Hamd Allaha aittir. Ona hamd ediyor, Ondan yârdim talep ediyor, Ondan istiğfar talep ediyor, Ona tevbe ediyor, Nefislerimizin kötülüklerinden ve amellerimizin çirkinliklerinden Ona sığınıyoruz. Allah c.c. kimi hidayete doğru yola iletirse kimse onu saptıramaz. Kimi de saptırırsa kimse onu doğru yola iletemez. Allah c.c. dan başka ilah olmadığına şehadet ederim. Tektir. Ortağı yoktur. Yine şehadet ederim ki Muhammet a.s. Onun kuludur ve Resulüdür. (S.A.S.) Aline ve ashabına kıyamete kadar salat selam olsun.
Ey insanlar! Nasıl gerekiyorsa o şekilde Allahtan sakının. Allah’ın kulları Rahmet; cömertçe bir yaratılıştır. Rahmetin İslam da büyük bir şanı vardır. Allah c.c. Onu Kitabında büyüttü. Peygamberimiz şöyle buyurur. ‘Allah rahmeti yüz eşit parçaya ayırdı. Ondan bir parçayı yeryüzüne gönderdi. Mahlukat bu rahmet parçası ile birbirine merhamet eder. Acır. Hatta bazen ebeveyn yavrusuna zarar verir korkusu ile ondan uzak durur. Ayağını yukarı kaldırır. Rahmet; İhsan ile beraber mahlukata karşı sözlü ve fiili olarak kalp inceliği ve yumuşaklığıdır. Rahmet; Rabbimizin sıfatlarından bir tanesidir. Allah’ın Yüce sıfatları vardır.
فَاطِرُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ جَعَلَ لَكُمْ مِنْ اَنْفُسِكُمْ اَزْوَاجًا وَمِنَ الْاَنْعَامِ اَزْوَاجًا يَذْرَؤُكُمْ فٖيهِ لَيْسَ كَمِثْلِهٖ شَیْءٌ وَهُوَ السَّمٖيعُ الْبَصٖيرُ
Şura suresi 42.11 - O, gökleri ve yeri yaratandır. Size kendinizden eşler, hayvanlardan da (kendilerine) eşler yaratmıştır. Bu sûretle sizi üretiyor. O'nun benzeri hiçbir şey yoktur. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.
Rahmet; Rabbimizin Kemal sıfatı ve celal sıfatıdır. Cenabi Hak şöyle buyurur.
وَاكْتُبْ لَنَا فٖى هٰذِهِ الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِى الْاٰخِرَةِ اِنَّا هُدْنَا اِلَيْكَ قَالَ عَذَابٖى اُصٖيبُ بِهٖ مَنْ اَشَاءُ وَرَحْمَتٖى وَسِعَتْ كُلَّ شَیْءٍ فَسَاَكْتُبُهَا لِلَّذٖينَ يَتَّقُونَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَالَّذٖينَ هُمْ بِاٰيَاتِنَا يُؤْمِنُونَ
Araf suresi 7.156 - "Bizim için bu dünyada da bir iyilik yaz, ahirette de. Çünkü biz sana varan doğru yola yöneldik." Allah, şöyle dedi: "Azabım var ya, dilediğim kimseyi ona uğratırım. Rahmetim ise her şeyi kapsamıştır. Onu, bana karşı gelmekten sakınanlara, zekâtı verenlere ve ayetlerimize inananlara yazacağım."
Allahın Rahmetinin kapsamını Ondan başka kimse bilemez.
وَرَبُّكَ الْغَنِىُّ ذُو الرَّحْمَةِ اِنْ يَشَاْ يُذْهِبْكُمْ وَيَسْتَخْلِفْ مِنْ بَعْدِكُمْ مَا يَشَاءُ كَمَا اَنْشَاَكُمْ مِنْ ذُرِّيَّةِ قَوْمٍ اٰخَرٖينَ
Enamsuresi 6.133 - Rabbin her bakımdan sınırsız zengindir, rahmet sahibidir. Sizi başka bir kavmin soyundan getirdiği gibi, dilerse sizi giderir (yok eder) ve sizden sonra da yerinize dilediğini getirir.
Bundan dolayı rahmetin büyük etkileri vardır. Mahlukatı yaratması Allah’ın rahmetinin bir delilidir.
كَيْفَ تَكْفُرُونَ بِاللّٰهِ وَكُنْتُمْ اَمْوَاتًا فَاَحْيَاكُمْ ثُمَّ يُمٖيتُكُمْ ثُمَّ يُحْيٖيكُمْ ثُمَّ اِلَيْهِ تُرْجَعُونَ
Bakara suresi 2.28 - Siz cansız (henüz yok) iken sizi dirilten (dünyaya getiren) Allah'ı nasıl inkâr ediyorsunuz? Sonra sizleri öldürecek, sonra yine diriltecektir. En sonunda O'na döndürüleceksiniz.
Allahu Tealanın insanı en iyi şekilde yaratması Onun rahmetinin en güzel örneklerindendir.
لَقَدْ خَلَقْنَا الْاِنْسَانَ فٖى اَحْسَنِ تَقْوٖيمٍ
Tin suresi 95.4 - Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.
اَلَّذٖى خَلَقَكَ فَسَوّٰیكَ فَعَدَلَكَ
İnfitar suresi 82.7 - (6-8) Ey insan! Seni yaratan, şekillendirip ölçülü yapan, dilediği bir biçimde seni oluşturan cömert Rabbine karşı seni ne aldattı?
فٖى اَیِّ صُورَةٍ مَا شَاءَ رَكَّبَكَ
İnfitar suresi 82.8 - (6-8) Ey insan! Seni yaratan, şekillendirip ölçülü yapan, dilediği bir biçimde seni oluşturan cömert Rabbine karşı seni ne aldattı?
ثُمَّ خَلَقْنَا النُّطْفَةَ عَلَقَةً فَخَلَقْنَا الْعَلَقَةَ مُضْغَةً فَخَلَقْنَا الْمُضْغَةَ عِظَامًا فَكَسَوْنَا الْعِظَامَ لَحْمًا ثُمَّ اَنْشَاْنَاهُ خَلْقًا اٰخَرَ فَتَبَارَكَ اللّٰهُ اَحْسَنُ الْخَالِقٖينَ
Muminun suresi 23.14 - Sonra bu az suyu "alaka" hâline getirdik. Alakayı da "mudga" yaptık. Bu "mudga"yı da kemiklere dönüştürdük ve bu kemiklere de et giydirdik. Nihayet onu bambaşka bir yaratık olarak ortaya çıkardık. Yaratanların en güzeli olan Allah'ın şânı ne yücedir!
Yine Cenab-i Allah’ın konuşanı konuşmayanı bütün kullarının tamamının rızkını tekeffül etmesi de rahmetinin en güzel örneğidir.
وَمَا مِنْ دَابَّةٍ فِى الْاَرْضِ اِلَّا عَلَى اللّٰهِ رِزْقُهَا وَيَعْلَمُ مُسْتَقَرَّهَا وَمُسْتَوْدَعَهَا كُلٌّ فٖى كِتَابٍ مُبٖينٍ
Hud suresi 11.6 - Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah'a ait olmasın. Her birinin (dünyada) duracakları yeri de, (öldükten sonra) emaneten konulacakları yeri de O bilir. Bunların hepsi açık bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da yazılı)dır.
Yine başka bir ayeti kerimede ise;
وَكَاَيِّنْ مِنْ دَابَّةٍ لَا تَحْمِلُ رِزْقَهَا اَللّٰهُ يَرْزُقُهَا وَاِيَّاكُمْ وَهُوَ السَّمٖيعُ الْعَلٖيمُ
Ankebut suresi 29.60 - Nice canlılar vardır ki, rızıklarını taşımazlar (yiyecek biriktirmezler). Onları da sizi de Allah rızıklandırır. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Yine Allah’ın rızkı ile mü’min, kafir her kese ihsan derecesinde rızık verilir. İbrahim a.s. duasında şöyle buyurur.
وَاِذْ قَالَ اِبْرٰهٖيمُ رَبِّ اجْعَلْ هٰذَا بَلَدًا اٰمِنًا وَارْزُقْ اَهْلَهُ مِنَ الثَّمَرَاتِ مَنْ اٰمَنَ مِنْهُمْ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ قَالَ وَمَنْ كَفَرَ فَاُمَتِّعُهُ قَلٖيلًا ثُمَّ اَضْطَرُّهُ اِلٰى عَذَابِ النَّارِ وَبِئْسَ الْمَصٖيرُ
Bakara suresi 2.126 - Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri her türlü ürünle rızıklandır" demişti. Allah da, "İnkâr edeni bile az bir süre, (bu geçici kısa hayatta) rızıklandırır; sonra onu cehennem azabına girmek zorunda bırakırım. Ne kötü varılacak yerdir orası!" demişti.
Yüce Allah’ın zaman zaman peygamberler göndererek halkı doğru yola iletmesi ve onlara deliller göndermesi de rahmetinin gereğidir. Ayeti kerimede;
رُسُلًا مُبَشِّرٖينَ وَمُنْذِرٖينَ لِئَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَى اللّٰهِ حُجَّةٌ بَعْدَ الرُّسُلِ وَكَانَ اللّٰهُ عَزٖيزًا حَكٖيمًا
Nisa suresi 4.165 - Müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdik ki, peygamberlerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
مَنِ اهْتَدٰى فَاِنَّمَا يَهْتَدٖى لِنَفْسِهٖ وَمَنْ ضَلَّ فَاِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَا وَلَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰى وَمَا كُنَّا مُعَذِّبٖينَ حَتّٰى نَبْعَثَ
رَسُ
İsra suresi 17.15 - Kim doğru yolu bulmuşsa, ancak kendisi için bulmuştur; kim de sapıtmışsa kendi aleyhine sapıtmıştır. Hiçbir günahkâr, başka bir günahkârın günah yükünü yüklenmez. Biz, bir peygamber göndermedikçe azap edici değiliz.
Hazreti Muhammet Efendimizi de göndermesi Allahın rahmetinin gereğidir.
لَقَدْ مَنَّ اللّٰهُ عَلَى الْمُؤْمِنٖينَ اِذْ بَعَثَ فٖيهِمْ رَسُولًا مِنْ اَنْفُسِهِمْ يَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِهٖ وَيُزَكّٖيهِمْ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَاِنْ كَانُوا مِنْ قَبْلُ لَفٖى ضَلَالٍ مُبٖينٍ
Al-i İmran suresi 3.164 - Ant olsun, Allah, müminlere kendi içlerinden; onlara ayetlerini okuyan, onları arıtıp tertemiz yapan, onlara kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur. Oysa onlar, daha önce apaçık bir sapıklık içinde idiler.
لَقَدْ جَاءَكُمْ رَسُولٌ مِنْ اَنْفُسِكُمْ عَزٖيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرٖيصٌ عَلَيْكُمْ بِالْمُؤْمِنٖينَ رَؤُفٌ رَحٖيمٌ
Tevbe suresi 9.128 – Ant olsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, müminlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.
وَمَا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَمٖينَ
Enbiya suresi 21.107 - (Ey Muhammed!) Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.
Allah'ın rahmetinin mağfiretinin bir delili de günahkârların tövbe ettikleri zaman tövbelerini kabul etmesidir. Alla hu Teâla şöyle buyurur.
وَاِذَا جَاءَكَ الَّذٖينَ يُؤْمِنُونَ بِاٰيَاتِنَا فَقُلْ سَلَامٌ عَلَيْكُمْ كَتَبَ رَبُّكُمْ عَلٰى نَفْسِهِ الرَّحْمَةَ اَنَّهُ مَنْ عَمِلَ مِنْكُمْ سُوءًا بِجَهَالَةٍ ثُمَّ تَابَ مِنْ بَعْدِهٖ وَاَصْلَحَ فَاَنَّهُ غَفُورٌ رَحٖيمٌ
Enam suresi 6.54 - Ayetlerimize iman edenler sana geldikleri zaman, de ki: "Selâm olsun size! Rabbiniz kendi üzerine rahmeti (merhameti) yazdı. Şöyle ki: Sizden kim cahillikle bir kabahat işler de sonra peşinden tövbe eder, kendini düzeltirse (bilmiş olun ki) O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."
وَاِنّٖى لَغَفَّارٌ لِمَنْ تَابَ وَاٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا ثُمَّ اهْتَدٰى
Taha suresi 20.82 - "Şüphe yok ki ben, tövbe edip inanan ve salih ameller işleyen, sonra da doğru yol üzere devam eden kimse için son derece affediciyim."
Allah'ın rahmetinin gazabını geçmesi de rahmetinin öneminden değerindendir. Af etmek intikam almaktan daha iyidir makbuldür. Alla hu Teala mahlukatı yaratınca Arşın üzerine kitabına rahmet konusunu şöyle yazdı. ''Rahmetim gazabımı geçmiştir.''
Allah'ın c.c. kullarına olan rahmeti şefkatli bir annenin çocuğuna olan şefkatinden daha büyüktür. Hz. Ömer buyurur ki – Esirler getirilmişti. Bir hanım esirler arasında çocuğunu arıyordu. Çocuğunu buldu. Onu bağrına bastı. Ve onu emzirmeye başladı. Onu görenler anladılar ki kendi çocuğudur. Peygamberimiz bunun üzerine şöyle buyurur. ''-Arkadaşlar ne dersiniz? Bu anne çocuğunu ateşe atma imkanı olduğu halde ateşe atar mı? Sahabe ''Atmaz Ya Resul Allah'' dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz ''Allah kullarına bu annenin çocuğuna olan merhametinden daha fazla merhametlidir'' buyurur.
İnsanları, cahilleri ve çirkin davranışta bulunanları af etmesi de Allah c.c. hazretlerinin merhametinin belgesidir.
لَا يُكَلِّفُ اللّٰهُ نَفْسًا اِلَّا وُسْعَهَا لَهَا مَا كَسَبَتْ وَعَلَيْهَا مَا اكْتَسَبَتْ رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا اِنْ نَسٖينَا اَوْ اَخْطَاْنَا رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَا اِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذٖينَ مِنْ قَبْلِنَا رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِهٖ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا اَنْتَ مَوْلٰینَا فَانْصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرٖينَ
Bakara suresi 2.286 - Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır. (Şöyle diyerek dua ediniz): "Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et." Hadisi şerifte Peygamberimiz ''Allah ümmetimden hata ve unutmayı kendisine ikrah edilmedikçe af eyledi'' buyurur. Ve yine rahmetinin gereği gönüllerdeki vesveseyi af ettiğini beyan eder. ''Allah gönüllerden geçen hata ve günahlar konuşulmadıkça ve eyleme geçmedikçe bağışlanır'' buyurur. Allahın ceza, kısas ve had cezası uygulaması hükümleri topluma olan rahmetinden ve emniyetini kaos ve telaşı önlemek için konulmuş tedbirlerdir. Ayrica günah işlemeye meyyal olanları da korkutarak caydırmak veya cezayı bu dünyada çekerek bağışlanmalarına veya nasuh tövbesi ile tövbe ederek bağışlanmalarına sebep olur.
Ey Müslüman! Bu rahmetten dolayı enbiya ve resuller bununla dua ettiler. Allahu Teala ebeveynimiz Adem a.s. ve Havva r.a. duasını şöyle beyan eder. Onlar şöyle dua ederler:
قَالَا رَبَّنَا ظَلَمْنَا اَنْفُسَنَا وَاِنْ لَمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرٖينَ
Araf suresi 7.23 - Dediler ki: "Rabbimiz! Biz kendimize zulüm ettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz."
Hz. Nuh a.s. duası.
قَالَ رَبِّ اِنّٖى اَعُوذُ بِكَ اَنْ اَسْئلَكَ مَا لَيْسَ لٖى بِهٖ عِلْمٌ وَاِلَّا تَغْفِرْ لٖى وَتَرْحَمْنٖى اَكُنْ مِنَ الْخَاسِرٖينَ
Hud suresi 11.47 - Nûh, "Rabbim! Şüphesiz ben senden hakkında bilgim olmayan şeyi istemekten sana sığınırım. Eğer beni bağışlamaz ve bana acımazsan, şüphesiz ziyana uğrayanlardan olurum" dedi.
Musa a.s duası.
وَنَجِّنَا بِرَحْمَتِكَ مِنَ الْقَوْمِ الْكَافِرٖينَ
Yunus suresi 10.86 - Bizi rahmetinle o kâfirler topluluğundan kurtar.
Hz. Süleyman a.s. duası.
فَتَبَسَّمَ ضَاحِكًا مِنْ قَوْلِهَا وَقَالَ رَبِّ اَوْزِعْنٖى اَنْ اَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّتٖى اَنْعَمْتَ عَلَیَّ وَعَلٰى وَالِدَیَّ وَاَنْ اَعْمَلَ صَالِحًا تَرْضٰیهُ وَاَدْخِلْنٖى بِرَحْمَتِكَ فٖى عِبَادِكَ الصَّالِحٖينَ
Neml suresi 27.19 - Süleyman, onun bu sözüne tebessüm ile gülerek dedi ki: "Ey Rabbim! Beni; bana ve ana babama verdiğin nimetlere şükretmeye ve razı olacağın salih ameller işlemeye sevk et ve beni rahmetinle salih kullarının arasına kat!"
Hz. Allah sevgili Nebisine şöyle buyurur.
وَقُلْ رَبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَاَنْتَ خَيْرُ الرَّاحِمٖين
Muminun suresi 23.118 - De ki: "Rabbim! Bağışla, merhamet et. Çünkü sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!"
Bu Rahmet için ne yapmalı? Sebebi en büyük sebebi nedir? Allah'ın rahmetinin en büyük sebebi kullarının Allaha ve resulüne yaptığı ibadet ve istikamet üzere yapılan ibadetlerdir. Ayeti kerime de.
وَاَطٖيعُوا اللّٰهَ وَالرَّسُولَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ
Al-i İmran suresi 3.132 - Allah'a ve Peygambere itaat edin ki size merhamet edilsin.
Hz. Allah'ın kullarına merhamet etmesinin başka sebebi ise kulun Rabbine karşı muttaki olmasıdır.
وَاكْتُبْ لَنَا فٖى هٰذِهِ الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِى الْاٰخِرَةِ اِنَّا هُدْنَا اِلَيْكَ قَالَ عَذَابٖى اُصٖيبُ بِهٖ مَنْ اَشَاءُ وَرَحْمَتٖى وَسِعَتْ كُلَّ شَیْءٍ فَسَاَكْتُبُهَا لِلَّذٖينَ يَتَّقُونَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَالَّذٖينَ هُمْ بِاٰيَاتِنَا يُؤْمِنُونَ
Araf suresi 7.156 - "Bizim için bu dünyada da bir iyilik yaz, ahirette de. Çünkü biz sana varan doğru yola yöneldik." Allah, şöyle dedi: "Azabım var ya, dilediğim kimseyi ona uğratırım. Rahmetim ise her şeyi kapsamıştır. Onu, bana karşı gelmekten sakınanlara, zekâtı verenlere ve âdetlerimize inananlara yazacağım. Hz. Allah'ın kullarına merhamet etmesinin bir başka sebebi ise onların iyiliği emredip kötülüklerden men etmeleridir. Ayeti Kerimede;
وَالْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بَعْضُهُمْ اَوْلِيَاءُ بَعْضٍ يَاْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَيُقٖيمُونَ الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَيُطٖيعُونَ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ اُولٰئِكَ سَيَرْحَمُهُمُ اللّٰهُ اِنَّ اللّٰهَ عَزٖيزٌ حَكٖيم
Tevbe suresi 9.71 - Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Namazı dosdoğru kılar, zekâtı verirler. Allah'a ve Resûlüne itaat ederler. İşte bunlara Allah merhamet edecektir. Şüphesiz Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. Hz. Allah'ın rahmetinin bir sebebi de günahlardan dolayı tövbe ve istiğfardır. Salih a.s. ifadesi ile ayeti kerimede;
قَالَ يَا قَوْمِ لِمَ تَسْتَعْجِلُونَ بِالسَّيِّئَةِ قَبْلَ الْحَسَنَةِ لَوْلَا تَسْتَغْفِرُونَ اللّٰهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ
Devamı Gelecek Sayıda...
