Fatih Sultan KAR


SİYASETTE SOL KANAT FUTBOLDA STOPER İSTANBUL 1. BÖLGE MİLLETVEKİLİ ADAYI RİZE PAZAR HAÇAPİTLİ ALPER TAŞ

e-mail: fatihsultan.kar@gmail.com - Web: www.fatifsultankar.com


31 Mart 2019 Yerel Se­çim­le­rin­de Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si (CHP)’den İstan­bul’un Be­yoğ­lu il­çe­sin­de be­le­di­ye baş­kan aday olan Rize Pa­zar­lı si­ya­set­çi SOL Parti MYK Üyesi Alper Taş, 14 Mayıs 2023 ta­ri­hin­de ya­pı­la­cak olan 28.dönem mil­let­ve­ki­li se­çim­le­ri için İstan­bul 1. Bölge 1. sıra adayı oldu. Alper Taş ol­duk­ça renk­li ve mü­ca­de­le­ler­le dolu bir si­ya­si bi­ri­ki­me sahip.
HER ŞEY HACAPİT’TE BAŞ­LA­DI
23 Nisan 1967 ta­ri­hin­de Rize’nin Pazar il­çe­si­nin Su­ba­şı (Ha­ca­pit) Köyü’nde doğdu. Üni­ver­si­te­ye kadar olan öğ­re­ni­mi­ni Pazar‘da ta­mam­la­dı. Şim­di­ki adıy­la İle­ti­şim Fa­kül­te­si olan, İstan­bul Üni­ver­si­te­si Basın Yayın Yük­sek Okulu‘ndan mezun oldu. Genç­lik yıl­la­rın­da dev­rim­ci genç­lik mü­ca­de­le­si­nin ör­güt­le­yi­ci­le­ri ara­sın­da yer aldı. ÖDP‘nin ku­ru­lu­şun­da bu­lun­du. Par­ti­de Bey­koz ilçe yö­ne­ti­ci­li­ği, İstan­bul il ör­gü­tü yö­ne­ti­ci­li­ği, İstan­bul İl Baş­kan­lı­ğı, Parti Mec­li­si üye­li­ği ve Genel Baş­kan Yar­dım­cı­lı­ğı gö­rev­le­ri­ni yü­rüt­tü. 2009 yı­lın­da ya­pı­lan 6. Ola­ğan Büyük Kong­re‘de genel baş­kan­lı­ğa, parti tü­zü­ğün­de ya­pı­lan de­ği­şik­lik­le ge­liş­ti­ri­len yeni sis­tem­le 10 Ha­zi­ran 2012 ta­ri­hin­de ya­pı­lan 7. ola­ğan kong­re­de ÖDP Eş Genel Baş­kan­lı­ğı’na se­çil­di. 31 Mart 2019'da ger­çek­le­şecek olan yerel se­çim­ler­de CHP'den İstan­bul Be­yoğ­lu Be­le­di­ye Baş­kan Adayı oldu. Füsun Taş ile evli olan Alper Taş İstan­bul‘da ya­şı­yor.
KENDİ KALEMİNDEN ALPER TAŞ
23 Nisan 1967 ta­ri­hin­de Rize Pazar Su­ba­şı (Ha­ca­pit) Köyü’nde doğ­dum. Babam çay fab­ri­ka­sın­dan emek­li, annem ev ka­dı­nı­dır. İlko­ku­lu Pazar İlko­ku­lu’nda, or­ta­oku­lu Pazar İmam Hatip Li­se­si’nde bi­tir­dim. Rize’de Pazar İmam Hatip Li­se­si’ndey­ken Ka­ra­de­niz’de esen Dev­rim­ci Yol rüz­ga­rın­dan et­ki­len­dim. Fıkıh ders­le­rin­de bile öğ­ret­men­le­rim­le “alt­ya­pı, üst­ya­pı” me­se­le­le­ri­ni tar­tı­şı­yor­dum. Öğ­ret­men­le­ri­min ba­ba­ma şi­ka­yet­le­ri ve okul­da­ki ge­ri­li­min şid­de­ti ar­tın­ca ora­dan ay­rı­lıp Pazar Li­se­si’ne kay­dol­dum. Bana lise ikin­ci sı­nı­fı iki kez okut­tu­lar. Lise iki ve üçün­cü sı­nıf­la­rı Pazar Li­se­si’nde oku­dum. Babam Pazar Çay Fab­ri­ka­sı’nda ça­lış­tı­ğı için mer­kez­de ev tut­muş­tuk.
BABAM MÜ­TE­VA­ZI BİR DİNDAR
Babam beni okut­ma­ya çok me­rak­lıy­dı. Din âlimi ol­ma­ma niyet etti ama kıs­met de­ğil­miş. İmam ha­tip­te oku­muş ol­mak­tan ra­hat­sız değil, mem­nu­num. Uf­ku­mu açtı. Sos­ya­list ol­ma­mı imam ha­tip­te oku­ma­ya borç­lu­yum. Düz li­se­de oku­say­dım sos­ya­list ha­re­ke­tin içe­ri­sin­de ola­bi­lir miy­dim, zaman zaman ken­di­me so­ru­yo­rum. Babam da oku­ma­ya he­ves­liy­di. Ama göz­le­ri iyi gör­mü­yor ve göz­lük kul­la­nı­yor­du. Si­ya­si ya­şa­mım­da da ba­ba­mın payı var. Çok koyu bir Ada­let Par­ti­li idi. Babam De­mi­rel’iydi ve an­ti­ko­mü­nist mü­ca­de­le­de öne çı­kan­lar­dan­dı. Bende onun­la bir­lik­te Ada­let Par­ti­si top­lan­tı­la­rı­na ka­tı­lır­dım. O za­man­lar po­li­ti­ka kes­kin ve il­ke­li idi. Gü­nü­müz­de­ki gibi çı­kar­la­ra değil fikre da­ya­lı si­ya­set vardı.
PAZAR’DA FUT­BOL TA­KI­MI KUR­DUK ADINI KI­ZIL­YIL­DIZ KOY­DUK
O dö­nem­ler­den Ada­let Par­ti­si Pazar ilçe baş­ka­nı Mus­ta­fa Macit Basa’yı ha­tır­la­rım. Oğlu Sü­ley­man Basa ar­ka­da­şım­dır. Radar Ma­hal­le­si’nde ta­kı­lır­dı. Macit Basa’da o ma­hal­le­de otu­rur­du. Ora­da­ki ar­ka­daş­lar­la bir fut­bol ta­kı­mı kur­muş, adını da Kızıl Yıl­dız koy­muş­tuk. Ga­ra­jı­nın du­var­la­rı­na Kızıl Yıl­dız diye ya­zı­lar yaz­dık, yıl­dız­lar çiz­dik. O da kovdu bizi. Bizde sol eği­lim­ler yeni baş­la­mış­tı. Çay top­la­ya­ma­yan yaş­lı­la­rın ça­yı­nı imece usulü top­lar­lar­dı. Bize de imam ha­tip­te Haz­re­ti Ömer ada­le­ti öğ­re­ti­li­yor­du. Bu ne­den­le sos­ya­list­le­rin oluş­tur­ma­ya ça­lış­tı­ğı bu hayat tar­zın­dan, iliş­ki­le­rin­den et­ki­len­dim. Evi­mi­ze sü­rek­li Ter­cü­man Ga­ze­te­si ge­lir­di, ba­ba­mın göz­le­rin­de sorun ol­du­ğun­dan ona ga­ze­te­le­ri ben okur­dum. Okuma kül­tü­rü­nü bana babam aşı­la­dı. O dönem Nazlı Ilı­cak, Rauf Tamer, Ahmet Ka­bak­lı gibi köşe ya­zar­la­rı­nın ya­zı­la­rı­nı bana oku­tur­du. Bir prog­ram­da kar­şı­laş­tı­ğı­mız Nazlı Ilı­cak’a “Ben sizi okuya okuya solcu oldum” dedim. O ya­zar­la­rın fi­kir­le­rin­den tam tersi et­ki­len­dim. Tabi mem­le­ke­tim Pazar’ın ya­pı­sı­nın da et­ki­si ol­muş­tur. Öğ­ret­men olmak is­ter­dim. İlk ter­ci­him Basın Yayın Yük­sek Okulu idi orayı ka­zan­dım.
SİYASET BENİ FUT­BOL­DAN KO­PAR­DI
Fut­bol­la hep il­gi­liy­dim. Çok aktif ola­rak fut­bo­lun için­de yer aldım. Mem­le­ke­tim Pa­zars­por’un for­ma­sı­nı giy­dim. Sto­per mev­ki­in­de ba­şa­rı­lıy­dım. Rize Yıl­dız­lar Kar­ma­sı’na se­çil­miş­tim. İstan­bul Ok­mey­da­nı Fetih Spor Ku­lü­bü ve üni­ver­si­te ta­kım­la­rı­nın for­ma­sı­nı giy­dim. Fut­bo­lu çok se­vi­yor­dum. 28 Nisan 1998 ta­ri­hin­de rek­tör­lük iş­ga­li diye ad­lan­dı­rı­lan eylem son­ra­sı gö­zal­tı­na alın­dım. Bir buçuk, iki ay içer­de yat­tım. Bu süreç fut­bol­dan kop­ma­ma neden oldu ama ma­vi-be­yaz Pa­zars­por sev­da­mız devam edi­yor.
ÜNİVERSİTEYE ARKA KA­PI­DAN GİRİYOR­DUM
Üni­ver­si­te­ye gel­di­ğim­de çok po­li­tik bir yapım vardı. Çok oku­muş bi­ri­kim sa­hi­bi ol­muş­tum. Üni­ver­si­te­ye gel­di­ğim­de hemen bir po­li­tik iliş­ki­ler ağına gir­mem zor ol­ma­dı. Zaten ara­yış için­dey­dim. Genç­li­ğin ka­bı­na sığ­ma­ma hali vardı. O dönem genç­lik mü­ca­de­le­si­ni sek­sen son­ra­sı bü­yü­me sü­re­ci idi. Bir yan­dan da 12 Eylül bas­kı­sı vardı. Öğ­ren­ci­le­rin der­nek­leş­me­si, ör­güt­len­me­si en­gel­le­ni­yor­du. Büyük bir mü­ca­de­le­nin içine gir­dim. Yaz dö­nem­le­ri hep gö­zal­tı ve tu­tuk­la­ma­lar ya­şa­dım. Hep be­ra­at ettim. Üç kez tu­tuk­lan­mış­tım. 1985'te İstan­bul Üni­ver­si­te­si Basın Yayın Yük­sek Okulu'nu ka­zan­dım.
1991'de mezun oldum. Ara­da­ki ke­sin­ti­le­rin ne­de­ni gö­zal­tı­lar. “Biz her bahar âşık olu­ruz” hi­kâ­ye­si. Biz de her bahar ce­za­evi­ne girer, son­ba­har­da çı­kar­dık. 1989'daki kanlı 1 Mayıs'ta da tu­tuk­lan­dık. Si­ya­si mah­kûm­la­rın öz­gür­lük için ce­za­ev­le­rin­de tünel kaz­dı­ğı dö­nem­di.
Bizi si­ya­si mah­kûm­la­rın ya­nı­na koy­ma­la­rı­nı is­te­dik. "Oraya gön­de­re­me­yiz, her ta­ra­fı ka­zıl­mış," de­di­ler. Tünel yü­zün­den de bu kez baskı art­mış. Bas­kı­la­ra karşı açlık gre­vi­ne ka­tıl­dım.
1 Ara­lık 1989'daki okul iş­ga­lin­de da­va­nın bir nu­ma­ra­lı sa­nı­ğıy­dık. Hür­ri­yet beni bi­rin­ci say­fa­ya koy­muş­tu, “İşte öğ­ren­ci­le­rin ele­ba­şı­sı” diye. Üni­ver­si­te­de çok göze bat­mış­tım. Okula gir­mem bile sorun olu­yor­du. Polis gör­dü­ğü yerde bizi alı­yor­du. Biz de üni­ver­si­te­ye arka ka­pı­dan gi­ri­yor­duk. 12 Eylül as­ke­ri dar­be­si son­ra­sın­da 14 ya­şın­day­dım.
ALLAH’IM SEN DEVRİMCİLERİ KORU
Sev­di­ği­miz, say­dı­ğı­mız ağa­bey­le­ri­mi­zi gö­zal­tı­na alı­yor, tu­tuk­lu­yor­lar­dı. Dağ­la­ra çıkan genç­ler vardı. Çok üzü­lü­yor­dum. Namaz kı­lar­ken “Allah’ım sen dev­rim­ci­le­ri koru” diye dua edi­yor­dum. Be­nim­le ya­pı­lan bir söy­le­şi son­ra­sı adı­mız “İmam Ha­tip­li Dev­rim­ci”ye çıktı.
BİZ TE­PE­DEN GEL­MEDİK
Üni­ver­si­te­de­ki dev­ri­mi bi­ti­rip, halk ça­lış­ma­sı için Bey­koz’a git­tim. Orada halk ev­le­ri­nin ça­lış­ma­la­rın­da yer aldım. Genç­ler­le bir­lik­te Çay­dan­lık adı al­tın­da bilim, kül­tür ve sanat evi kur­duk. Bey­koz hal­kı­nın ta­lep­le­ri et­ra­fın­da mü­ca­de­le ver­dik. Öz­gür­lük ve Da­ya­nış­ma Par­ti­si (ÖDP) ku­ru­lu­şu oldu. Bey­koz İlçe Yö­ne­tim Ku­ru­lu Üyesi, İstan­bul İl Yö­ne­tim Ku­ru­lu Üyesi, Genel Baş­kan Yar­dım­cı­sı, İstan­bul İl Baş­ka­nı gö­rev­le­rin­den sonra 2009 yı­lın­da ya­pı­lan 6. Ola­ğan Büyük Kong­re‘de Genel Baş­kan­lı­ğa se­çil­dim. Ge­liş­ti­ri­len yeni sis­tem­le 10 Ha­zi­ran 2012 ta­ri­hin­de ya­pı­lan 7. Ola­ğan Kong­re­de ÖDP Eş Genel Baş­kan­lı­ğı­na se­çil­dim. Te­pe­den gel­me­dik. Par­ti­nin her ka­de­me­sin­de ça­lış­tık. 1996 yı­lın­da ya­pı­lan par­ti­nin ku­ru­luş et­kin­li­ğin­de tulum hâ­kim­di. O zaman solun gün­de­mi­ne tu­lu­mu biz ge­tir­dik. O zaman po­lis­ler espri ya­pı­yor “şimdi de laz­la­rın par­ti­si oldu” di­yor­lar­dı. Dev­rim­ci­lik ya içi­miz­de­dir ya da hiç­bir yerde. Ben bir yü­rü­yü­şün içe­ri­sin­de­yim. Par­ti­nin Ka­ra­de­niz şi­ve­li söz­cü­sü­yüm. Öğ­ren­ci­lik dö­ne­mim­de ve par­ti­de slo­gan­cıy­dım. Bütün mi­ting­le­ri ben yö­ne­tir­dim, o özel­li­ğim ge­liş­ti. Bazen yine he­ves­le­ni­yo­rum. "At­tır­ma, sen artık baş­kan­sın, ağır ol" di­yor­lar. Zaten genel baş­kan se­çil­di­ğim­de ar­ka­daş­la­ra söy­le­dim; sizin Ka­ra­de­niz şi­ve­li bir söz­cü­nüz ola­ca­ğım. Ka­ra­de­niz­li erkek se­si­nin ya­nı­na daha güzel Türk­çe­li bir kadın sesi ek­ler­sek daha iyi olur dedik. Bu kong­re­de eş genel baş­kan­lık sis­te­mi­ne geç­tik. Bilge Seç­kin Çe­tin­ka­ya’yı eş genel baş­kan seç­tik. 31 Mart 2019 Yerel se­çim­le­rin­de Cum­hu­ri­yet Halk Par­ti­si’nden Be­yoğ­lu Be­le­di­ye
Baş­kan adayı oldu.
EY MEFTA KALK UYAN DEVRİM GELİYOR
O kadar po­li­tik­leş­miş­ti ki; o za­man­lar ço­cuk­luk ya köyde mezar taş­la­rı­na “ey mefta kalk uyan dev­rim ge­li­yor” yaz­dık. Bu­ra­da iti­raf edi­yo­rum. Köyün ca­mi­sin­den yeşil bo­ya­yı aldık her ta­ra­fa dev­ri­mi an­la­tan ya­zı­lar yaz­dık. Köyde çay alım evin­de genç­ler­le ekip kurup ti­yat­ro oy­na­dık. Orhan Kemal’in “72. Koğuş”unu ser­gi­le­dik. Yıl­maz Çe­ti­ner’in “Bir Yudum Çay İçin” ki­ta­bı­nı ti­yat­ro­ya uyar­la­dık.
*14 Mayıs 2023 ta­ri­hin­de ya­pı­la­cak olan Cum­hur­baş­kan­lı­ğı ve 28.dönem mil­let­ve­ki­li se­çim­le­ri için İstan­bul 1. Bölge 1. sıra adayı olan SOL Parti MYK Üyesi Alper Taş , Füsun Taş ile evli olup İstan­bul’da ya­şa­mak­ta­dır.