بسم الله الرحمن الرحيمالحمد لله الذى انبت درجة العلم فى صدور العلماء
Hamd: İlmin derecesini alimlerin gönüllerine filizlendiren, onun meyvesini şeriati garranın hükümleri ile nurlandıran Allaha aittir. Selat-u Selam; onları varis eyleyen ve onları bazı nebilere benzeten Resulumuze aittir. Ve Hane halkına, onlara nefes nefese tabi olup aynı yolda yürüyüp olanlarla beraber olan arkadaşlarına da selat-u selam olsun. Bundan sonra kudretli ve zengin olan Rabbine muhtaç, aczini ve kusurunu itiraf eden el-Alim, el-Fadil, en-Nehrir Mehmet es-Sabri b. Ali Kalafat zade diye bilinen –Allah ona iyilik ziyadelik ihsan eylesin- ilmin imar edilenlerden ve sarf edilenlerin en nefisi olduğunu ve tahsili için bineklere binilip yerlere ve çöllere gidilendir diyor. Allahu Teala şöyle buyurdu:
فَلَمَّا جَاوَزَا قَالَ لِفَتٰیهُ اٰتِنَا غَدَاءَنَا لَقَدْ لَقٖينَا مِنْ سَفَرِنَا هٰذَا نَصَبًا
Kehf suresi18.62 - Oradan uzaklaştıklarında Mûsâ beraberindeki gence, "Öğle yemeğimizi getir, bu yolculuğumuzdan dolayı çok yorgun düştük" dedi.
قَالَ اَرَاَيْتَ اِذْ اَوَيْنَا اِلَى الصَّخْرَةِ فَاِنّٖى نَسٖيتُ الْحُوتَ وَمَا اَنْسَانٖيهُ اِلَّا الشَّيْطَانُ اَنْ اَذْكُرَهُ وَاتَّخَذَ سَبٖيلَهُ فِى الْبَحْرِ عَجَبًا
Kehf suresi 18.63 - Genç, "Gördün mü! Kayaya sığındığımız sırada balığı unutmuşum. –Doğrusu onu sana söylememi bana ancak şeytan unutturdu- Balık şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti" dedi.
قَالَ ذٰلِكَ مَا كُنَّا نَبْغِ فَارْتَدَّا عَلٰى اٰثَارِهِمَا قَصَصًا
Kehf suresi 18.64 - Mûsâ: "İşte aradığımız bu idi" dedi. Bunun üzerine tekrar izlerini takip ederek gerisingeri döndüler.
فَوَجَدَا عَبْدًا مِنْ عِبَادِنَا اٰتَيْنَاهُ رَحْمَةً مِنْ عِنْدِنَا وَعَلَّمْنَاهُ مِنْ لَدُنَّا عِلْمًا
Kehf suresi 18.65 - Derken kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, kendisine tarafımızdan bir ilim öğretmiştik.
قَالَ لَهُ مُوسٰى هَلْ اَتَّبِعُكَ عَلٰى اَنْ تُعَلِّمَنِ مِمَّا عُلِّمْتَ رُشْدًا
Kehf suresi 18.66 - Mûsâ ona, "Sana öğretilen bilgilerden bana, doğruya iletici bir bilgi öğretmen için sana tabi olayım mı?" dedi.
Allahu Teala şöyle buyurdu:
قُلْ هَلْ يَسْتَوِى الَّذٖينَ يَعْلَمُونَ وَالَّذٖينَ لَا يَعْلَمُونَ اِنَّمَا يَتَذَكَّرُ اُولُوا الْاَلْبَابِ
Zümer suresi 39.9 - De ki: "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar.
Allahu Teala şöyle buyurur:
اِنَّمَا يَخْشَى اللّٰهَ مِنْ عِبَادِهِ الْعُلَمٰؤُا
Fatır suresi 35.28 - Allah'a karşı ancak; kulları içinden âlim olanlar derin saygı duyarlar. Mübarek olan, cömert olan ve şefkatli olan Resulullah s.a.s buyurdu:
''من يرد الله به خيرا يفقه فى الدين '' Allah kime hayır murat ederse onu dinde fakıh eyler. Eş-Şeyhan bu hadisi rivayet etti. Mübarek olan ve cömert olan Resulullah s.a.s. buyurdu: ''فضل العلم خير من العبادة وفضل دينكم الورع '' İlmin fazileti ibadetten hayırlıdır. Dininizin fazileti takva sahibi olmaktır. Bu hadisi İmam Taberanı ve İmam el-Bezzazi hasen isnadi ile rivayet ettiler. Şerefli mübarek ve cömert olan Resulullah s.a.s buyurdu:
'' من سلك طريقا يطلب فيه علما سهل الله له طريقا الى الجنة وان الملئكة لتضع اجنحتها رضاء لطالب العلم وان العالم ليستغفر له من فى السموات ومن فى الارض حتى الحيتان فى الماء وفضل العالم على العابد كفضل القمر ليلة البدر على سائر الكواكب وان لعلماء ورثة الانبياء وان الانبياء لم تورثوا دينارا ولادرهما انما ورثوا العلم فمن اخذه بحظ وافر ا''
Her kim din ilmini tahsil için yola koyulur ve her sebebe başvurursa Allah Cennete varan yolu onun için kolaylaştırır. Melekler, ilim talibinden memnun olarak kanatlarını (üzerlerine)koyarlar. Semavat ve yerde olanlar ve hatta sudaki balıklar alim için istiğfar ederler. Alimin abid üzerindeki üstünlüğü dolunaylı gecede ayın diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir. Alimler peygamberlerin varisleridir. Peygamberler, ne dinar ne dirhem miras bırakırlar, ama ilim miras bırakırlar. Kim ilim elde ederse, bol bir nasip elde etiştir. Bunu İmam Tirmizi rivayet etti. Bu nakli delildir. Ancak akli şahitler aynı şekilde çoktur. Kim bunları görmek isterse Allahu Tealanın şu ayetin tefsirine müracaat etsin.
وعلم ادم الاسماء ''Ademe bütün isimleri öğretti'' Bakara 31. İmam bu konuda dedi. ''ilmin kemal ve şeref sıfatı olduğunu, cehaletinde noksanlık sıfatı olduğunu biliniz. Bu zaruretle akıllılarca bilinen bir iştir. Bundan doayıdır ki alim olan adama ey cahil denilirse o şahıs bunun yalan olduğunu bilsede bundan eziyet duyar. Yine şayet cahil olan bir kimseye ey alim denilirse o şahis bunun böyle olmadığını bildiği halde bununla ferahlanır. Bunların her bireri ilmin başlı başına şerefli ve sevilen olduğunun delilidir. Cehalet ise başlı başına noksanlıktır. Bu ümmet, isnadın bakı kalmasına özel önem verdi. O isnadda dini isnaddır. Bu sağlam isnat olmasaydı isteyen istediğini söylerdi. Bundan dolayı ömrünün uzun müddetini akli ve nakli ilim tahsili için sarfedenlerden ve zamanın faziletlilerinin meclislerinde hazir olan ve o meclislerden nasibin en uygun olanına nail olan el-Alim el-Fadil en- Nahrir el-Kamil ilimlerde deniz gibi olan, anlamada kesin bilgiye sahip olan Mehmet Hamdi ibni Muhammet Sabri Rizeli Kalafat zade diye şöhret bulandır. Allah onu sevdiklerine ve razı olduklarına muvaffak eylesin. Ve sonunu evvelinden daha hayırlı eylesin. Bu meclisi hazırlıyanlardandı. Bazı kitapların okunmasında yakın olan ve özen gösterenlerdendi. Bende ona olgunluğa eriştiğine dair samimi davrandım. Allah ona dahada fazlasını versin. Sonra benden icazet talep etti. Çünkü kendisi adet üzere icazet alma müddetini ifa etti. Ve fen kitaplarından alınması örfe göre olan ilimleri alarak öğrenimini tamamladı. İcazet verilmeye ehilim zanni ile icazet talep etti. Ben onun bu zannini icazet talep edilmeye ehil omasamda icazetten başka icazet vermeyi güzel buldum. Kendisine rivayet edilmesinde beis olmayan nazari olsun ameli olsun akli olsun nakli olsun hadis olsun tefsir olsun usul olsun füru olsun bütün ilimlerden icazet verdim. Şundan dolayıdır ki dersinde ve amelinde zekidir ve paylaşımcıdır. Tektir. Maliktir. Zor durumlarda toparlayıcı ve anlayışlıdır.
يَكَادُ زَيْتُهَا يُضٖیءُ وَلَوْ لَمْ تَمْسَسْهُ نَارٌ نُورٌ عَلٰى نُورٍ
Nur suresi 24.35 - Bu ağacın yağı, ateş dokunmasa bile neredeyse aydınlatacak (kadar berrak)tır. Nur üstüne nur. Allah güneşi daimi eyledi. Ben şeri ilimleri, edebi, akli, nakli fen ilimlerini el-Fazil el-Kamil herkesin üstazi olan el-Haci Mustafa bin Ali el-Hilmi –Malik zade diye bilinir-Allah ona lütfu ve hidayeti ile ihsan eylesin. O da icazetini Haci İsmail Efendi bin Mustafadan aldı. Hafız zade diye bilinir. Allah ona iyilik ve ziyadelik ihsan eylesin. O da ilmini Abdurrahman bin Mustafadan aldı. Haci İvanzade diye bilinir. O da ilmini Yahya bin Ahmetten aldı. Hasan Efendizade diye bilinir. O da ilmini büyük imamlardan aldı. İlmi tahsil etmek için doğunun zorluklarına ve sıkıntılarına gitti. Onların ders meclislerine katıldı. Onlardan biride hayatının sebebi olan ve ruhanı ve cismani kemali olan el-Alim el-Amil el-Fazil Ahmet bin. Hasan babasıdır. Kadi köyünde doğan ve ikamet eder. Allah onu emniyetli karar yurduna ulaştırsın. O icazetini el-Fadil el-Kamil el- Mukemmel herkesin ustazi Konyalı Kara Halilden aldı. O icazetini aynı şekilde eş-Şeyh el-Alim el-Amil ittifakla ufukların ustazi es-Seyit Muhammet el-Hadimden aldı. Müfti el-Hadim diye meşhur olmuştur. Eş-Şeyh el-Allame ve en-Nahrir el-Fehhame menkul ve makul mizana denk ustazımız ve vazgeçilmezimiz ve Mevlamız eş- Şeyh es- Seyit Halil bin İbrahim el-Firebri de icazet aldıklarındandır. O da icazetini es-Seyit Muhammet Naim bin Ahmet el-Hadimiden ve es-Seyit Abdullah el-Hadimi ve kardeşi es-Seyit Muhammet Emin el-Hadimiden aldı. Onlar icazetlerini es-Seyit Muhammet el-Hadimiden aldılar. Müfti el-Hadim diye meşhurdur. O da aynı şekilde icazetini alimlerin başkanı ve faziletlilerin seçkini eş-Şeyh Muhammet el-Burveriden aldı. Çeşmecizade diye meşhurdur. Allah ona dünyada ve ahirette azik versin. O icazetini el-Fadil müfti hadim diye meşhur olandan aldı. El-Alim el-Amil ve el-Fazil el-Kamil ustazımız ve şehimiz de icazet aldıklarındandır. O Allahtan başkasına ihtiyacı olmayan İbrahim bin. Veliyuddin el-Humeydidir. Allah ebedi keremi ile ona ikram eylesin. Buna el-Fadil el-Alim en-Nakid(eleştiren) el-Mükemmel icazet verdi. O icazetini adi geçen en- Nahrir eş-Şeyh es-Seyit el-Halil bin İbrahim et-Turbeviden aldı. Senedi el-Fadil müfti el-Hadime ulaşır. El-Fadil el-Muhakkık ve el-Kamil el-Mudakkık Muhammet Emin bin Osman bin. Mustafa ez-Zaferani de icazet aldıklarındandır. O icazetini el-Halil Akhisariden aldı. Bu silsile eş-Şeyh er-Reis Ebi Ali el-Hüseyin bin. Abdullah Sinaya kadar ulaşır. O da icazetini aynı şekilde eş-Şeyh el-Allame ve en-Nahrir el-Fehhame akli ve nakli muadili usul ve füru dallarının şaibelerinden uzak olan, hakkında hangi fen varsa o fen onda vardır, hangi ilim varsa o ilim onda vardır gibi söylenenler doğrudur. El- Elmai makbul misafirperver, ve istenilen te'lifler, hakıkat sahibi ittifakla inceleme yapan herkesin uzlaştığı ustadı eş-Şeyh İsmail bin. Şeyh Mustafa bin. Mahmut el-Kelbiden aldı. Allah ona gaybi ilimlerde iyilikler ve güzellikler ikram eylesin. O da icazetini Mevlamız Muhammet bin. Yusuf -Müftüzade diye bilinir-dan aldı. Az sonra anlatacağım gibi senedi nihayete varır. O da icazetini aynı şekilde eş-Şeyh el-İmam el-Allame muhakkıkın efdali, inceleme yapanın örnek olanı eş-Şeyh Muhammet bin. Eş-Şeyh Yusuf Antakıden(Antakyalı) aldı. Müftizade Efendi diye meşhurdur. Allah Teala Ona ebedi ve sonsuzluk keremi ile ikramda bulunsun. O da icazetini eş-Şeyh el-Alim el-Amil herkesin faziletlisi es-Seyit Muhammet el-Hadimiden aldı. Müfti el-Hadimi diye meşhurdur. O da icazetini babası eş-Şeyh el-Fadil el-Kamil Mustafa el-Hadimden aldı. Oda icazetini Muhammet bin. Ahmet et-Tarsusiden aldı. Oda icazetini Muhammet bin Ali el-Kamilden aldı. Bu silsile es-Seyit eş-Şerife kadar ulaşır. O da icazetini aynı şekilde Efendimiz es-seyit el-Hadim Ahmet bin. Abdurrahman bin. Abdullah Nevşehirliden aldı. Peçelizade diye meşhurdur. İcazetini babasından aldı. Babasıda icazetini Muhammet el-Fadıldan aldı. Basaklızade diye bilinir. Senedi ile el-Muhakkık es-Saduddin et-Taftazaniye ulaşır. O icazetini babası el-Müfti Antakya(Antakya müftüsü) el-Fadil Yusuf bin. İsmail bin. Abdullatıfdan aldı. Oda icazetini Abdurrezzak el-Antakı(Antakyalı) ve el-Hüseyinden aldı. Saberizade diye meşhurdur. Ve eş-Şeyh Muhammet el-Yemaniden aldı. Yemani icazetini Abdulhaydan aldı. Bu silsile Muhammet bin. Hüseyin eş-Şeybaniye kadar gider. Oda icazetini el-İmam el-Azam Numan bin. Sabit Ebi Hanifeden aldı. Oda icazetini aynı şekilde sahihi el-Buhari ve el-Müslimin şerh edeni Yusuf Efendizade diye bilinenden aldı. Bu silsile senedi ile Ebi Hanifeye ulaşır. Oda icazetini Hammad bin Süleymandan aldı. Oda icazetini İbrahim Yezit en-Nahaiden aldı. Oda İlkimeden oda Abdullah bin. Mesuddan (Allah ondan razı olsun) O da şerefli kerem sahibi ve mübarek olan en-Nebi s.a.s.den icazet aldı. O da Cebrail a.s.dan icazet aldı. O da benzeri noksanı olmayan Tebareke ve Teala olan Allahtan icazet aldı. Bunun icazeti ve senedi tefsir, hadis, fıkıh, hakikat ve yüce Nakşibendi Tarikati ile hususiyet ifade eder. Oda icazetini el-Fadil el-Kamil el-Mükemmel Mevlanamız Muhammet Şerif Hafidi eş-Şeyh Muhammet Ömer el-Aziy el-Amiri Şamdaki Şafii müftüsünden aldı. Oda icazetini şeyhi Muhammet Şakirden aldı. Oda icazetini şeyhi eş-Şeyh Ahmet bin. El-Attardan aldı. Oda icazetini eş-Şeyh İsmail el-Acluniden aldı. Oda aynı şekilde et-Tarikatu el-Aliyye en-Nakşibendiyye icazetini el-Mukırru el-Veli es-Salih eş-Şeyh Ömer eş-Şeybaniden aldı. Oda icazetini eş-Şeyh Abdu en-Nablusiden aldı. Ancak eş-Şeh İsmail el-Acluninin senedi benzerlikle zikredilmiştir. Fakat onun bazı senedi müellifine ulaşarak yazılmıştır. Vasıyyetin tamamlanmasından sonra bu silsilede toplamayı bu isnadın tamamlanmasının uzamasından korktuğumdan terkettim.
M M M
Ben el-Fakır el-Veri Mehmet Sabri. Kalafatzade diye bilinir.
بسم الله الرحمن الرحيم
Hamd; İsimleri Adem a.s. a öğreten O ilmi güzel sözü
اَلَمْ تَرَ كَيْفَ ضَرَبَ اللّٰهُ مَثَلًا كَلِمَةً طَيِّبَةً كَشَجَرةٍ طَيِّبَةٍ اَصْلُهَا ثَابِتٌ وَفَرْعُهَا فِى السَّمَاءِ
-İbrahim Suresi 14.24 - Görmedin mi, Allah güzel bir sözü nasıl misal getirdi? (Güzel bir söz),- kökü sağlam, dalları göğe yükselen bir ağaç gibidir. Diye buyuran, Onu (Ademi) nübüvvetle temize çıkaran ve Onu temiz eyleyen Allaha aittir. Murat ettiğine hükmeden ve dilediğini yapan Allah c.c. noksan sıfatlardan uzak oldu. Ademin neslinden karınlarından halklar ve kabileler yarattı. Onların arasında halifeler vardır. Onlara resuller ve nebiler gönderdi. Kur'an, Nebiler ve doğru inanç sahipleri ile hakkı batıldan ayırdı. Bazılarını bazılarının üzerine doğruluk ve saflıkla faziletli kıldı. Fazilet Allah'ın kudret elindedir. Onu dilediğine verir. Allah alimleri Enbiyaların ve sadıkların varisi eyledi. Bazısının derecesini bazısının üzerine yükseltti. Dilediğini rahmetine kavuşturur. Allah alimlerin makamını kendisine saygı sayesinde en ala makama yükseltti. Onları yıldızlar eyledi. Onların nurları ile en yüce hedefe kılavuz olurlar. Kullarının alimlerini parlak lamba eyledi. Alimlerle şeriatını bol su gösterdi. Bu sayılanları yapana aittir hamd. Salat u selam şekil verme bakımından kamil olanların en mükemmeline, mahlukatın en tamamına ahlak bakımından en yücelerin en yücesine, ki Allah u Teala hakkında şöyle buyurdu:
وَاِنَّكَ لَعَلٰى خُلُقٍ عَظٖيمٍ
Kalem suresi 68.4 - Sen elbette yüce bir ahlâk üzeresin. Nesep yönünden en şereflisi, değer yönünden daha asılı, ilim yönünden en mükemmeli, anlayış yönünden en güzeli, onlara şeriat verildi, onlara yol gösterildi, delil olarak onları hayrete bıraktı, din olarak onlara en doğruyu verdi, sevap olarak en çoğunu verdiği Muhammed'e Allah onu alemlere rahmet olarak gönderdi. Allah Onun hakkında şöyle buyurdu:
وَمَا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَمٖينَ
Enbiya Suresi 21.107 - (Ey Muhammed!) Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.
Bütün mahlukata açıklayıcı ayetlerle müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdi. Ve açık Arapça Kur'an Kerim ile gönderdi. Salat u selam ailesine olsun. O ailesi gece gündüz şeriatına yardım etmek için yanında durdu. Hüküm koymada kaynak olan karanlığa karşı aydınlık olan Ashabına da salat u selam olsun. Kesinlikle aklın başlangıcı açık değildir. Nakli deliller ise şahittirler. İki dünya saadeti şer'i ilimlere bağımlıdır. Taleplerdeki kesin başarı ve faziletlerde takdime daha layık olanı hususiyetlerde tazime daha liyakatli ve faideli olanların ikrama daha değerli olanı talep edilenin en faydalı olanı onu ifade ediyorum o şer'i ilimlerdir. Özellikle feraiz ilmidir.
Resulullah s.a.s. şöyle buyurdu:
تعلموا الفرائض و علموها الناس فانها نصف العلم
''Feraiz ilmini öğreniniz. Onu insanlara öğretiniz. Feraiz ilmi ilmin yarısıdır.'' O (Feraiz ilmi)harcanılan en nefis çalışmalardır. Tahsiline zenginler ve fakirlerden büyük alimlerden beldeler ve şehirlerden binip gittiler. (Feraiz ilmini öğrendiler). Beyaz şeriatın bakı kalması emin alimlerin bekası ile mümkündür. Bundan dolayıdır ki onların (alimlerin) benzerini Enbiyaların benzeri yapmıştır. Allah u Teala şöyle buyurdu:
اِنَّمَا يَخْشَى اللّٰهَ مِنْ عِبَادِهِ الْعُلَمٰؤُا اِنَّ اللّٰهَ عَزٖيزٌ غَفُورٌ
Fatir Suresi 35.28 - Allah'a karşı ancak; kulları içinden âlim olanlar derin saygı duyarlar. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.
Başka bir ayette şöyle buyurdu:
قُلْ هَلْ يَسْتَوِى الَّذٖينَ يَعْلَمُونَ وَالَّذٖينَ لَا يَعْلَمُونَ
Zümer Suresi 39.9 - De ki: "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?"
Başka bir ayette şöyle buyurur:
يَرْفَعِ اللّٰهُ الَّذٖينَ اٰمَنُوا مِنْكُمْ وَالَّذٖينَ اُوتُوا الْعِلْمَ دَرَجَاتٍ
Mucadele Suresi 58.11 -Allah içinizden inananların ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin.
Resulüllah s.a.s şöyle buyurdu:
من يريد الله به خيرا يفقهه فى الدين
''Allah kime hayır murat ederse onu dinde fakih eyler''.
Başka bir hadisi şerifte şöyle buyurur:
يلتمس فيه علما سهل الله له طريقا الى الجنة من سلك طريقا
وان الملائكة لتضع اجنحتها لطالب العلم رضا بما يصنع و ان العالم ليستغفر له من فى السموات ومن فى الارض حتى الحيتان فى الماء وفضل العالم العابد كفضل القمر على سائر الكواكب
وفضل العالم العابد كفضلى على ادناكم ولفقيه واحد اشد عن الشيطان من الف عابد غير فقيه ما عبد الله بشئ فى وجه الارض افضل من فقه فى الدين
''Bir kimse; ilim elde emek arzusuyla bir yola girerse, Allah cc o kişiye cennetin yolunu kolaylaştırır. Muhakkak melekler yaptığından hoşnut oldukları için ilim öğrenmek isteyen kimsenin üzerine kanatlarını gererler. Göklerde ve yerde bulunanlar, hatta suyun içinde balıklar bile alim kişiye Allah'tan mağfiret dilerler. Abid Âlimin üstünlüğü, ayın diğer yıldızlara olan üstünlüğü gibidir. Abid alimin üstünlüğü benim en aşağınıza olan üstünlüğüm gibidir. Bir fakih; şeytana karşı alim olmayan bin abitten daha şiddetlidir. Yeryüzünde dinde fakıh olan kuldan daha faziletli hiçbir şey ile Allaha ibadet etmedi.''
Ey Allahim bizleri dinde fakih eyle. Bize tevil ilmini öğret. Bunlardan başkası resimli hayalet gibidir. Sanki aklı ve görüşü olmayan hayvanlar gibidir. Kim ömrünü ilme harcarsa ondan nasibe ulaşır. Allahtan zafer ve nehri karibi lütfen vermesini isteriz. El-Fadil, el-Kamil, el-Elemi, el-Mahdum, el-Fehham, Zeynu l-Ulema, Havi ilmi l-Feraiz ve Cami er-Rusum, Evhadiy-Tabı' O da Berri Mehmet Hamdi ibn-i Mehmet Sabri KALAFATZADE diye bilinir. Fakirin meclisinde hazır bulundu. Uzun zaman ve surede lazım olanı ilimden bir payı benden aldı. Bundan Feraiz ilmini kastediyorum. Murad ettiğini önündeki dersleri talebelerin incelediği bahisleri ve münazara edenlerin münazaralarını kastediyorum onları benden aldı. Bunlar Sultan-i Azam Muhammet Han ibn-i es-Sultan el-Gazi Abdu l-Mecit Han günlerindeydi. Allah devletini adalet ve ihsan ile devam ettirsin. Sonra benden icazet istedi. Çünkü O icazet alma müddetini adet üzere yerine getirdi. İcazetin alınmasında fenni kitaplardan icazet almaya ehil olduğunu zannederek gayretini tamamladı. Bende icazet alma zannını güzel gördüm. İcazet almaya ehil olmasa da bunun yanında ben ona ilmi feraizde ve müşküllerin çözümünü izah etmede dökümanını ortaya koymada kendisine icazet verdim. Allaha saygı göstermeni, salıh ameller yapmanı, Allah'ın rızasını almanı, nefsin arzusundan, kötülüklerden ve bidatlerden ve hatalardan kaçınmanı sana vasiyet ediyorum. Ben kulların en zayıfı ve en fakiriyim. Feraiz ilminin müzakeresini bize kolay eden Allaha hamt olsun. Mehmet Sabri b. Ali el-Hilmi Kalafat zade diye bilinir. Ey Allah'ım babamızın, hocamızın, talebelerimizin ve bize hayır vasiyet edenin mekânını nimet yurdu eyle. Ben bu ilmi ilk önce el-Kamil el-Fadil ve ilmi feraizde yazan, Rabbının marifetine dalan el-Ferik; El-Hac Mustafa el-Hilmi b. Ali Malik zade diye bilinir. Allah ona iyilik ve ziyadelik ikram eylesin. O da ilmini Hafiz zade diye bilinen Haci İsmail Hakkı'dan aldı. O da ilmini el-Kamil el-Fazil el-Hac Abdurrahman b. Mustafa b. İbrahim den aldı. O da ilmini ilmi feraizde el-Fadil olan Mustafa b. Hafiz el-Afafi den aldı. O ilmi ferazde el-Fadil el-Kamil es-Seyit el-Hac el-Hafiz Hüseyin b. Abdulfettahın talebesidir. O da büyük numune el-Hafiz el-Hac Muhammet bin.İbrahim Tokatlının talebesidir. O da büyük numune Osman Efendi elik Pazarlının talebesidir. Allah onu bağışlamasıyla korusun. Büyük numune öğrenci el-Fazil el-Kamil el-Hac İsmail İslambolda terkedilmiş kitapları ezberlemekle meşhur öğrencidir. O büyük numune el-Fasil el-Kamil müşkülleri çözen, ikilemli şeyleri ve vehimleri keşfeden el-Faik Mehmet Efendi Dibağ zade diye meşhur. Yine el-Fazil el-Muhakkık Mehmet Efendi Eyüp el-Ensar'da eHasim şer'i diye meşhurdur. El-Fazil el-Kamilel-Alim el-Mudakkık Ahmet Efendi El-Kürdi. Rakmi Osman Efendi. O el-Fazil el-Kamil el-Müdekkik e-Hafiz Mehmet Efendinin talebesidir. O da el-Fazil el-Kamil el-Müdekkik Abdullah Efendi Kostantiniyye de türbedarın talebesidir. O da Ebu Yusuf Allah ona geniş rahmeti ile merhamet eylesin talebesidir. O da Ebu Bekir-i Sıddık'ın r.a. talebesidir. O da Resulullah s.a.s. in talebesidir. Allah bize yevmi cezada şefaatını Nebiyyi sakalayın hürmetine kolay eylesin.
والحمد لله رب العالمين
Hamd; Alemleri Rabbi Allaha aittir. El-Hakır el-Fakır kadir olan Rabbinin rahmetine muhtaç Rizeli Allah O nu ve anasını babasını ve hocasını affetsin. Onlara ve Ona iyilik eylesin. Mehmet Sabri er-Rizevi (Rizeli). KALAFAT ZADE.
بسم الله الرحمن الرحيم
Sonra kendi nefsime ve diğer sevdiklerimle Allahu Tealanın genellikle enbiyalarına bilumum evliyalarına tavsiye ettiklerini sana tavsiye ederim. Nebi s.a.s kardeşlerini temiz eyledi. Arkadaşlarını takva ile sağlamlaştırdı. Çünkü takva her şeyin başıdır. Yenilen maldır. Onun mertebelerinin farklı olduğu bilinir. Sana gerekli olanı en üst derecesine ulaşmaktır. Mülk ile elde edilmez. Ancak senin için önemi olmayan şeyleri terk ederek elde edilir. Yoksa o zararlı şeylere düşersin. Kendini ilgilendirmeyen şeyleri terk etmektir. Nebi s.a.s. rivayet edildiği gibi.
كما روى عنه صلى الله هليه وسلم علامة اعراض الله تعالى عن العبد اشتغاله بما لايعنىه
''Allahu tealanın kulundan yüz çevirdiğinin alameti kulun malayani ile meşgul olmasıdır''. Vaktinin zerre miktarını malayani harcayarak zayi etme. Böyle yaparsan kıyamet günü hasret çekersin. Yemede, giyimde ve barınmada şüpheli şeylerden Allahtan başkasından kalbi temizleyerek arınmak gerekir. Allahın zikrine dalarak tutuşup fena billaha ulaşarak kalbi aydınlatmaktır. Bu ancak halvet (yalnız kalmak) ve riyazet ile kolay olur. Halk ile sohbeti terk etmek ile kolay olur. Özellikle halkın avam kısmı ile sohbet meşguliyetini terk etmek. Meşguliyet nefsi temizlemek, ahlakı güzelleştirmek ve kalbi şöhret sebeplerinden sakındırarak fıtrat üzere olmasını sağlamaktır. Çünkü şöhret afettir. Elinden geldiğince arkadaşlarını azalt. Onların zararının az olması kaybedeceğin değerin olan vaktini almamalarıdır. Sana bunlar ulaşabileceğin azizlik ve şeref veremezler. Gayesi ve nihayeti yoktur. O vaktinden bir zerre kadar kaybolsa ihtilafsız kaybolur. Aksine meliklerin tamamı toplansa hazinelerin harcasalar ve çalışmalarını askerleri ile ortaya koysalar kaybolan zerre vakit için ibadet edemezler. Bu değerli vaktini fasit ezgilerle ve şeytani hevesle harcayarak zayi etme. Sevilen her hatanın başı bu pisliklerle yalan ve geçici isteklerle nefsini ters yüz etme. İzzeti Mevla'nın hizmetinde talep eyle. Dünya ehlinin ve dünyanın izzetini talep etme. Böyle yaparsan dünyadan bir şey elde edemezsin. Belki ömür boyu herkes gibi zillete düşer fakirlikten kurtulamazsın. Allahtan başkasına ihtiyaç duymadan dünya işlerinde Rabbine güvenerek tevekkül eyle. Allah seni bağışlar. Hadisi kutside alçak dünyaya
اخدمى من خدمنى واتعبى من خدمك
''Bana hizmet edene sende hizmet eyle. Sana hizmet edeni kendine köle eyle.'' Denilir.
Bu görülebilen tecrübelerdendir. Nebi s.a.s. buyurdu:
اعمل الدنيا بقدر مقامك فيها واعمل الاخرة بقدر بقائك فيها
''Dünyaya kalacağın kadar çalış. Ahirete de bakı kalacağın kadar çalış.''
واعمل الله تعالى بقدر حاجتك اليه واعمل للنار بقدر صبرك عليها
Muhtaç olduğun kadar Allaha çalış. Sabrede bileceğin kadar ateş için çalış. Hadisi şerifte buyurulur.
كفاية لاهل النصيحة
Ehline nasihat yeterlidir. Şöylede denebilir. Evvelkilerin ve sonrakilerin ilimlerinin özüdür. Enbiyaların ve Mürsellerin ilminin neticesidir. Dilediğin kadar yaşa muhakkak öleceksin. İstediğin kadar sev sonunda ayrılacaksın. Dilediğin kadar çalış onun ile karşılaşacaksın. Salih bakı olanları kaybolup yok olacaklara feda etme. Aşağıda olan basit şeyleri hayırlı olanlar ile değiştirenlerden olma. Çünkü bunların hepsi Allah indinde sivrisineğin kanadına denk değildir. Allahu Teâlâ'nın şu ayetini düşün. Şöyle buyurur:
مَا عِنْدَكُمْ يَنْفَدُ وَمَا عِنْدَ اللّٰهِ بَاقٍ
Nahil Suresi 16.96 - Sizin yanınızdaki tükenir, Allah katında olan ise kalıcıdır. Kabrinde senin ile beraber olacak şeyleri kazanmada Dünyanın enkazına karşı nefsine muhalefet eyle. Bu seni kendilerine nimet verilecek arkadaş olmaya ulaştırır. Dünya ehlinden cumhurun heva-hevesine, onlarla beraber olmaktan sakın. Onların mavili ve çiçekli arkadaşlıklarına muhalif ol. Onlara iştirak edenlerden kurtulan var mı? Çünkü çoğunluğun pisliğinde hayır yoktur. Onların gururundan akıllı olan sakinleşebilir mi? Onların elinde şişmanlaşır. Dünyanın azizliği zelilliktir. Onun zelilliği azizliktir. Onun nimetleri nefrettir. Onun nefreti nimettir. İmtihan ve sıkıntı yurdudur. Evveli zafiyet ve yorgunluk, sonu ise ölüm ve kabirdir. İhsanı zorluk ile haramdır. Sevinci hüzün ile uykudur. Mahlûkat ile iyi geçim üzere, rahmet, müsamaha, dostça ve şefkatli ol. Zülüm ve kötülük edeni af ve ihsan eyle. İmkânlar nispetinde alçak gönüllü, yumuşak, kibar, kızgınlığına ve öfkesine engel ol. Allaahu Tealanın Habibi Nebi s.a.s. olan şu buyruğunu düşün:
فَبِمَا رَحْمَةٍ مِنَ اللّٰهِ لِنْتَ لَهُمْ وَلَوْ كُنْتَ فَظًّا غَلٖيظَ الْقَلْبِ لَانْفَضُّوا مِنْ حَوْلِكَ فَاعْفُ عَنْهُمْ وَاسْتَغْفِرْ لَهُمْ وَشَاوِرْهُمْ فِى الْاَمْرِ فَاِذَا عَزَمْتَ فَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِ اِنَّ اللّٰهَ يُحِبُّ الْمُتَوَكِّلٖينَ
Al-i İmran 3.159 - Allah'ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen onları affet. Onlar için Allah'tan bağışlama dile. İş konusunda onlarla müşavere et. Bir kere de karar verip azmettin mi, artık Allah'a tevekkül et, (ona dayanıp güven). Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever. Allahu Teala Nebisini sahabeye olan yumuşaklığını nasıl methediyor. Peygamberimizin ashabına olan rahmeti nasıl oldu. Sahabenin Peygamberimizin etrafında toplanmalarına sebep olduğuna nasıl işaret ediyor. Peygamberimizin huzurunda tefrikaya düşmediler. Mal, nefis ve sempatisi ashabın ihtiyaçlarını yerine getirdi. Peygamberimiz şöyle buyurur:
افضل الاعمال بعد الايمان بالله التودد الى الناس
''Allaha imandan sonra en faziletli amel insanlara gösterilen sevgidir.'' Bu bapta Peygamberimizin küçük, toparlayıcı hadisi yeterlidir. O da şudur:
افضل الفضائل ان تصل من قطعك وتعطى من حرمك وتصفح عمن ظلمك''Faziletlerin en faziletli olanı senden alakayı kesene alaka kurman, seni mahrum edene vermen ve sana zulmedeni bağışlamandır. Başka bir rivayette ise:
وتحسن من اساء اليك وليكن صحبتك مع الصلحاء سيما فقرائهم وعليك التأدب بادابهم والانجذاب من حالاتهم وسيرتهم وتوقير فرجهم وتكثيرقضاء حاجاتهم
''Sana kötülük yapana iyilik yapmandır. Sohbetin Salihlerle beraber genellikle de fakirleri ile olsun. Onların edepleri ile edeplenmen, hallerini ve gidişatlarını cezbetmen namuslarını koruman ve ihtiyaçlarını giderip temin etmen gerekir. Bilki en büyük hikmet ve en fazla gaye Adem aleyhisselamın balçığından ibadetle sınırlıdır. Burada ittifakın faziletliler arasında en efdal olanı Kur'an okumaktır. Genellikle namazlara Kur'an okumaktır. Husussen teheccütte Kur'an okumaktır. K. Kerimde efdal olanlar ise Allahu Tealanın zikri ile ilgili ayetlerdir. Çünkü bunlar hatırlatması miktarıncadır. Allaha ibadette en efdal ibadetlerde başa baş Allah ile beraber olmanın devamında Allaha ulaşmada çalışabildiğin kadar çalış. Allaha ulaşmak en yüce maksat, en parlak arzudur. Son sözümüzde la ilahe illellah Muhammedun Resulullah s.a.s. ile bizi rızıklandır. Ve muvaffak eyle. Cömert oldu. Mübarek oldu. Şefkatli oldu. Ona merhamet eylesin. Hane halkına da merhamet eylesin. TAMAMLANDI. El-Hakır el-Fakır Gafur olan Rabbinin rahmetine muhtaç. Ey Allahım O nu Anasını, Babasını ve Hocasını affeyle . KALAFAT ZADE diye bilinir.
بسم الله الرحمن الرحيم
الحمد لله الذى انبت درجة العلم فى صدور العلماء وجعل ثمارها انوار احكام الشريعة الغراء والصلاة والسلام على سيدنا ورسولنا الذى ورثهم وبعض الانبياء شبههم وعلى اله وصحبه مع الذين اتبعوهم ونهجوا مناهجهم وسلكوا سبلهم
Hamd; İlmin derecesini alimlerin gönüllerine tohum gibi eken, meyvesini şeriat-ı garranın ahkamının nurları yaratan Allaha aittir. Salat-u selam Efendimiz ve Resulümüz ki alimleri varis (mirasçi) eyleyen ve bazı alimleri onlara benzetene aittir. Ve yine aline (hane halkına) onlara tabi olan metodları ile tavır alan onların yollarında yürüyen sahabelerine de olsun. Besmeleden hamt etmekten ve salat-u selamdan sonra. Gani ve kadir olan Rabbine muhtaç, acizliğini ve kusurunu itiraf eden Âlim el-Fad
bizatihi şerefli ve sevimli olduğuna delildir. Cahillik ise bizatihi noksanlıktır. Bu ümmet dini dayanağı desteklemeyi sürdürerek her tarafı doldurdu. O destekleme dindir. Bu destekleme olmasaydı dileyen dilediğini söylerdi. Bundan kaçınmak aklı ve nakli ilimleri elde etmek için ömrünün uzun bölümünü burada harcardı. Zamanın önemli bölümlerinde hazır bulundu. Ve o zamanlarda daha vefalı nasiplere (alim, fazıl ve kamil yazar, ilimleri anlayışta engin deniz olan Ahmet Hulusi b. Hacı Zekeriya Kara Hasan zade Mapavrili olarak bilinene) ulaştı. Allah onu sevdiklerine ve razı olduklarına fakıh eyledi. Sonunu evvelinden daha iyi eyledi. Ve bu değerli meclislerde hazır bulunanlardandı. Bazı kitapların tedrisine riayet ederdi. Bu tedrisattan irşadın irşadı meydana geldi. Allah ona feyzini artırsın. Sonra benden icazet istedi. Çünkü O adet hasebince icazet alma müddetine daha vefalıydı. Örfe göre fenni kitaplardan alınması gerekeni alarak tamamladı. Kendi zannınca icazet almaya ehil olduğunu ben de bu zannını güzel buldum. Şayet icazet verilmeye ehil isem lütfen bana icazet verir misiniz? Nazari olsun ameli olsun aklı olsun nakli olsun hadis olsun tefsir olsun usul olsun füru olsun rivayet edilmesinde beis olmayan bütün ilimlerden ben de ona icazet verdim. Şu bir gerçektir ki.ışık saçmak onu yaymak bunu yaparken tek olmak buna sahip olmak sıkıntılı zamanlarda mantıklı ve anlayışlı olmakdır. Bu şuna benzer.
يَكَادُ زَيْتُهَا يُضٖیءُ وَلَوْ لَمْ تَمْسَسْهُ نَارٌ نُورٌ عَلٰى نُورٍ
Nur suresi 24.35 ''Bu ağacın yağı, ateş dokunmasa bile neredeyse aydınlatacak (kadar berrak)tır. Nur üstüne nurdur.'' Allah güneşi daimi yarattı. Ben şer'i ilimleri edebi, aklı, nakli ve fenni ilimleri el-Fazil el-Kamil hepsinin hocası el-Hac Mahtef b. Ali el-Hilmi Malik diye bilinenden almıştım. Allah ona fazlasıyla iyilik eylesin. O da icazetini Hafız Zade diye bilinen el-Hac İsmail Efendi b. Mahtefden almıştı. O da icazetini Hafız İvazzade diye bilinen Abdurrahman b. Mahtef'den almıştı. O da icazetini Hasan Efendizade diye bilinen Yahya b. Ahmet'ten almıştı. O da icazetini büyük imamlardan almıştı. İlim tahsilinde sağlam ve güzel yürüyüşlere bindi. Derslerinin meclislerine hazır bulundu. O meclislerden bazısı hayatının sebebi ruhani ve cismani kemali el-Alim el-Amil el-Fadıl el-Kamil babası Ahmet b. Hasandır. Kadı köyünde ikamet eden ve orada doğdu. Allah onu karar ve dilediği yurduna ulaştırsın. O da icazetini el-Kamil el-Mükemmel her şeyin üstadı Konyalı Kara Halil'den aldı. O da aynı şekilde icazetini eş-Şeyh el-Alim el-Amil ittifakla ufukların üstadı müfti'ul-Hadim diye bilinen es-Seyit Muhammet el-Hadimden icazet aldı. Eş-Şeyh el-Allame, çok anlayışlı Allah yolunda olan, akıl ve nakıl terazisini adaletle kullanan üstadımız, kendisine ihtiyaç duyduğumuz ve Efendimiz eş-Şeyh es-Seyit Halil b. İbrahim el-Feriri de icazet aldıklarındandır. O da icazetini es-Seyit Muhammet Nesim b. Ahmet el-Hadimi ve es-Seyit Abdullah el-Hadimi ve Onun kardeşi es-Seyit Muhammet Emin el-Hadimi den aldı. O da icazetini Müfti el-Hadim diye bilinen es-Seyit Muhammet el-Hadimi den aldı. O da icazetini çeşmeci zade diye bilinen alimlerin başkanı ve faziletlilerin hulasası eş-Şeyh Muhammet el-Berveri den aldı. Allah ona dünyada ve ahirette ziyade eylesin.
O icazetini Müfti el-Hadim el-Fadil den aldı. Onlar el-Alim, el-Fadil, el-Kamil üstadımız ve Şehimiz -O Allahtan başkasına muhtaç değildir- İbrahim b. Veliyu'd-Din el-Hamedidir. Ebedi keremi ile Allahu Teala ona ikram eylesin. Bana bu el-Fadil el-Alim el-Amil ve mükemmel Nafiz icazet verdi. O da icazeti et-Tahrir el-Mezkür eş-Şeyh es-Seyit etel-Halil b. İbrahim et-Terbevi senedi ile el-Fadil diye bilinen müfti el-Hadime kadar ulaşandan aldı. Onlar icazeti el-Fadil el-Muhakkik ve el-Kamil el-müdekkik Muhammet Emin b. Osman b. Mahtef ez-Zaferaniden aldı. Oda icazeti babası el-Fadil el-Kamil Osman b. Mahtefez-Zaferaniden aldı. O icazetini Akhısarlı Halilden aldı. Bu silsile eş-Şeyh er-Reis Ebi Ali el-Hüseyin b. Abdullah b. Linesinaya kadar ulaşır. O da aynı şekilde icazetini eş-Şeyh el-Allame, çok anlayışlı Allah yolunda olan, akıl ve nakıl terazisini adaletle kullanan furu' ve usulda rütbe işareti ile çare olan hakkında sadık, hiçbir fen bilimi yok ki o orada tek olmasın, hiçbir ilim olmasın ki o orada ışık olasın, makbul tasnıfat ve rağbet edilen te'lif sahibi, ittifakla muhakkik ve müdekkik muvaffakıyetle herkesin üstadı eş-Şeyh İsmail b. Şeyhi Mahtef b. Şeyh Mahmut el-Kelbiden aldı. Allah ona ilimde ve gayib aleminde ona iyilik ve ziyadelik ikram eylesin. O icazetini Müftü zade olarak bilinen Efendimiz Muhammet b. Yusuf den aldı. Senedi şimdi zikredeceğim şekilde nihayet bulur. O ayni şekilde icazetini Şeyhu'l-İmam el-Alleme ve el-Humam efdalu'l-Muhakkıkın ve usvetu'l-Mudakkıkın eş-Şeyh Muhammet b. Eş-Şeyh Yusuf Antakı –Müftü zade olarak bilinir- den aldı. Allah ona ebedi sonsuzluk keremi ile ikram eylesin. O icazetini Müftü el-Hadimi olarak bilinen eş-Şeyh el-Alim, el-Fadil el-Kamil es-Seyit Muhammet el-Hadimi den aldı. O da icazetini babası eş-Şeyh el-Fadıl el-Kamil Mahtef el-Hadimi den aldı. O da Muhammet b. Ahmet et-Tarsusi den oda Muhammet b. Ali el-Kamil den icazet aldı. Bu silsile es-Seyit eş-Şerife kadar ulaşır. O da aynı şekilde icazetini Efendimiz es-Seyit el-Hadim Ahmet b. Abdurrahman b. Abdullah Nevşehirliden aldı. Bu Çeli zade olarak bilinir. O da icazetini babasından aldı. O da Muhammet el-Fadil dan aldı. Bu Saçaklı zade olarak bilinir. Bu senedi ile el-Muhakkik Sadettin et-Taftazanıya ulaşır. O da icazetini aynı şekilde babasından el-Fadıl Yusuf b. İsmail b. Abdullatıf Antakya müftüsünden aldı. O da icazetini Abdurrezzak Antakiden(Antakyalı) ve el-Hüseyinden aldı. Cisir zade olarak bilinir. Ve eş-Şeyh Muhammet el-Yemanı den aldı. El-Yemani icazetini Abdulhay dan aldı. Bu silsile Muhammet b. Hüseyin el-Şeybaniye oradan da İmam el-Azam Numan b. Sabit Ebi Hanifeye ulaşır. O da icazetini ayni şekilde Yusuf Efendi zade diye bilinen el-Buhari ve el-Müslim'in şarihlerinden aldı. Bu silsile senedi ile Ebi Hanifeye Hammad b. Süleymana ona da İbrahim b. Yezid en-Neha'den O na da İlkime den O na da Abdullah b. Mes'ud r.a. dan ulaştı. O icazetini şerefli, kerem sahibi ve mübarek Nebi s.a.s. den aldı. O icazetini Cebrail a.s. dan aldı. O da icazetini aziz celil ve teşbihten ve noksandan mübarek olan Allahu Teala dan aldı. Onun icazeti ve senedi tefsirden, hadisten, fıkıhtan, hakikatten ve yüksek Nakşibendi tarikatından aldı. Bazılar; el-Fadil el-Kamil el-Mükemmel Mevlana Muhammet Şerif torunu eş-Şeyh Muhammet Ömer el-Izzı el-Amiri Şam'da Şafii müftüsünden aldı. O da icazetini Şeyhi es-Seyit Muhammet Şakir'den aldı. O da icazetini Şeyhinden eş-Şeyh Ahmet b. El-Attar'dan aldı. O da icazetini eş-Şeyh İsmail el-Aclevaniden aldı. O da ayni şekilde yüce nakşıbendi tarikati icazetini el-Ömer el-Veli es-Salih eş-Şeyh Ömer eş-Şeybaniden aldı. O da icazetini eş-Şeyh en-Nablusıden aldı. Ancak eş-Şeyh İsmail el-Acluninin senedi buna benzeri şekilde zikredilmiştir. Ancak bazı senetlerini müelliflere varıncaya kadarını vasiyet sona erdikten sonra yazdım. Bu silsilede toplanması uzun olur korkusu ile terk ettim. Bu isnadın tamamıdır. *** El-Fakır el-Hakır ilallah (Rabbine muhtaç alçak gönüllü, gönlü zengin) Mehmet Sabri b. Ali Kalafatzade Allah onu ve anasını ve babasını resullerin efendisi hürmetine bağışlasın. AMİN.
Tercüme eden İbrahim SIRMALI
Emekli Müftü
