Türk Milleti zengin kültürü ve gelenekleriyle öne çıkmış büyük bir millettir. Sahip olduğumuz değerlerimizin bize kattığı değerden maalesef ki çoğunluk olarak haberimiz yoktur. İslâm dinine ait olduğu sanılan Arap kültürü ve çağdaşlaşmak adına ileri seviyede olduğunu düşündüğümüz Avrupa’nın karmaşık, uyduruk ve çalıntı kültürü arasında kendi değerlerimizin yok olmasına bilerek ya da bilmeyerek seyirci kalmaktayız. Bu konularda şahsi bazı uğraşılar olmasına rağmen elde edilen sonuçlar halka indirgenemediğinden ve uygulama imkânı bulamadığından kültürümüzün yeniden diriltilmesine verimli bir katkı sağlayamamaktadır. Bu nedenle kültürümüzü oluşturan bu değerlerimiz önemli gün statüsünde kabul edilerek Kültür Bakanlığının yayınlarından ziyade, yıllık takvim programlarındaki önemli gün ve bayramlarımızın arasına kutlama günleri olarak ilave edilmeli ve hayata geçirilmelidir. Kendi kültürümüze ait olmayan pek çok şey kutlanmakta iken ne yazık ki bizi biz yapan pek çok değerlerimiz göz ardı edilmektedir. Örnek olarak vermek gerekirse Yılbaşı Noel Baba kutlamalarıdır ki adeta milletimizin kültürü haline gelmiştir. Bizden çalınan ve kendilerininmiş gibi önümüze servis edilen bu yama uygulamalar bizi aşağılamaktan ve dahi kültürel imhamızdan başka bir şey değildir.
NARDUGAN NEDİR? AYAZ ATA KİMDİR?
Unutulmuş ya da unutturulmuş değerlerimizden biri de Nardugan Bayramı’dır. Nardugan, Orta Asya’da özellikle Türkler, Moğollar ve Altaylılar arasında kutlanan antik bir kış bayramıdır. Bu bayram, kış mevsimine girilen günlerde kış günlerinin hafif atlatılması ve yağan kar ile toprağın bereketlenmesini kutlamak amacıyla düzenlenir. 21 Aralık’ta kutlanmaktadır. 21 Aralık hakikatte en uzun gecenin ve en kısa gündüzün yaşandığı gündür. Aslında bu astronomik olaya tersten bakarsak gündüzlerin uzamaya ve gecelerin de kısalmaya başladığı gün de diyebiliriz. İşte 21 Aralık gece ile gündüzün, aydınlık karanlığın savaşıdır.
Nardugan, İdil-Ural yöresindeki Türk toplumları arasında ise farklı tarihlerde ve şekillerde kutlanmaktadır. Başkurt, Kazan Tatarları ve Çuvaşlar için Nevruz’un karşılığıdır ve 21 Mart'ta kutlanır, Kreşinler ise Nardugan’ı 7-12 Ocak'ta kutlarlar. Nardugan kelimesi Nar (Güneş) ve Dugan (Doğan) kelimelerinin birleşmesinden meydana gelir ve kökeni Türk-Moğol dillerine dayanır. Güneşle doğan anlamına gelir.
İşin en garip tarafı da bu bayramın Noel kutlamalarının kökeni olduğu söylenir. Mevsim gün dönümlerini hatırlarsak 21 Aralık’ta güz dönemi biter ve kış 22 Aralık’ta başlar ve 21 Mart’a kadar sürer. Ancak bu tarihler Kuzey yarım küre içindir. Güney yarım kürede ise mevsimlerin sırası tersinedir. 21 Mart ise İlkbahar mevsiminin başlamasıdır. Bu tarihte ise Nevruz kutlamaları yapılmaktadır. Türklerin her yıl Hristiyanlıktaki Noel yortusunun atası olan ve 21 Aralık'ta bir kış gündönümü bayramı olarak kutladığı Nardugan Bayramı, işte bu 21 Aralık gününün bir kutlamasıdır ve eski bir Türk inanışına dayanır.
Ayaz Ata ise Türk inanışında kış mevsiminin hanıdır. Ayaz Ata, kışın soğuk rüzgârlarını getirir. Doğanın uykuya geçtiği bu dönemde doğayı canlandırdığı ve toprağı bereketle doldurduğuna inanılan karakterdir. Aynı Noel Baba tiplemesine benzemektedir. Noel Baba aslında Ayaz Ata’dan esinlenerek ortaya çıkartılmıştır.
Nardugan Bayramında Ayaz Ata’nın etkisinin azalması ve doğanın tekrar canlanması için de nar kırma töreni yapılır. Nar, bu bayramın sembolüdür ve kırılmasıyla beraber doğanın canlanacağına, toprakların bereketleneceğine inanılır. Narın kırmızı rengi ise sıcaklık, yaşam ve bereketin simgesidir.
AVRUPA’LI NOEL BABA VE TÜRK AYAZ ATA İLE NARDUGAN BAYRAMI
Avrupa’da Noel’in temelleri Hristiyanlık öncesi dönemlere kadar uzanır. Hristiyanlığın daha etkili olması için sonradan uydurulmuş dini ve ticari bir hale getirilmiştir. Toplumsal bir kültür arayışı ile ortaya atılmış çalıntı bir karakterdir. Orta Asya’dan göç eden kavimler ve kültürlerin etkisi, bu iki bayram arasında benzer sembollerin kullanılmasına yol açmıştır.
Ünlü Sümerolog, tarihçi Muazzez İlmiye Çığ’ın da araştırmalarına göre, Nardugan Bayramı’nın etkisi zaman içinde Orta Asya’dan Avrupa’ya yayılmış. Avrupa’da bu bayram, Hristiyanlıkla birleşerek Noel adını almıştır. Noel adı altında pek çok ahlaksızlığın işlendiği yılbaşı kutlamalarına inat, Avrupalı emperyalist kültür hırsızlarının bizlere dayattığı Yılbaşı Kutlamalarına alternatif olarak, 21 Aralık günlerinde Nardugan Bayramı kutlamalarının yapılması ne kadar da isabetli olurdu. Şahsım olarak bu günün NARDUGAN BAYRAMI olarak kutlanmasını öneriyorum. Hatta bu yazımla beraber yarın ilk işim, dostlarıma “NARDUGAN BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN” diye tebrik mesajları göndermek olacaktır.
AYAZ ATA VE KAR KIZIN HİKÂYESİ
Ayaz Ata soğuk rüzgârları getirmek için çalıştığı bir gün, bir dağın eteğinde yaşayan bir kız çocuğuyla karşılaştı. Bu kız çocuğunun ismi Kar Kız’dır. Kar Kız, Ayaz Ata’dan kışın çok zorlu geçmemesi ve kışın ardından doğayı yeniden canlandırmak maksadıyla rica da bulunur. Ayaz Ata’da bir şartla bu isteği kabul edeceğini ve eğer nar ağaçlarının meyvelerini toplarsa ve bunları kırarsa dileğini yapacağını söyler. Kar Kız kabul eder. İşte yıllar yılı insanlar nar ağacının altında toplanır ve narları toplar ve topluca nar kırma töreni yaparlar. Topluca eğlenceler yapılır. Spor müsabakaları tertiplenir.
TÜRKLERDE AĞAÇ KÜLTÜRÜ VE ÇAM AĞACI
Türkler doğayla iç içe yaşama kültüründe olduklarından doğaya özellikle ağaçlara karşı oldukça saygılı ve mistik yaklaşmışlardır. Türklerin Orta Asya dönemlerinden başlayarak doğa ile kurduğu mistik bağ ve mevsim döngülerine dayalı inanışları, yılın belirli zamanlarında doğaya saygı gösterme amacıyla çeşitli kutlamalar yapmalarına neden olmuştur. Özellikle çam ağacı, yılın her döneminde yeşil kalması sebebiyle ölümsüzlüğün ve yeniden doğuşun simgesi olarak görülmüştür. Türkler, doğadaki güçlerle bağlantı kurmak ve onların desteğini almak için ağaçlara çaput bağlama, dallarını süsleme gibi törenler gerçekleştirmiştir.
Her ne kadar Hristiyanlıkla bağdaştırılsa da Çam Ağacı ve süsleme törenleri ve kutlamaları Orta Asya Türk kökenlidir. Ağaç kültürümüzde Çınar, Meşe, Söğüt ağaçları da ayrı yer tutmaktadır. Osmanlı Devletinin kuruluşunda Osman Bey’in rüyasında gördüğü kurulacak olan yeni devleti simgeleyen Çınar Ağacını buna örnek verebiliriz.
NOEL BABA YERİNE AYAZ ATA VE NOEL YORTUSU YERİNE NARDUGAN BAYRAMINA NE DERSİNİZ?
Zaman içerisinde geleneksel bayramlarımızdan olan Nardugan Bayramı, ağaç süslemeleri, ağaçlara çaput bağlama, kurdeleler asma, yıldız ve güneş motifleriyle süsleme, Ayaz Ata, Kar Kız ve Nar Kırma törenleri unutulmuş ya da unutturulmuştur. Unutulmuş değerlerimizden olan bu kutlamalarımız, zaman içinde değişerek 19. Yüzyıldan beri batı kültürünün etkisiyle Hristiyan Noel gelenekleri bünyesinde yapılan modern yılbaşı kutlamalarının içinde asimile edilmeye çalışılmıştır. Çam ağacı süslemeleri sadece Batı’dan gelen bir gelenek değildir. Bizim doğaya olan saygımızın kültürümüze yansımasıdır. Batı’nın Noel babası yerine kendi kültürümüzün Ayaz Ata’sını bilmek, başka kültürlerin giyim tarzları ve yaşayış şekillerini benimsemek yerine kendi kültürümüzü benimsemek, yaşamak, yaşatmak ve sonraki nesillere aktarmak hedefimiz olmalıdır. Bu düşünceler ile Muğla’nın Bodrum ilçesine bağlı Gündoğan beldesinde 2010 yılından itibaren şenlik havasında kutlanmaya başlamıştır. Umarım ki ülkemize yansıyan bir başlangıç olur. Buradan tüm belediyelerimize sesleniyorum. Her belediye 21 Aralık gününde Nardugan şenlikleri düzenlesin ve unutulmuş bir geleneğimizi canlandırsın. Türk Milletimin Nardugan Bayramı Kutlu Olsun.
Nice 21 Aralık günlerinde kendi özümüzden gelen NARDUGAN BAYRAMINI kutlamak umuduyla herkese sevgi ve saygılarımı yolluyorum. Hoşça kalın ve her zaman ve her yerde UYANIK KALIN! Sevgi ışığınız, kalbiniz rehberiniz olsun.
