Şematet başkasına gelen belaya, zarara sevinmektir. Hadis-i şerifte, "Din kardeşinize şematet etmeyiniz. Şematet ederseniz Allahu Teâla belayı ondan alır, size verir." buyuruldu. Zalimin zulmünden, şerrinden kurtulmak için onun ölümüne sevinmek şemadet olmaz. Düşmanın başına gelen ölümden başka belalara sevinmek şematet olur. Hele belaların gelmesine kendisinin sebep olduğunu düşünerek sevinmek, mesela duasının kabul olduğuna sevinmek daha fenadır. Ona gelen belanın kendisi için mekir ve istidrac olabileceğini düşünmelidir.
Ucb kötü huyuna yakalanmasına sebep olur. Ucb sözlükte “şaşmak, hayret etmek, yadırgamak” mânasındaki acb kökünden isim olan ucb “bir kimsenin hak etmediği bir mertebeyi kendinde vehmetmesi” şeklinde tanımlanır. Ucb kendini beğenmek ve kendisindeki özelliklerin yine kendisinden olduğunu sanmaktır. Oysaki kişi eğer kendisinde güzel bir özellik varsa bunu Allahu Teâla’dan bilmeli ve bu özelliği ile hak yolda hizmet etmelidir.
Ucb kendini sevmekten ve bu duygusunu abartmasından kaynaklanır. İnsan iyi özelliklerini abartırken kötü özelliklerini önemsiz görür. İşte bu eğilimin güçlenmesi de ucb’a dönüşür. Kendini beğenme gibi bir kötü ahlakın tehlikeli yanı, onu besleyen sebeplerin önemsiz sayılmasıdır. Bu durumdaki insanın ucb’dan kurtulması mümkün değildir. Ucb’dan kurtulmanın en kestirme yolu kendisindeki beğendiği özelliklerin gerçekte emanet olduğunu düşünmesidir. Bu özellikleri kendisine âlemleri yaratan yüce Allahu Teâla tarafından bir görev nedeniyle verildiğini bilmesidir. Böylece bu özelliklerini hak yolda halk için hayırla kullanmalıdır.
Müslüman Müslümanın kardeşidir. O halde Müslüman kardeşimiz için belâ okumamalıdır. Eğer bir yanlışı varsa ona hayır dua etmeli ve Allahu Teâla’dan onu ıslâh etmesi istenmelidir. Tam tersine bir Müslümanın başına gelen belanın giderilmesi için dua etmelidir. Hadis-i şerifte “Müminin din kardeşi için arkasından yaptığı hayır dua kabul olur. Bir melek “Allah bu iyiliği sana da versin. Âmin.” der. Meleğin duası reddedilmez.” buyuruldu.
Düşman zalim olup da kendisine gelen bela başkalarına zulmetmesine mani olursa belanın gelmesine sevinmek şematet olmaz, günah olmaz. Din gayreti olur. Din gayreti imanın kuvvetli olduğunu gösterir. Allah için gayret etmek iyidir. Hayvani arzular için gayret etmek iyi değildir. Zalime de bela gelmesine sevinmek yine iyi değildir. Fakat başkalarına zulmetmesine mani olduğu için ve diğer zalimlerin de ibret almaları için caiz olmaktadır.
Bu nedenlerden dolayı kişi öfkesine hâkim olmalıdır. Zarar gördüğü kişi hakkında hemen öfkeyle hareket ederek sınırları aşmamalıdır. Düşünerek hareket etmeli ve her zaman barış yolunu seçmelidir. Elbette barış yolu hakkını aramamak demek değildir. Bahsettiğim gereksiz şiddet, gereksiz belâ okumak gibi haddi aşan davranışlardır. Önce diyalog, nasihat sonrasında ise yasal yollar tercih edilmelidir.
Kavgasız, hoşgörülü ve barış dolu huzurlu günler yaşayabilmek umuduyla herkese sevgi ve saygılarımı yolluyorum. Hoşça kalın ve elbette ki her zaman ve her yerde uyanık kalın. Sevgi ışığınız, kalbiniz rehberiniz olsun.
