soracaktır.
Siz bu Kur'an ile nasıldınız?
Siz Kur'an'a hakkı ile hürmet edip ona tazim ettiniz mi?
Onu gereği gibi takdir ettiniz mi?
Onun mekânını bildiniz mi?
Bilgi ve amel yönünden onu okudunuz mu?
Yoksa kuruntularınızla onu terk ettiniz.
Ona engel oldunuz.
Ondan yüz çevirdiniz ve ondan kaçındınız.
Alla hu Teala ve Tebareke Hazretleri kıyamet gününde insanlara Kur'an dan soracaktır.
Bu büyük Kur'an ile durumun nedir?
Allah'ın kulları! Kur'an ile durumu; onu terk etmek, ona engel olmak ve ondan yüz çevirmek isteyenlere yazıklar olsun. Ayeti kerime.
وَقَالَ الرَّسُولُ يَا رَبِّ اِنَّ قَوْمِى اتَّخَذُوا هٰذَا الْقُرْاٰنَ مَهْجُورًا
Furkan suresi.
25.30 - Peygamber, "Ey Rabbim! Kavmim şu Kur'an'ı terk edilmiş bir şey hâline getirdi" dedi.
Kur'an'ın okumasından, anlamasından, onunla amel edilmesinden yüz çevirene ve ona sırtını dönenlere yazıklar olsun. Ayeti Kerimeler:
كَذٰلِكَ نَقُصُّ عَلَيْكَ مِنْ اَنْبَاءِ مَا قَدْ سَبَقَ وَقَدْ اٰتَيْنَاكَ مِنْ لَدُنَّا ذِكْرًا
Taha suresi. 20.99 - (Ey Muhammed!)
Sana geçmişin haberlerinden bir kısmını böylece anlatıyoruz.
Şüphe yok ki sana katımızdan bir zikir (Kur'an) verdik.
مَنْ اَعْرَضَ عَنْهُ فَاِنَّهُ يَحْمِلُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ وِزْرًا
Taha suresi. 20.100 - Kim ondan yüz çevirirse şüphesiz ki o, kıyamet gününde ağır bir günah yükü yüklenecektir.
خَالِدٖينَ فٖيهِ وَسَاءَ لَهُمْ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ حِمْلًا
Taha suresi.
20.101 - Onlar o günahın cezası içinde ebediyen kalacaklardır.
Sûra üfürüleceği gün, bu ağır yük onlar için ne kötü bir yüktür!
Allah'ın kulları!
Durumu:
K. Kerimi hafife almak, onu alaya almak, onunla gırgır geçmek ve onunla eğlenene yazıklar olsun.
Alla hu Tebareke ve Teâla şöyle buyurur.
وَلَئِنْ سَاَلْتَهُمْ لَيَقُولُنَّ اِنَّمَا كُنَّا نَخُوضُ وَنَلْعَبُ قُلْ اَبِاللّٰهِ وَاٰيَاتِهٖ وَرَسُولِهٖ كُنْتُمْ تَسْتَهْزِٶُنَ
Tevbe suresi.
9.65 - Şâyet kendilerine (niçin alay ettiklerini) sorsan, "Biz sadece lâfa dalmıştık ve aramızda eğleniyorduk", derler.
De ki: "Allah'la, O'nun ayetleriyle ve peygamberiyle mi eğleniyordunuz?"
لَا تَعْتَذِرُوا قَدْ كَفَرْتُمْ بَعْدَ اٖيمَانِكُمْ اِنْ نَعْفُ عَنْ طَائِفَةٍ مِنْكُمْ نُعَذِّبْ طَائِفَةً بِاَنَّهُمْ كَانُوا مُجْرِمٖينَ
Tevbe suresi.
9.66 - Boşuna özür dilemeyin!
Çünkü siz, (sözde) iman ettikten sonra küfrünüzü açığa vurdunuz.
İçinizden (tövbe eden) bir zümreyi affetsek bile, suçlarında ısrar etmeleri sebebiyle, diğer bir zümreye azap edeceğiz.
Allah'ın ayetine olan inancını terk edene, onun büyük maksadının dışına çıkanın, celil olan gayesinden ve muhteşem hedefinden sapanların vay haline ve onlara tuh olsun.
A. Kerime.
اِنَّ الَّذٖينَ يُلْحِدُونَ فٖى اٰيَاتِنَا لَا يَخْفَوْنَ عَلَيْنَا اَفَمَنْ يُلْقٰى فِى النَّارِ خَيْرٌ اَمْ مَنْ يَاْتٖى اٰمِنًا يَوْمَ الْقِيٰمَةِ اِعْمَلُوا مَا شِئْتُمْ اِنَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصٖيرٌ
Fussilet suresi.
41.40 - Ayetlerimiz konusunda (yalanlama amacıyla) doğruluktan sapanlar bize gizli kalmaz.
O hâlde kıyamet gününde ateşe atılan mı, yoksa güven içinde gelen kimse mi daha iyidir?
Dilediğinizi yapın.
Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir.
اِنَّ الَّذٖينَ كَفَرُوا بِالذِّكْرِ لَمَّا جَاءَهُمْ وَاِنَّهُ لَكِتَابٌ عَزٖيزٌ
Fussilet suresi.
41.41 - Kur'an kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler mutlaka cezalarını göreceklerdir.
Şüphesiz o, çok değerli ve sağlam bir kitaptır.
لَا يَاْتٖيهِ الْبَاطِلُ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَلَا مِنْ خَلْفِهٖ تَنْزٖيلٌ مِنْ حَكٖيمٍ حَمٖيدٍ
Fussilet suresi.
41.42 - Ona ne önünden ne de ardından batıl gelemez.
O, hüküm ve hikmet sahibi, övülmeye lâyık olan Allah tarafından indirilmiştir.
Ey Müminler! Allah'ın kulları. İnsanlar K. Kerimin kadrini, büyük mekânını ve yüce menzilini anlamazsa -oysa Kur'an İslam Ümmetinin övünç kaynağıdır.
İzzetidir.
Yüksek mertebesidir.
-Aralarından Kur'an-ı aşağılayan ve onu hafife alan sınıflar ortaya çıkar.
Onun makamına tazım etmeyenler ortaya çıkar.
Onun indirildiği hususunda ona gerekli ihtimam gösterilmezse bu konularla ilgili konuşmalar uzayıp gider.
Ancak Allah'ın kulları:
Bize düşen görev Rabbimizin kitabının kıymetini büyütmeliyiz.
Bilmeliyiz ki o bizim izzetimizdir.
Şerefimizdir.
Bu Kur'an-i kaybetmemiz, ona gereğince hürmet etmememiz bizim için dünyada ve ahirette kayıptır.
Biz bir toplumuz ki ey müminler! Allah bizi Kur'an ile iz etlendirdi.
Bizim şanımızı Kur'an ile yüceltti.
Kur'an ile makamımızı yukarılara çıkardı.
Biz ne zaman Kur'an-i kaybedersek kendimiz kayboluruz.
فَلَا اُقْسِمُ بِمَا تُبْصِرُونَ
Hakke suresi.
69.38 - (38-40) Görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki, o (Kur'an), hiç şüphesiz çok şerefli bir elçinin (Allah'tan alıp tebliğ ettiği) sözüdür.
وَمَا هُوَ بِقَوْلِ شَاعِرٍ قَلٖيلًا مَا تُؤْمِنُونَ
Hakke suresi.
69.41 - O, bir şairin sözü değildir.
Ne de az inanıyorsunuz!
وَلَا بِقَوْلِ كَاهِنٍ قَلٖيلًا مَا تَذَكَّرُونَ
Hakke suresi.
69.42 - Bir kâhinin sözü de değildir.
Ne de az düşünüyorsunuz!
تَنْزٖيلٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَمٖينَ
Hakke suresi.
69.43 - O, âlemlerin Rabbi tarafından indirilmedir.
وَلَوْ تَقَوَّلَ عَلَيْنَا بَعْضَ الْاَقَاوٖيلِ
لَاَخَذْنَا مِنْهُ بِالْيَمٖينِ
Hakke suresi.
69.44-45 Eğer (Peygamber) bize isnat ederek bazı sözler uydurmuş olsaydı, mutlaka onu kudretimizle yakalardık.
ثُمَّ لَقَطَعْنَا مِنْهُ الْوَتٖينَ
Hakke suresi.
69.46 - Sonra da onun şah damarını mutlaka keserdik.
فَمَا مِنْكُمْ مِنْ اَحَدٍ عَنْهُ حَاجِزٖينَ
Hakke suresi.
69.47 - Hiçbiriniz de bu cezayı engelleyip ondan savamazdı.
وَاِنَّهُ لَتَذْكِرَةٌ لِلْمُتَّقٖينَ
Hakke suresi.
69.48 - Şüphesiz Kur'an, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara bir öğüttür.
وَاِنَّا لَنَعْلَمُ اَنَّ مِنْكُمْ مُكَذِّبٖينَ
Hakke suresi.
69.49 - Şüphesiz biz, içinizden yalanlayanların olduğunu elbette biliyoruz.
وَاِنَّهُ لَحَسْرَةٌ عَلَى الْكَافِرٖينَ
Hakke suresi.
69.50 - Şüphesiz Kur'an, kâfirler için mutlaka bir pişmanlık sebebidir.
وَاِنَّهُ لَحَقُّ الْيَقٖينِ
Hakke suresi.
69.51 - Şüphesiz Kur'an, gerçek kesin bilgidir.
فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظٖيمِ
Hakke suresi.
69.52 - O hâlde sen, yüce Rabbinin adıyla tespih et.
Ey Allah'ım! Bize kitabına tazim etmeyi ihsan eyle.
Ey Celal sahibi ve İkram sahibi olan Allah'ım.
Kalplerimizi Kur'an'a tazim etmekle doldur. İlahımız!
Bizi Kur'an'ı gereği gibi kendisinden razı olacağın şekilde okuyanlardan eyle.
Bu duayı ediyorum.
Allahtan beni, sizleri ve diğer Müslümanları bütün günahlardan bağışlamasını istiyorum.
Ondan bağışlanmamı istiyorum.
O sizleri af eylesin.
O gafurdur rahimdir.
İkinci Hutbe
Hamt; şükredenlerin hamt etmesi gibi Allaha aittir.
Zikredenlerin övmesi gibi Allah'ı överim.
Onu övmenin sayısını sayamam. O celil (uludur) dir.
Ve yücedir.
Kendini övdüğü gibidir.
Allahtan başka ilah olmadığına şahitlik ederim.
Tektir.
Ve ortağı yoktur.
Muhammedin Allah'ın kulu ve resulü olduğuna şahidim.
Salat ve selam onun üzerine, alinin (hane halkının) üzerine, sahabesinin üzerine ve hepsinin üzerine olsun.
Bundan besmeleden, hamt etmekten, salat ve selamdan sonra deriz.
Ey müminler.
Allah'ın kulları.
Alla hu Teâlâ'dan korkun.
Kim Allahtan korkarsa Allah onu korur.
Ve onu dininin ve dünyasının hayırlı işlerine yönlendirir.
Allah celle ve aladan korkmak Allah'ın nuru üzerine Allaha itaat edilen ameldir.
Allah'ın sevabını ummaktır.
Allah'ın nuru üzerine Allaha ası olmayı terk etmektir.
Allah'ın azabından korkmaktır.
Ey Müminler! Allah'ın kulları.
Muhakkak Ulu olan Allah ve Teâlâ Hazretleri bu Kur'an-ı kendisi ile amel edilsin diye gönderdi.
Ve Müslümanların hayatında yöntem olsun diye gönderdi.
Kullar Kur'an'ın yol göstermesi ile doğru inancı buluyorlar.
Onun ışığı ile aydınlanıyorlar.
Sağlam hükümleri ile amel ediyorlar.
Müteşabih ayetlerine iman ediyorlar.
Helalını helal kabul ediyorlar.
Haram kıldığını haram kabul ediyorlar.
Haberlerini kabul ediyorlar.
Müslümanlar ne zaman Kur'an ile beraber idiler o zaman dünya-ahirette azametli, itibarlı, üstün, yüce ve yüksek mevkide idiler.
Allah'ın kulları!
Bundan dolayı elbette bu Kur'an ile nasıl oluruz diye nefislerimizi hesaba çekmeliyiz.
Yüce Alla hu Teâlâ'nın kelamı ki onun kadri takdir edilip ölçülemez.
Onun şanının yüceliği, onun mekânı ve onun azameti kavranamaz.
Biz bu Kur'an ile nasıl durumdayız.
Ona hakki ile tazim edebildik mi?
Onun mekânını bile bildik mi?
Onun diğerlerine göre kelam yönünden faziletini bildik mi?
Onun kelam yönünden fazileti Yüce Alla hu Teâlâ'nın mahlûkatına olan fazileti gibidir.
Allah'ın kulları Kur'an'ın dünya da ve ahirette aziz olmamızın sebebi olduğunu, hidayetimizin ve yükselmemizin yolu olduğunu bildik mi? Çocuklarımızın yetişmesinde ve terbiyelerinde ilgi gösterdik mi? K. Kerimi okumada, anlamada ve kendisi ile amel edilmede çocuklarımızın bakımlarını yapıp hürmetle karşıladık mı?
K. Kerim kendisi ile amel etmek için indirildi.
İnsanların çoğu gayelerini bundan ayırıp onu okuma ile meşgul oldular.
Hatta bazıları güzellik olsun diye onu tablolarda yazdı.
Sanat eseri olarak onunla duvarları süsledi.
Bu kur 'andan okuyuşunu anlamadan, kendisi ile gereği gibi amel etmek için nereye delalet ettiğini anlamadan haz almayacak duruma geldiler.
Aziz ve Celil olan Allahtan bu Kur'an ile hepimizin amel etmemizi muvaffak etmesini isteriz.
Hepimizi onun İhsanıyla, onun faziletiyle, onun cömertliğiyle ve onun yardımıyla Kur'an ehlinden olmayı ki onlar özellikle Kur'an ehlidir bizi eylesin.
Allah'ın kitabında bunu size emrettiği gibi Abdullah'ın oğlu Muhammet üzerine –Allah sizi korusun- salat ve selam getirin. Kitabında şöyle buyurdu:
اِنَّ اللّٰهَ وَمَلٰئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِىِّ يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلٖيمًا
Ahzap suresi 33.56 - Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber'e salât ediyorlar.
Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selâm edin.
Peygamberimiz şöyle buyuruyor:
وقال صلى الله عليه وسلم من صلى على واحدة صلى الله عليه عشرا
''Kim benim üzerime bir defa salat ve selam getirirse Allah onun üzerine on defa salat ve selam getirir.''
Ey Allah'ım İbrahim ve İbrahim'in hane halkına salat ettiğin gibi Muhammet ve Muhammedin hane halkına da salat eyle.
Sen Hamit (övgüye değersin) ve Mecit (şanlı)sin.
Ey Allah'ım hidayete ermiş imamlardan Hülefa-i Raşidin'den razı ol. Ebi Bekir, Ömer, Osman ve Aliye.
Ey Allah'ım. Sahabenin tamamından razı ol.
Kıyamete kadar ihsan ile kendilerine tabi olan tabiinden de razı ol.
Onlarla beraber bizden de iyiliklerin, keremin ve ihsanın ile razı ol.
Ey ikram edenlerin en ikram edeni olan Allah'ım.
Ey Allah'ım.
İslam'ı ve Müslümanları aziz eyle.
Şirkin ve müşriklerin gururunu kır Allah'ım.
Din düşmanlarını yerle bir eyle.
Ey Allah'ım dinin bölgesini koru.
Ey âlemlerin Rabbi!
Ey Allah'ım!
Her mekânda ki zayıf Müslüman kardeşlerimize yardım eyle.
Ey Allah'ım onlara yardımcı, koruyan ve güç veren ol. Ey Allah'ım!
Onların gönüllerini emniyetli eyle.
Avretlerini ört Allah'ım.
Ey Allah'ım onların kanlarını koru.
Ey ilahımız onların nefislerini, mallarını, ailelerini ve ırzlarını muhafaza eyle ey celal ve ikram sahibi. Ey Allah'ım!
Din düşmanları senin aleyhindedir.
Onlar seni aciz bırakamazlar.
Ey Allah'ım!
Onları sen kesip yok eyle. Ey Allah'ım!
Onların şerlerinden sana sığınırım. Ey Allah'ım!
Biz senden kendini isimlendirdiğin isimlerle veya kitabında indirdiğin veya mahlûkatından birine öğrettiğin Kur'an-ı Azımı kalplerimizin baharı eylediğin, gönüllerimizin nuru eylediğin, üzüntülerimizin, gamlarımızın ve kederlerimizin cilalaması eylediğin isimlerinle senden istiyoruz.
Ey Allah'ım!
Kur'an-i Kerimden unuttuklarımızı bize hatırlat.
Bilmediklerimizi bize öğret.
Onun gece ve gündüz boyu bizden razı olacağın şekilde okunmasını bize nasıp eyle.
Ey Allah'ım!
Senden sevgini, seni sevenlerin sevgisini ve kelamının sevgisini istiyorum.
Ey celal ve ikram sahibi Allah'ım!
Senin sevgine bizi yaklaştıracak her türlü ameli senden istiyoruz.
Ey Hay olan ve Kayyum olan Allah'ım!
Senin sevgini bize kendi nefislerimizden, ehlimizden ve susuzluğun şiddetli bir zamanda soğuk sudan daha sevgili eyle.
Ey Allah'ım!
Nefislerimize takvasını (dindarlığını) ve temize çıkarmasını ver.
Sen nefsimizi temizleyenin hayırlısısın.
Sen nefislerimizin velisi ve Mevla'sısın.
Ey Allah'ım.
Vatanımızda bizleri emniyet içinde eyle.
Önderlerimizi ve işlerimizin yöneticilerini ıslah eyle.
Vilayetlerimizi senden korkan sana saygı duyan ve razı olacaklarına tabi olanlardan eyle ey âlemlerin Rabbi.
Ey Allah'ım!
İşlerimizi yapanları gösterdiğin doğru yolda yürüyenlerden eyle.
Onları hidayetine muvaffak eyle. Sözlerinde ve davranışlarında hidayet nasıp eyle.
Onların iç yüzünü Salihlerden ve nasihat edenlerden eyle.
Ey alemlerin Rabbi olan Allah'ım.
رَبَّنَا ظَلَمْنَا اَنْفُسَنَا وَاِنْ لَمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرٖينَ
Araf suresi 7.23 - "Rabbimiz!
Biz kendimize zulüm ettik.
Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz."
رَبَّنَا اٰتِنَا فِى الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِى الْاٰخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Bakara suresi 2.201 "Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru". Allah'ın kulları! Allah'ı zikredin. O da sizi zikretsin. Nimetine şükredin. Nimetini artırsın.
وَلَذِكْرُ اللّٰهِ اَكْبَرُ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ مَا تَصْنَعُونَ
Ankebut suresi 29.45. Allah'ı anmak elbette en büyüktür.
Allah, yaptıklarınızı biliyor.
18. Temmuz. 2022
Tercüme Eden:
İbrahim Sırmalı (Emekli Müftü.)
Not: 7.5.1433 hicri tarihli Cuma hutbesi. Mimham. Net den alıntıdır.
خطبة تعظيم القران الشيخ عبد الرزاق بن عبد المحسن البدر
