Kudret Uğurlu EMİNSOY


SAKLANAN GERÇEK GÜNDEME KÖR BAKIŞ

Kudretugurlueminsoy33@gmail.com


Türkiye'nin gündemi oldukça yoğun ama bu gündem kümesinin elemanlarından hangileri ön planda? İncir kabuğunu doldurmayacak kadar önemsiz olaylar maalesef ki medyada manşetler halinde servis edilmekte. Örneğin şarkıcı Güllü’nün öldürülmesi olayı aylardır tüm televizyon kanallarında ve gazetelerde tartışılıyor. Oysaki işçi, memur ve emeklilerinin maaş artışları, asgari ücrete yapılacak zam, çarşı pazardaki gerçek enflasyon rakamları, emeklilere seyyanen yapılması gereken zammın mahkemeye verilmesi ve Anayasa mahkemesine gönderilmesi, bazı kesimlere 30000 TL. Seyyanen zam yapılması, meclisteki yumruklu kavga ne yazık ki Güllü haberine verilen değer kadar değer göremedi. Dış işlerimizde meydana gelen yürek yakan haberler de bu ilgisizlikten nasibini aldılar. Peki, bunun sebebi halkın aktüel, magazin haberlerine ilgi duyması mı yoksa gerçek haberlerin halktan gizlemek çabası mı?

Kanaatimce gerçek gizlenmeye çalışılmaktadır. Beyinler sislenerek halkın görmediği kör noktalarda bazı kesimlerin istediği olaylar ardı ardına gerçekleştirilmektedir. Emperyalist, sömürgeci zihniyetin baş temsilcisi ABD ve onun şımarık çocuğu İsrail ve yakın akrabaları Avrupa Birliği’nin önümüze koyduğu ve “Aksi halde…” diyerek yapılmasını istediği pek çok şey haberimiz bile olmadan yerine getirilmektedir.

SU UYUR DÜŞMAN UYUMAZ

Bizler içerideki gündemle uyutulurken esasında dışarıdaki gündemi kaçırıyoruz. İsrail Türkiye savaş olasılığı her geçen gün güçleniyor. Hatta hâlihazırda Suriye’de bu savaş fiilen yapılmakta zaten. Net olarak söylüyorum. Gerçekten Doğu Akdeniz'de, Ege'de ve Suriye'de, Gazze'de çok kritik gelişmeler var. 

Geçtiğimiz günlerde hava sahamıza İHA’lar giriyor ve elbette ki hiç birimizin haberi bile olmadı. Onlardan bir tanesi İzmit bölgesinde düşmüş ve diğeri de Ankara istikametinde jetlerimizce düşürülmüş. Kaç gün sonra haberimiz oldu. Rus İHA’ları olduğu ortaya çıktı. Ukrayna savaşındaki tavrımız ile ilgili bir uyarı gösterisi olabilir ya da birileri Türkiye'nin çelik kubbesini yani hava savunma sistemlerini deniyor olabilir. 

Akdeniz ve Ege denizlerinde İsrail ve Yunanistan’ın fiili kuşatması devam ediyor. Ege Denizinde neredeyse silahlandırılmayan ada kalmadı. Yunanistan’a yerleşen Amerikan ordusu da çorbanın tuzu biberi oldu. Türkiye’yi kuşatan bu askeri konuşlanmalara karşı son derece uyanık ve her hamleye hazır olunmalıdır. İşsizlik ve geçim derdine maruz bırakılan halkımızın ise bu gibi konuları düşünüp kamuoyu oluşturabileceği tüm ortamlar da yok edilmektedir.

Geçen Salı Katar’da bir toplantı yapıldı. Gazze'de Gazze Ateşkesinin ikinci aşamasına geçme toplantısıydı. Ancak Türkiye bu toplantıya çağrılmadı. Türkiye garantör ülke olmasına rağmen acaba bu toplantıya neden çağrılmadı? Gazze'deki sözde ateşkesin aşamalarından ikinci aşamaya geçiş toplantısının konusu Hamas'ın silahsızlandırılması ve Gazze'ye bir uluslararası barış gücünün yerleştirilmesiydi. İsrail, Türk askerinin Gazze'ye BM adına konuşlandırılmasına müsaade etmeyeceğini söyledi. Buna paralel ABD’nin Türkiye’ye F-35 Savaş uçaklarını vermesine de son derece karşı olan İsrail, Ortadoğu’daki hava üstünlüğünü Türkiye’ye kaptırmamak için siyasi kulislerine de devam ediyor. ABD F-35 şartını Türkiye'nin Rusya'dan aldığı S-400’leri geriye iade etmesine bağladı. İsrail bu anlamda çok ciddi tedirgin ve F-35'lerin Türkiye'ye verilmemesi için ABD üzerindeki tüm gücünü kullanıyor. Donald Trump'la Netanyahu arası iyi değilmiş! İsrail ile ABD arası iyi

Değilmiş! Bakın Netenyahu açık açık ne dedi? Amerika'yı tehdit etti ve dedi ki "Sizi biz kurduk. Elimizi çekersek çökersiniz." Şimdi Amerika mı İsrail'i yönetiyor? İsrail mi Amerika'yı yönetiyor? Artık gerisine siz karar verin.

Türkiye'nin Doğu Akdeniz, Suriye ve Ege adalarında sıkıştırıldığını ve aynı zamanda Karadeniz bölgesinde Ukrayna-Rusya savaşı üzerinden savaşa çekme çabaları var. Bunları asla yabana atmamak lazım. Bütün bu oyunlar oynanırken içeride boş işlerle uğraşmak gerçekten bu milleti uyutmaktır. 

Birkaç gün önce Suriye'de iki ABD askerinin DEAŞ tarafından öldürüldüğü iddia edildi. Sonrasında da ABD Suriye’ye bomba yağdırdı. YPG PKK'nın silahlarını bırakarak Suriye hükümetine entegre olması bekleniyor ama bunlarda hiçbir hareket yok. Neden? Çünkü İsrail bunlara güvence veriyor. Suriye ve Irak’taki Kürt yapılanmasının önüne geçilemiyor. Barzani bile Türkiye’ye karşı sesini yükseltmeye başladı. Üst düzey devlet adamlarımızın Suriye çıkartması ise tehlikeli sonuçlara gebe olabilir. 31 Aralık son gün. Bakalım neler olacak? Büyük çaplı bir askeri operasyon gündemde bekliyor. 

BİR HAHAMIMIZ EKSİKTİ, O DA OLDU

Son olarak bir de Ron Ceheya adında bir Haham ortaya çıktı. Gazete açıklamalarında şöyle diyor: “Türk ordusu Yecüc ve Mecüc’tür. Bunlar eninde sonunda İsrail'i yok etmek isteyecekler. Şeytanın orduları İsrail'i kuşatıyorlar. Suriye üzerinden kuşatıyorlar. Gazze üzerinden kuşatıyorlar. Bir an önce önlem alınmalıdır. Devlet buna karşı gerekli hamleleri yapmalıdır. Türkiye'nin nihai hedefi bir gün Kudüs'ü fethetmektir.”

İçerde ve dışarda tam bağımsız ve muzaffer bir devlet olmak, işsizliği ve geçim derdini ortadan kaldırmak, boş işlerle değil gerçek işlerle uğraşmak ve gerçek düşmanlarımızı tanımak umuduyla herkese sevgi ve saygılarımı yolluyorum. Hoşça kalın ve elbette ki her zaman ve her yerde UYANIK KALIN! Sevgi ışığınız, kalbiniz rehberiniz olsun.