İbrahim Sırmalı


Mekke ve Mescidi Haramın Faziletleri

  Emekli Müftü - muftu.ibrahim@gmail.com


Şehirler Anasıdır ve diğer tüm şehirler ona tabidir. Allah onun büyüklüğünü belirterek şöyle buyurmuştur: 

لَا اُقْسِمُ بِهٰذَا الْبَلَدِ

Beled suresi 90.1 Şu kente (Mekke’ye) yemin olsun!

Ve bu yeminle ona güvenli şehir adını vererek şöyle buyurmuştur: 

وَهٰذَا الْبَلَدِ الْاَمٖينِ

Tin suresi 95.3 Bu güvenli şehre (Mekke'ye) andolsun ki,

Mescidi mescitlerin en şereflisidir. Ve yeryüzünde kurulan ilk yurdudur, mübarektir ve insanlar için bir hidayettir. 

“Şüphesiz ki, insanlar için kurulan ilk yurdu Mekke’deki mescittir - mübarektir ve âlemler için bir hidayettir.” 

Ebu Zer -Allah ondan razı olsun- dedi ki: Ey Allah’ın Resulü! Yeryüzünde ilk kurulan mescit hangisidir? Şöyle buyurdu: “Kutsal Mescid.” Ben dedim ki: Sonra hangisi? Şöyle buyurdu: “En Uzak Mescid. Mescid-i Aksa” (İslam’da ittifak edilmiştir)

Birinci hutbe:

Hamd olsun Allah'a. O'na hamd ederiz, O'ndan yardım dileriz ve O'ndan bağışlanma isteriz. Nefsimizin şerrinden ve amellerimizin şerrinden Allah'a sığınırız. Allah kimi hidayete erdirirse, kimse onu saptıramaz; Allah kimi saptırırsa, kimse onu hidayete erdiremez. 

Şahitlik ederim ki, Allah'tan başka ilah yoktur. O tektir, ortağı yoktur. Şahitlik ederim ki, Peygamberimiz Muhammed O'nun kulu ve elçisidir. Allah'ın salat ve selamı ona, ailesine ve sahabelerine olsun.

Şimdi, ey Allah'ın kulları! Allah'tan hakkıyla korkun ve İslam'ın en sağlam bağına sımsıkı sarılın.

Ey Müslümanlar! Allah tek yaratıcıdır. Her şeyin rızık vericisidir. Ve her şeyi seçendir. O'nun seçimi, Rabliğinin, birliğinin ve hikmetinin, bilgisinin ve gücünün mükemmelliğinin bir kanıtıdır. Allah cc, sonsuz hikmetiyle yerleri, varlıkları, amelleri, ayları, geceleri ve günleri birbirinden ayırmıştır.

Yaratılmışların en hayırlısı Muhammed'dir. - Allah'ın salat ve selamı ona olsun. - Ve amellerin en hayırlısı Allah'ın birliği ve yalnızca O'na ibadet etmektir. 

Ayların en şereflisi Ramazan ayıdır. Gecelerin en kıymetlisi Kadir Gecesi'dir. Günlerin en hayırlısı Kurban Bayramı'dır. Allah katında en hayırlı ve en sevgili yer ise Mekke'dir. 

Peygamberimiz - Allah'ın salat ve selamı ona olsun - şöyle buyurmuştur:

 قال - عليه الصلاة والسلام -: «واللَّهِ إنَّكِ لخيرُ أرضِ اللَّهِ وأحبُّ أرضِ اللَّهِ إلى الله، ولولا أنِّي أُخرِجتُ منكِ ما خَرجتُ» (رواه أحمد).

"Ey Mekke Allah'a yemin ederim ki, sen Allah'ın yerlerinin en hayırlısı ve Allah katında en sevgilisisiniz. Sizden (Mekkeden) kovulmasaydım, buradan ayrılmazdım." (Hadisi İmam Ahmed rivayet etti.)

O Mekke, bütün şehirlerin anasıdır. Ve diğer tüm şehirler ona tabidir. Allah onun büyüklüğünü belirterek şöyle yemin etmiştir:

لَا اُقْسِمُ بِهٰذَا الْبَلَدِ

Beled suresi 90.1 Şu kente (Mekke’ye) yemin olsun!

Ve yeminle birlikte, şehri güvenli şehir olarak adlandırdı ve şöyle buyurdu:

وَهٰذَا الْبَلَدِ الْاَمٖينِ

Tin suresi 95.3 Bu güvenli şehre (Mekke'ye) andolsun ki,

Bu Mekke şehrinin camisi, camilerin en şereflisidir. Ve insanlara bereket ve yol göstermek amacıyla yeryüzünde inşa edilen ilk evdir. Betullahtır. 

       Allah Teala şöyle buyurdu:

اِنَّ اَوَّلَ بَيْتٍ وُضِعَ لِلنَّاسِ لَلَّذٖى بِبَكَّةَ مُبَارَكًا وَهُدًى لِلْعَالَمٖينَ

Al-i İmran suresi 3.96 Şüphesiz, insanlar için kurulan ilk ibadet evi, elbette Mekke'de, âlemlere rahmet ve hidayet kaynağı olarak kurulan Kâ'be'dir.

Hz. Ebu Zer -Allah ondan razı olsun- şöyle dedi: 

 قال أبو ذرٍّ - رضي الله عنه -: يا رسول الله! أيُّ مسجدٍ وُضِعَ في الأرضِ أوَّل؟ قال: «المسجدُ الحرام»، قال: قُلتُ: ثم أيٌّ؟ قال: «المسجدُ الأقصَى» (متفقٌ عليه).

Ey Allah'ın Resulü! Yeryüzünde ilk hangi mescit inşa edilmiştir? O şöyle buyurdu: "Mescidi Haram." Devam ederek ben dedim ki: "Sonra hangisi?" Hz. Peygamber şöyle buyurdu: "En Uzak Mescid. Mescid-i Aksa." 

(Hadis ittifak ile kabul edildi.)

Allah cc, Hz. İbrahim'e orada Mekkede bir mescit inşa etmesi için yol gösterdi. Rehberlik etti.

       Allah Teala şöyle buyurdu:

وَاِذْ بَوَّاْنَا لِاِبْرٰهٖيمَ مَكَانَ الْبَيْتِ اَنْ لَا تُشْرِكْ بٖى شَيْپًا وَطَهِّرْ بَيْتِىَ لِلطَّائِفٖينَ وَالْقَائِمٖينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ

Hacc suresi 22.26 Hani biz İbrahim'e, Kâbe'nin yerini, "Bana hiçbir şeyi ortak koşma; evimi, tavaf edenler, namaz kılanlar, rükû ve secde edenler için temizle" diye belirlemiştik.

Böylece Hz. İbrahim, Kâbe’yi oğlu Hz. İsmail ile birlikte büyüttü ve insanların kalplerinin Mekke'ye olan sevgisi ve oraya gelmekten duydukları sevinç için şöyle dua etti.

Allah Teala şöyle buyurdu:

رَبَّنَا اِنّٖى اَسْكَنْتُ مِنْ ذُرِّيَّتٖى بِوَادٍ غَيْرِ ذٖى زَرْعٍ عِنْدَ بَيْتِكَ الْمُحَرَّمِ رَبَّنَا لِيُقٖيمُوا الصَّلٰوةَ فَاجْعَلْ اَفْپِدَةً مِنَ النَّاسِ تَهْوٖى اِلَيْهِمْ وَارْزُقْهُمْ مِنَ الثَّمَرَاتِ لَعَلَّهُمْ يَشْكُرُونَ

İbrahim suresi 14.37 "Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kâbe'nin) yanında ekin bitmez bir vadiye yerleştirdim. Rabbimiz! Namazı dosdoğru kılmaları için (böyle yaptım). Sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meylettir, onları ürünlerden rızıklandır, umulur ki şükrederler."

Allah cc Kâbe’yi, en şerefli elçisi için seçti. Peygamberimiz -Allah'ın salat ve selamı ona olsun- orada Mekke’de doğdu. Orada büyüdü. Oradan gönderildi. Ve vahiy ile Kur'an ona orada inmeye başladı. 

Ve Hz. Peygamber -Allah'ın salat ve selamı ona olsun- elli yıldan fazla Mekke’de yaşadı. Ve oradan tebliğ islamı yaymak başlatıldı. Ve Mekke’de, peygamberlerden sonra gelen en hayırlı insanlar, yani Sahabeler yetişti. Ve Hz. Peygamber -Allah'ın salat ve selamı ona olsun- Mekke’den Mescid-i Aksa'ya gece yolculuğuna çıkarıldı.

       Allah'ın Elçisi, Allah ona salât ve selam versin, Mekke’yi çok sevmiş ve terk etmek zorunda kalmıştır. Medine'ye vardığında şöyle dua ederdi:

أحبَّها رسول الله - صلى الله عليه وسلم -، حبًّا جَمًّا وأُخرِجَ منها مُكرَهًا، ولما نَزلَ المدينةِ كان يدعو: «اللهمَّ حَبِّبْ إلينَا المدينةَ كما حَبَّبتَ مكةَ أو أَشَدَّ»؛ متفقٌ عليه.

"Ey Allah'ım, Medine'yi bize Mekke'yi sevdiğin kadar, hatta daha da çok sevdir." (Hadis ittifakla kabul edilmiştir).

Mekke güvenli bir ülkedir. Hz. İbrahim, ülkenin güvenliği için dua ederek şunları söyledi:

       Allah Teala şöyle buyurdu:

وَاِذْ قَالَ اِبْرٰهٖيمُ رَبِّ اجْعَلْ هٰذَا بَلَدًا اٰمِنًا وَارْزُقْ اَهْلَهُ مِنَ الثَّمَرَاتِ مَنْ اٰمَنَ مِنْهُمْ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ قَالَ وَمَنْ كَفَرَ فَاُمَتِّعُهُ قَلٖيلًا ثُمَّ اَضْطَرُّهُ اِلٰى عَذَابِ النَّارِ وَبِئْسَ الْمَصٖيرُ

Bakara suresi 2.126 Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah da, "İnkâr edeni bile az bir süre, (bu geçici kısa hayatta) rızıklandırır; sonra onu cehennem azabına girmek zorunda bırakırım. Ne kötü varılacak yerdir orası!" demişti.

Allah cc da lütfunu ifade ederek şöyle buyurdu:

اَوَلَمْ يَرَوْا اَنَّا جَعَلْنَا حَرَمًا اٰمِنًا وَيُتَخَطَّفُ النَّاسُ مِنْ حَوْلِهِمْ اَفَبِالْبَاطِلِ يُؤْمِنُونَ وَبِنِعْمَةِ اللّٰهِ يَكْفُرُونَ

Ankebut suresi 29.67 Çevrelerindeki insanlar kapılıp götürülürken, bizim, onların yurtlarını saygın ve güvenlikli bir yer kıldığımızı görmediler mi? Onlar hâlâ batıla inanıyorlar da Allah'ın nimetini inkâr mı ediyorlar?

İmam Kurtubi -Allah ona rahmet etsin- şöyle buyurmuştur: "Mekke her zaman zalimlerden, depremlerden ve bu topraklara isabet eden diğer tüm felaketlerden korunmuş, güvenli bir sığınak olmuştur."

Mekke’de Mescidi Harama giren herkes kendini güvende ve huzurlu hisseder. 

Yüce Allah şöyle buyurmuştur:

فٖيهِ اٰيَاتٌ بَيِّنَاتٌ مَقَامُ اِبْرٰهٖيمَ وَمَنْ دَخَلَهُ كَانَ اٰمِنًا وَلِلّٰهِ عَلَى النَّاسِ حِجُّ الْبَيْتِ مَنِ اسْتَطَاعَ اِلَيْهِ سَبٖيلًا وَمَنْ كَفَرَ فَاِنَّ اللّٰهَ غَنِىٌّ عَنِ الْعَالَمٖينَ

Al-i İmran suresi 3.97 Onda apaçık deliller, Makam-ı İbrahim vardır. Oraya kim girerse, güven içinde olur. Yolculuğuna gücü yetenlerin haccetmesi, Allah'ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse (bu hakkı tanınmazsa), şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağnidir. (Kimseye muhtaç değildir, her şey O'na muhtaçtır.)

Allah cc, gökleri ve yeri yarattığı günden beri Mekke'yi kutsal haram yer kılmıştır. 

Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sallam) şöyle buyurmuştur: 

قال - عليه الصلاة والسلام -: «إنَّ اللهَ حرَّم مكةَ يومَ خلق السمواتِ والأرضَ, فهي حرامٌ بحرام اللهِ إلى يومِ القيامةِ»(رواه البخاري).

 “Allah, gökleri ve yeri yarattığı gün Mekke'yi kutsal haram yer kılmıştır. Ve kıyamet gününe kadar Allah'ın takdiriyle kutsal haram yer kalacaktır.” (Buhari rivayet etmiştir)

İbrahim -aleyhisselam- halkına Mekke’nin kutsallığını haram oluşunu gösterdi ortaya koydu.

Hz. Peygamber -aleyhisselam- şöyle buyurdu:

قال - عليه الصلاة والسلام -: «إنَّ إِبراهيمَ حرَّم مكّةَ» (متفقٌ عليه).

"Şüphesiz İbrahim Mekke'yi kutsal kıldı haram eyledi." (Hadis ittifak ile kabul edilmiştir.)

Peygamberimiz -salât ve selam olsun- Mekkeye büyük değer verirdi. 

وكان نبيُّنا - صلى الله عليه وسلم - مُعظِّمًا لها، قال يومَ الحديبية: «والذي نفسي بيدِه؛ لا يسألُوني خُطَّةً يُعظِّمُون فيها حُرُمات الله إلا أعطيتُهم إياها»(رواه البخاري).

Hudeybiye günü şöyle buyurmuştur: "Canım elinde olan Allah'a yemin ederim ki, Allah'ın haramlarına kutsal şeylerine (Mekke’ye) saygı gösterecek bir plan istemezlerse, onlara onu mutlaka veririm." (Hadisi İmam Buhari rivayet etmiştir).

Mekke’nin haramlarından kutsallıklarından biri de, orada haksız yere kan dökmenin diğer yerlere göre daha çok yasaklanmış olmasıdır.

Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sallam) şöyle buyurmuştur: 

 قال - عليه الصلاة والسلام -: «لا يحِلُّ لامرئٍ يُؤمِنُ بالله واليوم الآخرِ أن يسفِكَ بها دمًا» (متفقٌ عليه).

"Allah'a ve ahiret gününe iman eden bir kimsenin orada kan dökmesi helal değildir" (Hadis ittifak ile kabul edilmiştir).

       Mekke halkı Mekke’de silah taşınarak korkutulmaz. 

Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sallam) şöyle buyurmuştur:

 قال - عليه الصلاة والسلام -: «لا يَحِلُّ لِأَحَدِكُم أنْ يَحْمِلَ بِمكةَ السلاحَ»(رواه مسلم).

"Mekke'de hiçbirinizin silah taşıması helal değildir." 

(Hadisi İmam Müslim rivayet etmiştir)

Mekke’de hayvanlar açık alanda, Allah'ın lütfuyla korunarak güvendedir. Kuşlar gökyüzünde özgürce süzülür. Ağaçları güven içinde gelişir ve kesilmez. Ve diğer ülkelerdeki gibi kayıp eşyalar alınmaz.

Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sallam) şöyle buyurmuştur:

 قال - عليه الصلاة والسلام -: «لا يُختَلى خَلاها، ولا يُعضَدُ شجرُها، ولا يُنَفَّرُ صيدُها، ولا تُلتَقَطُ لُقَطَتُها إلا لمُعَرِّفٍ» (متفقٌ عليه).

 “Mekke’nin bitki örtüsü kesilmemeli, ağaçları devrilmemeli, av hayvanları rahatsız edilmemeli ve kayıp eşyalar, ancak birisi haber verirse alınmalıdır.” (Hadis ittifak ile kabul edilmiştir.)

       Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sallam), paranın, şerefin ve kanın kutsallığını haramlığını, Allah katındaki yüksek mertebelerinden dolayı, kanın kutsallığına benzeterek şöyle buyurmuştur: 

شبّه - عليه الصلاة والسلام - حُرمةَ الأموالِ والأعراضِ والدماءِ بحُرمَتها، لعلوِّ منزلَتِها عند الله، فقال: «إنَّ دماءَكم وأموالَكم وأعراضَكم عليكم حرامٌ كحُرمةِ يومِكم هذا، في بلدِكم هذا، في شهرِكم هذا» (متفقٌ عليه).

 “Kanınız, paranız ve şerefiniz sizin için kutsaldır. Tıpkı bugününüzün, bu şehrinizin, bu ayınızın kutsal olduğu gibi.” 

(Hadis ittifak ile kabul edilmiştir.)

Kim bunda Mekke’de kötülük niyetinde bulunursa, Allah onu cezalandıracaktır. (Allah'ın şanı yücedir). Şöyle buyurmuştur:

اِنَّ الَّذٖينَ كَفَرُوا وَيَصُدُّونَ عَنْ سَبٖيلِ اللّٰهِ وَالْمَسْجِدِ الْحَرَامِ الَّذٖى جَعَلْنَاهُ لِلنَّاسِ سَوَاءً الْعَاكِفُ فٖيهِ وَالْبَادِ وَمَنْ يُرِدْ فٖيهِ بِاِلْحَادٍ بِظُلْمٍ نُذِقْهُ مِنْ عَذَابٍ اَلٖيمٍ

Hac suresi22.25 İnkâr edenler ile Allah'ın yolundan ve içinde, yerli, misafir bütün insanları eşit kıldığımız Mescid-i Haram'dan alıkoyanlar (azabı hak etmişlerdir.) Kim de orada zulmederek haktan sapmak isterse, biz ona elem dolu bir azaptan tattıracağız.

İbn Mesud (Allah ondan razı olsun) şöyle demiştir: 

قال ابنُ مسعودٍ- رضي الله عنه -: "لو أنَّ رجُلاً همَّ فيه بإلحادٍ وهو بعَدَن أبيَنَ، لأذاقَه الله عذابًا أليما".

"Bir kimse Aden-i Abyan'da iken sapkınlık işlerse, Allah ona acı bir azap tattırır."

Mekke’de zalim olan, Allah katında en nefret edilen kimsedir. 

Peygamberimiz -salât ve selam olsun- şöyle buyurmuştur:

 قال - عليه الصلاة والسلام -: «أبغضُ الناس إلى اللهِ: مُلحِدٌ في الحرمِ»(رواه البخاري).

"Allah katında en nefret edilen insan, kutsal mekânda Haremde bulunan ateisttir. Kafirdir." (İmam Buhari rivayet etmiştir).

Büyük kutsallığı nedeniyle hiçbir müşrik bu topraklara Mekke’ye ayak basamaz. 

Yüce Allah şöyle buyurmuştur:

يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا اِنَّمَا الْمُشْرِكُونَ نَجَسٌ فَلَا يَقْرَبُوا الْمَسْجِدَ الْحَرَامَ بَعْدَ عَامِهِمْ هٰذَا وَاِنْ خِفْتُمْ عَيْلَةً فَسَوْفَ يُغْنٖيكُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِهٖ اِنْ شَاءَ اِنَّ اللّٰهَ عَلٖيمٌ حَكٖيمٌ

Tevbe suresi 9.28 Ey iman edenler! Allah'a ortak koşanlar ancak bir pislikten ibarettir. Artık bu yıllarından sonra, Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan korkarsanız, Allah dilerse lütfuyla sizi zengin kılar. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Deccal, insanları hak dinlerinde ayartıp ayırmaya çalışacak, Allah'a inanmayan biridir. Bu yüzden Allah onun Mekke ve Medine'ye girmesini engelleyecektir. 

Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sallam) şöyle buyurmuştur:

 قال - عليه الصلاة والسلام -: «ليس من بلدٍ إلا سيطؤُه الدَّجَّالُ، إلا مكةَ والمدينةَ» (متفقٌ عليه).

"Deccal'in ayak basmayacağı hiçbir yer yoktur. Ancak Mekke ve Medine hariç" 

(Hadis ittifak ile kabul edilmiştir.)

       Allah cc. Mekke'yi korumuştur. Ve Mekke Allah'ın koruması altında kalmaya devam edecektir. Kim ona kötülük niyet ederse, Allah onu helak edecektir. Fil kavmi ona kötülük niyet etmişti. Allah onları bundan alıkoymuş ve kıyamet gününe kadar onları ibret kılmıştır.

حفِظَ اللهُ مكةَ، وستبقَى محفوظةً بحفظِ الله، ومن أرادَها بسُوءٍ أهلكَهُ الله، فأصحابُ الفيلِ أرادُوها بشرٍّ، فحبَسَهم الله عنها، وجعَلَهم عبرةً إلى يومِ الدين، «ويغزُو جيشٌ الكعبةَ، فإذا كانوا ببَيْدَاء من الأرض -أي: صحراء-، يخسِفُ الله بأولهم وآخرهم»(رواه البخاري).

"Bir ordu Kâbe'ye saldıracak ve çölde olduklarında, Allah onları baştan sona yerle bir edecektir." (Buhari rivayet etmiştir).

Ve Allah cc orada güvenliği sağladığı gibi, iki dağ arasında kalan, ekin ekilmeyen, her tarafı dağlarla çevrili ve kıtlığa meyilli bir vadi olmasına rağmen, halkına bolluk ve meyve verdi. 

Bu yüzden İbrahim, Allah’ın topraklara su ve ürün verdiği gibi, halkına da meyve vermesi için dua etti ve şöyle dedi:

وَاِذْ قَالَ اِبْرٰهٖيمُ رَبِّ اجْعَلْ هٰذَا بَلَدًا اٰمِنًا وَارْزُقْ اَهْلَهُ مِنَ الثَّمَرَاتِ مَنْ اٰمَنَ مِنْهُمْ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ قَالَ وَمَنْ كَفَرَ فَاُمَتِّعُهُ قَلٖيلًا ثُمَّ اَضْطَرُّهُ اِلٰى عَذَابِ النَّارِ وَبِئْسَ الْمَصٖيرُ

Bakara suresi 2.126 Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah da, "İnkâr edeni bile az bir süre, (bu geçici kısa hayatta) rızıklandırır; sonra onu cehennem azabına girmek zorunda bırakırım. Ne kötü varılacak yerdir orası!" demişti.

Allah Teala ona şöyle cevap verdi. Şöyle buyurdu:

وَقَالُوا اِنْ نَتَّبِعِ الْهُدٰى مَعَكَ نُتَخَطَّفْ مِنْ اَرْضِنَا اَوَلَمْ نُمَكِّنْ لَهُمْ حَرَمًا اٰمِنًا يُجْبٰى اِلَيْهِ ثَمَرَاتُ كُلِّ شَیْءٍ رِزْقًا مِنْ لَدُنَّا وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Kasas suresi 28.57 Onlar, "Sizinle beraber doğru yolu tutarsak, kendi yurdumuzdan koparılıp çıkarılırız" dediler. Biz onları tarafımızdan bir rızık olarak, her türlü meyve ve mahsullerin kendisinde toplandığı, saygın ve güvenlikli bir yere yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu bilmezler.

Aksine, İbrahim Rabbinden, hem içeceğine hem de yemeğine bereket vermesini dilemişti. 

Ve bu, Peygamberimizin -Allah ona salât ve selam versin- duaları arasındaydı:

وكان من دُعاء النبي - صلى الله عليه وسلم -:اللهم اجعَلْ بالمدينةِ ضِعفَي ما جعَلْتَ بمكةَ من البرَكةِ» (متفقٌ عليه).

"Ey Allah'ım, Medine'de Mekke'de verdiğin bereketin iki katını ver" 

(Hadis ittifak ile kabul edilmiştir.)

Allah cc, Mekke halkına yeryüzünde eşi benzeri olmayan bir su verdi. Ve insanlar o sudan bir damla bile özlüyorlar. Zemzem suyu mübarektir. Ve bir besindir. 

Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

قال النبي - صلى الله عليه وسلم -: «إنَّها مُبارَكةٌ، إنَّها طَعامُ طُعْمٍ»(رواه مسلم).

"O (Zemzem) mübarektir. Besleyici bir besindir." (Hadisi İmam Müslim rivayet etmiştir).

Zemzem, tüm hastalıklara şifadır. Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sallam) şöyle buyurmuştur:

 قال - عليه الصلاة والسلام -: «زَمزَمَ طعامُ طُعمٍ، وشِفاءُ سُقْمٍ»(رواه مسلم).

"Zemzemzem, besleyici bir gıda ve hastalıklara şifadır." 

(Müslim rivayet etmiştir).

Peygamber Efendimiz'in -Allah ona salât ve selam versin- göğsü bir melek tarafından yarıldı.

وصَدرُ النبي -صلى الله عليه وسلم- شقّه المَلَكُ وغسَلَه بماء زمزم.(رواه البخاري).

Ve Zemzem suyuyla yıkandı. (Hadisi İmam Buhari rivayet etmiştir)

Mekke’de Orada rızık ve güvenliğin sağlanması yalnızca Allah'a ibadeti gerektirir. 

Yüce Allah şöyle buyurmuştur:

فَلْيَعْبُدُوا رَبَّ هٰذَا الْبَيْتِ

Kureyş suresi 106.3 Onlar da bu Ev’in Rabbine kulluk etsinler.

اَلَّذٖى اَطْعَمَهُمْ مِنْ جُوعٍ وَاٰمَنَهُمْ مِنْ خَوْفٍ

Kureyş suresi 106.4 O (Allah) ki onları yedirip açlıktan kurtardı ve onları korkudan güvene kavuşturdu.

Allah cc, Mekke halkının Mescid-i Haram'a olan saygısı ve Allah'ın birliğine olan inancı sayesinde kötülükleri onlardan uzaklaştırır. 

Yüce Allah şöyle buyurmuştur:

جَعَلَ اللّٰهُ الْكَعْبَةَ الْبَيْتَ الْحَرَامَ قِيَامًا لِلنَّاسِ وَالشَّهْرَ الْحَرَامَ وَالْهَدْیَ وَالْقَلَائِدَ ذٰلِكَ لِتَعْلَمُوا اَنَّ اللّٰهَ يَعْلَمُ مَا فِى السَّمٰوَاتِ وَمَا فِى الْاَرْضِ وَاَنَّ اللّٰهَ بِكُلِّ شَیْءٍ عَلٖيمٌ

Maide suresi 5.97 Allah; Ka'be'yi, o saygıdeğer evi, haram ayı , hac kurbanını ve (bu kurbanlara takılı) gerdanlıkları insanlar(ın din ve dünyaları) için ayakta kalma (ve canlanma) sebebi kıldı. Bunlar, göklerde ve yerde ne varsa hepsini Allah'ın bildiğini ve Allah'ın (zaten) her şeyi hakkıyla bilmekte olduğunu bilmeniz içindir. 

İbn Kesir -Allah ona rahmet etsin- şöyle demiştir: "Yani, Kâbe’ye hürmet etmeleri nedeniyle kötülük onlardan Mekkelilerden uzaklaştırılmıştır."

 Mekke, mübarek bir şehirdir. Ve iyilikleri çoktur. Nimetlerinden biri de orada kılınan namazların sevabının çoğalmasıdır.

مكّةُ بلدةٌ مباركةٌ وخيرُها عَميم، ومن بركاتِها مُضاعفةُ الصلاةِ فيها، فـ «صلاةٌ في المسجدِ الحرامِ أفضلُ من مائةِ ألفِ صلاةٍ فيما سِواهُ»(رواه أحمد).

Zira "Mescid-i Haramda kılınan bir namaz, başka yerlerde kılınan yüz bin namazdan sevap olarak daha hayırlıdır" 

(Hadisi İmam Ahmed rivayet etmiştir.)

Kâbe'nin tavafı, gece veya gündüz fark etmeksizin kimsenin yapmaktan men edilmediği bir ibadettir. 

Yüce Allah şöyle buyurmuştur:

ثُمَّ لْيَقْضُوا تَفَثَهُمْ وَلْيُوفُوا نُذُورَهُمْ وَلْيَطَّوَّفُوا بِالْبَيْتِ الْعَتٖيقِ

Hacc suresi 22.29 Sonra kirlerini gidersinler, adaklarını yerine getirsinler ve Beyt-i Atik'i (Kâbe'yi) tavaf etsinler.

Bu mescidin ibadetleri Müslümanlar içindir. Bu yüzden Allah orayı ziyaret etmeyi farz kılmış ve İslam'ın rükünlerinden biri yapmıştır. Ve mescidine giden yolcuya sevap verilir. 

Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: 

قال - عليه الصلاة والسلام -: «لا تُشَدُّ الرحالُ إلَّا إلى ثلاثةِ مساجد: المسجدِ الحرامِ، ومسجد الرسول - صلى الله عليه وسلم -، ومسجدِ الأقصى» (متفقٌ عليه).

"Yolculuk ancak üç mescide yapılır: Mescid-i Haram (Mekke), Peygamber Mescidi (Medine) (s.a.v.) ve Mescid-i Aksa (Kudüs)" 

(Hadis ittifak ile kabul edilmiştir.)

Yeryüzünde Kabe dışında tavaf edilen hiçbir yer yoktur. Ve dünyada Kabe'nin Kara Taşı (Hacerul Esved) dışında öpülüp dokunulması farz olan görev olan hiçbir yer yoktur. Ve o Yemen köşesinde selamlanır.

جعلَ الله البيتَ فيها مثابةً للناسِ وأمنًا، فإليه يفِدُ الخلقُ على تعاقُبِ الأعوامِ من كلِّ فجٍّ عميقٍ، تشتَاقُ له الأرواحُ، وتحِنُّ إليه النفُوس، وإن زارُوه زادَ شوقُهم إليه. قصَدَه الأنبياء؛ فحجَّ موسى ويونُسُ ومحمدٌ - صلى الله عليه وسلم -،

Allah cc, Kabe'yi insanlar için bir sığınak ve güvenli bir yer kılmıştır. Bu yüzden insanlar her yıl dünyanın dört bir yanından oraya akın ederler. 

Ruhlar onu özler, kalpler ona hasrettir. Ve onu ziyaret ettiklerinde özlemleri daha da artar. Peygamberler orayı mesken edinmişlerdir. Musa, Yunus ve Muhammed (sallallahu aleyhi ve sallam) hac ibadetini yerine getirmişlerdir. 

Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sallam) şöyle buyurmuştur:

 قال - عليه الصلاة والسلام -: «كأني أنظرُ إلى موسى - عليه السلام - هابِطًا من الثنيَّةِ وله جُؤارٌ إلى اللهِ بالتلبيةِ، وكأنِّي أنظرُ إلى يُونسَ بن متَّى - عليه السَّلامُ - على ناقةٍ حمراءَ وهو يلبِّي»(رواه مسلم).

"Sanki Musa'nın (aleyhisselam) dağ geçidinden inip, Telbiye okuyarak Allah'a seslendiğini görüyorum. Sanki Yunus bin Matta'yı (aleyhisselam) kırmızı bir deve üzerinde Telbiye okurken görüyorum." 

(Hadisi İmam Müslim rivayet etmiştir)

Allah cc, bu Evi Betullahı şereflendirdi. Bu yüzden onu Kendisine nispet etti. Ve onu tevhidin bir meşalesi yaptı. Putlar ve putperestlik gibi buna aykırı şeylerden arındırılmasını emretti. 

Ve şöyle buyurdu:

وَاِذْ بَوَّاْنَا لِاِبْرٰهٖيمَ مَكَانَ الْبَيْتِ اَنْ لَا تُشْرِكْ بٖى شَيْپًا وَطَهِّرْ بَيْتِىَ لِلطَّائِفٖينَ وَالْقَائِمٖينَ وَالرُّكَّعِ السُّجُودِ

Hacc suresi 22.26 Hani biz İbrahim'e, Kâbe'nin yerini, "Bana hiçbir şeyi ortak koşma; evimi, tavaf edenler, namaz kılanlar, rükû ve secde edenler için temizle" diye belirlemiştik.

Hz. Allah cc, Kabeyi ziyaret etme niyetini geçmiş günahlar ve zulümler için kefaret af olarak belirlemiştir. 

Hz. Peygamber Allah'ın salat ve selamı ona olsun, şöyle buyurmuştur: 

قال - عليه الصلاة والسلام -: «مَن حجَّ هذا البيتَ، فلم يَرفُثْ ولم يَفسُقْ رجَع كما ولَدَتْه أمُّه» (متفقٌ عليه).

"Kim bu Beyt'e hac yapar ve müstehcen söz söylemez veya günah işlemezse, annesinin onu doğurduğu günkü gibi günahsız temiz olarak döner." 

(Hadisi İmam Müslim rivayet etmiştir.)

Allah cc, hac yapmayı niyet edenler için cennetten başka bir mükafat kabul etmemiştir. 

Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sallam) şöyle buyurmuştur:

 قال - عليه الصلاة والسلام -: «العمرةُ إلى العمرةِ كفَّارَةٌ لمَا بينَهمَا، والحجُّ المبرورُ ليسَ لهُ جزاءٌ إلا الجنَّةُ» (متفقٌ عليه).

"Bir umre diğerinin umre yapması, aralarındaki amellerin kefaretidir. Ve kabul edilen hacc için cennetten başka bir mükafat yoktur." 

(Hadis ittifak ile kabul edilmiştir.)

Kabe Mescidi Haram, yeryüzündeki bütün insanların namaz yönüdür. Kıblesidir. Ve her Müslüman her gün defalarca bu yöne kıbleye yönelir. 

Yüce Allah şöyle buyurmuştur:

قَدْ نَرٰى تَقَلُّبَ وَجْهِكَ فِى السَّمَاءِ فَلَنُوَلِّيَنَّكَ قِبْلَةً تَرْضٰيهَا فَوَلِّ وَجْهَكَ شَطْرَ الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ وَحَيْثُ مَا كُنْتُمْ فَوَلُّوا وُجُوهَكُمْ شَطْرَهُ وَاِنَّ الَّذٖينَ اُوتُوا الْكِتَابَ لَيَعْلَمُونَ اَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْ وَمَا اللّٰهُ بِغَافِلٍ عَمَّا يَعْمَلُونَ

Bakara suresi 2.144 (Ey Muhammed!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz. (Merak etme) elbette seni, hoşnut olacağın kıbleye çevireceğiz. (Bundan böyle), yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. (Ey Müslümanlar!) Siz de nerede olursanız olun, (namazda) yüzünüzü hep onun yönüne çevirin. Şüphesiz kendilerine kitap verilenler, bunun Rabblerinden (gelen) bir gerçek olduğunu elbette bilirler. Allah, onların yaptıklarından habersiz değildir.

Müslümanlardan kim ölürse, mezarı kendisine Kâbe’ye dönük olarak cesedi defnedilir.

Allah -şan ve sallam- onun Kabenin kutsallığını haramlığını yüceltmiştir. Bu yüzden idrar yaparken veya büyük tuvaletini yaparken kıbleye dönülmemelidir. 

Hz. Peygamber Allah’ın -salât ve selamı Ona olsun- şöyle buyurmuştur:

قال - عليه الصلاة والسلام -: «لا تستقبِلُوا القبلةَ بغائطٍ أو بولٍ، ولكن شرِّقوا أو غرِّبوا» (متفقٌ عليه).

"İdrar yaparken veya büyük tuvaletini yaparken kıbleye dönmeyin. Doğuya veya batıya dönün" (Hadis ittifak ile kabul edilmiştir).

Ve Allah'ın buyurduğu gibi, kurbanlar ve hedy kurbanları O'na getirilir. Kabede kesilir.

       Allah Teala şöyle buyurdu:

لَكُمْ فٖيهَا مَنَافِعُ اِلٰى اَجَلٍ مُسَمًّى ثُمَّ مَحِلُّهَا اِلَى الْبَيْتِ الْعَتٖيقِ

Hacc suresi 22.33 Sizin için onlarda belli bir zamana kadar birtakım yararlar vardır. Sonra da kurbanlık olarak varacakları yer Beyt-i Atik (Kâbe)'dir.

Ve bu Beytüllahta, İbrahim'in (aleyhisselam) makamı da dahil olmak üzere, onun tarafından inşa edildiğine dair açık işaretler vardır. 

Ve Allah bize orayı namaz kılma yeri olarak edinmemizi emretmiştir. Ve Allah'ın Kutsal Evi'nde Hacerü’l-Esved Kara Taş vardır;

«نزَلَ من الجنة أشدُّ بياضًا من اللبنِ فسوَّدَته خطايا بني آدم»(رواه أحمد).

"Cennetten sütten daha beyaz olarak indi. Fakat Âdem oğullarının günahları onu kararttı"

 (Hadisi İmam Ahmet rivayet etti.)

Bu taş ne fayda ne de zarar verir. Fakat sünnete uygun olarak öpülür. 

وهو حجرٌ لا ينفَعُ ولا يضُرُّ، وإنما يُقبَّلُ امتِثالاً للسُنَّة، قال عمر - رضي الله عنه -: "إنِّي أعلمُ أنك حجَرٌ لا تضُرُّ ولا تَنفَعُ، ولولا أني رأيتُ النبي - الله صلى الله عليه وسلم - يُقبِّلُك ما قبَّلتُك" (متفقٌ عليه).

Hz. Ömer -Allah ondan razı olsun- şöyle demiştir: "Biliyorum ki sen ne fayda ne de zarar veren bir taşsın. Ve eğer Peygamber'in -Allah ona salat ve selam versin- seni öptüğünü görmeseydim, seni öpmezdim." 

(Hadis ittifak ile kabul edilmiltir.)

Mescid-i Haramda, Allah'ın kutsal mekanları arasında yer alan Safa ve Merve bulunur. Bunlara saygı göstermek ve aralarında yürümek vaciptir. Allah'ın Evi'nde Beytullahta ise bolluğu, bereketi ve faydasıyla bir işaret ve ibret olan Zemzem suyu vardır.

Ve şimdi, ey Müslümanlar!

Allah'ın Evi Beytullah, yalnızca Allah'a ibadet için, hiçbir ortak koşmadan kurulmuştur. Tövbe ve Allah'a dönüş yeridir. Bu nedenle kul, Allah'a yakınlaşmak ve günahlarından arınmak için tevazu ve teslimiyet içinde Kutsal Mescid'e Beytullaha gitmelidir. 

Kulların Allah'ın Evi'ne saygı göstermeleri farzdır. Zira Allah'ın saygı gösterdiği şeye saygı göstermek bir takva biçimidir. Ve bu sayede Müslümanların dinlerinde ve dünya hayatlarında esenlikleri sağlanır.

İki Mescid-i Haram'a, hacılara, umre yapanlara ve ziyaretçilere hizmet eden kimsenin Allah katındaki sevabı büyüktür. Zira her iki mescit de bir peygamber tarafından yaptırılmış olup Allah'ın sembolleri arasındadır.

       Allah Teala şöyle buyurdu:

أعوذُ بالله من الشيطان الرجيم:

اِنَّمَا اُمِرْتُ اَنْ اَعْبُدَ رَبَّ هٰذِهِ الْبَلْدَةِ الَّذٖى حَرَّمَهَا وَلَهُ كُلُّ شَیْءٍ وَاُمِرْتُ اَنْ اَكُونَ مِنَ الْمُسْلِمٖينَ

Nemil suresi 27.91 (De ki): “Ben sadece bu kentin Rabbine ibadet etmekle emrolundum. O burayı saygı değer kıldı ve her şey O’nundur. Ve bana müslümanlardan olmam emredildi.”

       Allah bana ve size Yüce Kur'an'ı nasip etsin. Ve ayetlerinden ve hikmetli öğütlerinden bana ve size fayda versin. 

Bunu söylüyorum ve kendim, siz ve tüm Müslümanlar için her günahtan Allah'tan bağışlanma diliyorum. Öyleyse O'ndan bağışlanma dileyin. Çünkü O bağışlayandır, merhametlidir.

       İkinci hutbe:

Allah'a hamd olsun. Lütfu ve hidayeti için şükürler olsun. Şahitlik ederim ki, Allah'tan başka ilah yoktur. O tektir, yüceliğini şanlandırmada ortağı yoktur. 

Ve şahitlik ederim ki, Peygamberimiz Muhammed O'nun kulu ve elçisidir. Allah'ın salat ve selamı ona, ailesine ve sahabelerine olsun.

Ey Müslümanlar!

Mübarek ve güvenli diyarda, Müslümanlar dünyevi arzu ve hırslardan arınmış, Allah'a kulluk ve itaat içinde teslim olarak Hac ibadetini yerine getirirler. Tek tanrıcılıkla birleşmişlerdir. Ve iman kalplerini bir araya getirir. 

Tevazu ve teslimiyet içinde Allah'a itaat gösterirler. Dua ve istekle O'na muhtaç olurlar. Hem kaldıkları yerde hem de yolculukta sık sık Allah'ı anarlar.

Hac ibadetinde dersler ve öğütler vardır. Herkes Allah katında eşittir ve ölçüt takvadır. İhram hali ve insanların bir araya gelmesi, Kıyamet Günü'nü hatırlatır. 

Kabul edilen kişi, işi tamamen Allah için ve doğru olan, şirk, riyakarlık veya itaatsizlikle hiçbir ilgisi olmayan kişidir. Hac anları kıymetlidir. Ve başarılı olan, bu anları sık sık Allah'ı anarak ve salih ameller işleyerek değerlendiren kişidir.

O halde bilin ki, Allah size, açık vahiyde buyurduğu gibi, Peygamberi için dua etmenizi ve ona selam göndermenizi emretmiştir.

Allah Teala şöyle buyurdu:

اِنَّ اللّٰهَ وَمَلٰئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِىِّ يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلٖيمًا

Ahzap suresi 33.56 Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber'e salât ediyorlar.  Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selâm edin.

اللهم صلِّ وسلِّم وبارِك على نبيِّنا محمدٍ، وارضَ اللهم عن خُلفائِه الراشِدين، الذين قضَوا بالحقِّ وبه كانُوا يعدِلُون: أبي بكرٍ، وعُمر، وعُثمان، وعليٍّ، وعن سائرِ الصحابةِ أجمعين، وعنَّا معهم بجُودِك وكرمِك يا أكرم الأكرمين.

Ey Allah'ım! Peygamberimiz Muhammed'e salat, selam ve rahmet eyle. Ve ey Allah'ım! Hakikatle hüküm süren ve adaletle hareket eden, doğru yolda olan haleflerinden, Ebu Bekir, Ömer, Osman ve Ali'den, tüm Sahabelerden ve bizlerden, onlarla birlikte, lütfun ve cömertliğinle razı ol. Ey En Cömert Olan.

اللهم أعِزَّ الإسلام والمُسلمين، وأذِلَّ الشركَ والمُشرِكين، ودمِّر أعداءَ الدين، واجعَل اللهم هذا البلدَ آمنًا مُطمئنًّا رخاءً، وسائرَ بلادِ المُسلمين.

Ey Allah'ım! İslam'ı ve Müslümanları güçlendir. Şirk ve müşrikleri alçalt. Dinin düşmanlarını yok et. Bu ülkeyi ve tüm Müslüman topraklarını güvenli, emniyetli ve müreffeh kıl.

اللهم من أرادَنا أو أرادَ ديارَنا أو أرادَ المُسلمين بسُوءٍ فأشغِله في نفسِه، واجعَل كيدَه في نَحرِه، وألقِ الرُّعبَ في قلبِه يا قويُّ يا عزيز.

Ey Allah'ım! Kim bize, topraklarımıza veya Müslümanlara kötülük tasarlarsa, onu kendiyle meşgul et. Planını ona karşı çevir. Ve yüreğine korku sal, ey Kudretli, ey Yüce.

 اللهم سلِّم الحُجَّاج والمُعتمِرِين، اللهم اجعَل حَجَّهم مبرُورًا، وسَعيَهم مشكُورًا، وعمَلَهم مُتقبَّلاً يا ذا الجلال والإكرام، اللهم أصلِح لهم النيَّات والذريَّات، وأنزِل عليهم الطمأنينةَ والسَّكينةَ والخشوعَ والذلَّ لك يا رب العالمين.

Ey Allah'ım! Hacı ve umre yapanlara güven ver. Ey Allah'ım! Haclarını kabul et, çabalarını takdir et ve amellerini kabul kıl. Ey Celal ve İkram Sahibi. Ey Allah'ım! Niyetlerini ve nesillerini düzelt. Onlara huzur, sükunet, tevazu ve sana teslimiyet ihsan et. Ey âlemlerin Rabbi.

اللهم أصلِح أحوالَ المُسلمين في كل مكانٍ، اللهم أمِّن حدُودَنَا، اللهم اربِط على قلوبِ جنودِنا، اللهم سدِّد رميَهم، اللهم انصُرهم نصرًا مُؤزَّرًا يا ذا الجلال والإكرام.

Ey Allah'ım! Dünyanın her yerindeki Müslümanların durumunu iyileştir. Ey Allah'ım! Sınırlarımızı güvence altına al. Ey Allah'ım! Askerlerimizin yüreklerini güçlendir. Ey Allah'ım! Hedeflerine ulaşmalarını sağla. Ey Allah'ım! Onlara büyük bir zafer nasip et. Ey Azamet ve Şeref Sahibi!

اللهم وفِّق إمامَنا لهُداك، واجعَل عملَه في رِضاك.

Ey Allah'ım! İmamımızı Devlet Başkanımızı Senin hidayetine ilet ve çalışmalarını Sana hoş gelecek şekilde kıl.

اللهم وفِّق العامِلِين لخدمة الحرمَين الشريفَين، وارفَع أجورَهم، واجعلَهم من عبادِك المُحبَّبيِن إليك يا ذا الجلال والإكرام.

Ey Allah'ım! İki Kutsal Mescid'e hizmet etmek için çalışanlara başarı nasip et. Ücretlerini artır ve onları, sevgili kullarından eyle. Ey Azamet ve Şeref Sahibi

Allah Teala şöyle buyurdu:

وَمِنْهُمْ مَنْ يَقُولُ رَبَّنَا اٰتِنَا فِى الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِى الْاٰخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ

Bakara suresi 2.201 Onlardan, “Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru” diyenler de vardır.

       Ey Allah’ın kulları!

       Allah Teala şöyle buyurdu:

اِنَّ اللّٰهَ يَاْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالْاِحْسَانِ وَاٖيتَاٸِ ذِى الْقُرْبٰى وَيَنْهٰى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَالْبَغْیِ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

Nahil suresi 16.90 Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.

فاذكُروا الله العظيمَ الجليلَ يذكركم، واشكرُوه على آلائِه ونعمِه يزِدكم، ولذِكرُ الله أكبر، والله يعلم ما تصنعون.

Yüce ve kudretli Allah'ı hatırlayın. O da sizi hatırlayacaktır. O'nun lütuf ve nimetlerine şükredin, O da bunları sizin için artıracaktır. Allah'ı anmak daha büyüktür. Ve Allah yaptıklarınızı bilir.

 Tercüme Tarih: 18.Aralık.2025 

Tercüme Eden: İbrahim SIRMALI 

(Emekli Müftü, İcazetli) 

Yayınlayan:Abdulmuhsın bin Muhammed Al-Kasim

Yayın Tarihi : 11.10.2022 

Konu: Mekke ve Mescidi Haramın Faziletleri 

Okunduğu Yer: Mescidi Haram

https://khutabaa.com/ar/article dan alıntıdır.