Menü yenicayeligazetesi.com
Fatih Sultan KAR

Fatih Sultan KAR

Tarih: 06.12.2023 09:19

ÜLKE YÖNETİMİNDE SÖZ SAHİBİ RİZE PAZARLILAR

Facebook Twitter Linked-in


Rize’nin Pazar il­çe­si her dönem ülke yö­ne­ti­min­de söz sa­hi­bi olan isim­ler ye­tiş­tir­miş­tir. Ho­ca­la­rın Ho­ca­sı ola­rak anı­lan Tah­sin Bekir Balta, Ül­ke­mi­zi Lozan’da tem­sil eden Ahmet Muh­tar Çilli ve İki dönem Genç­lik ve Spor Ba­kan­lı­ğı yapan (halen gö­rev­de) Osman Aşkın Bak Rize Pa­zar­lı’dır. Pazar’dan daha nice isim­ler ye­tiş­miş­tir. Ünlü si­ya­set­çi Ahmet Tah­ta­kı­lıç’ın yolu da Pazar’dan geç­miş­tir.
O BİR ATİNALI (RİZE PA­ZAR­LI) HO­CA­LA­RIN HO­CA­SI PROF. DR TAHSİN BEKİR BALTA
1902 yı­lın­da Rize'nin Pazar il­çe­sin­de doğ­muş­tur. Orta öğ­re­ni­mi­ni Trab­zon Li­se­si’nde ta­mam­la­yan Prof. Balta, 1927 yı­lın­da İstan­bul Hukuk Fa­kül­te­si’ni “Pe­ki­yi” de­re­ce ile bi­tir­miş­tir. Daha sonra dok­to­ra öğ­re­ni­mi için Al­man­ya'ya gi­de­rek, 1937 yı­lın­da Ber­lin Hukuk Fa­kül­te­si’nden Hukuk Dok­to­ru un­va­nı al­mış­tır. Yurda dön­dük­ten sonra üni­ver­si­te öğ­re­tim üye­li­ği­ne Si­ya­sal Bil­gi­ler Okulu’nda Esa­si­ye Hu­ku­ku öğ­ret­me­ni ola­rak baş­la­mış­tır. Si­ya­sal Bil­gi­ler Fa­kül­te­si’nde ve An­ka­ra Hukuk Fa­kül­te­si’nde Esa­si­ye Hu­ku­ku, Amme Hu­ku­ku ve İdare Hu­ku­ku ders­le­ri oku­tan Prof. Balta ölü­mü­ne kadar her iki fa­kül­te­de­ki idare hu­ku­ku kür­sü­le­ri­nin yö­ne­ti­ci­li­ği­ni de yap­mış­tır. Balta aynı za­man­da Si­ya­sal Bil­gi­ler Fa­kül­te­si İdari İlim­ler Ens­ti­tü­sü’nün de mü­dü­rü bu­lu­nu­yor­du. 1943-1950 yıl­la­rı ara­sın­da Rize mil­let­ve­ki­li ola­rak par­la­men­to­da bu­lu­nan Balta, 1946-1947 ara­sın­da Ça­lış­ma Ba­kan­lı­ğı, 1947-1948 ara­sın­da da Eko­no­mi Ba­kan­lı­ğı gö­rev­le­ri­ni ba­şa­rıy­la ye­ri­ne ge­tir­miş­tir. 1929-1950 yıl­la­rı ara­sın­da Av­ru­pa Kon­se­yi İsti­şa­re Mec­li­si’nde Tür­ki­ye'yi tem­sil et­miş­tir. 1963 yı­lın­da Av­ru­pa İnsan Hak­la­rı Ko­mis­yo­nu üye­li­ği­ne se­çi­len Prof. Balta mer­ke­zi Brük­sel'de bu­lu­nan, Mil­let­le­ra­ra­sı İdari İlim­ler Ens­ti­tü­sü’nün yü­rüt­me ku­ru­lu ve son ola­rak da ikin­ci baş­kan­lı­ğı gö­rev­le­rin­de bu­lu­nu­yor­du. 26 Tem­muz 1970 ta­ri­hin­de vefat etti. Prof. Balta Al­man­ca, Fran­sız­ca, İngi­liz­ce ve İtal­yan­ca dil­le­ri­ni bi­li­yor­du.
AR­DIN­DA NE SÖY­LEMİŞLERİ SİYA­SET­TE DÜ­RÜT­LÜK VE AHLAK ÖZEL VA­SIF­LA­RIY­DI DERİN DÜNYA GÖ­RÜ­ŞÜ VE İNSAN SEVGİSİ VARDI HİÇ FA­SO­SU OL­MA­DI
CHP Genel Baş­ka­nı İsmet İnönü: Sayın Pro­fe­sör, büyük ye­ri­nin boş­lu­ğun­dan top­lu­mu­mu­zun ne kadar sar­sı­la­ca­ğı­nı tah­min ede­mez­di. Bi­lim­de, po­li­ti­ka­da, açık ve ber­rak görme, ken­di­si­ne gü­ve­nir sağ­lam bir bilgi hükmü, bilim ve si­ya­set­te dü­rüst­lük ve ahlâk özel va­sıf­la­rıy­dı. Tah­sin Bekir Balta’yı daima ha­tır­la­ya­ca­ğız.
CHP Genel Sek­re­te­ri Bü­lent Ece­vit: Pro­fe­sör Balta'nın si­ya­sal ki­şi­li­ği ve dev­rim­ci­li­ği, sağ­lam bir bilgi te­me­li­ne ol­du­ğu kadar, ileri bir sos­yal an­la­yı­şa, geniş bir dünya gö­rü­şü­ne ve engin bir insan sev­gi­si­ne de da­ya­nır­dı. Pro­fe­sör Balta'nın gö­rüş­le­ri, kay­gı­la­rı silen bir ışık olmuş, tar­tış­ma­la­rı kesin bir ağır­lık ta­şı­mış­tır.
Ulus Ga­ze­te­si 26 Tem­muz 1970
Doç. Dr. Muk­bil Öz­yö­rük: Prof. Balta, 1943'te si­ya­se­te atıl­mış, daha doğ­ru­su, o dev­rin usu­lü­ne göre, ak­ra­nı bazı mes­lek­taş­la­rı gibi par­lâ­men­to­ya dev­şi­ril­miş­ti. Uzun süre, de­ği­şik ba­kan­lık­lar­da bu­lun­du; hiç­bi­rin­de falso ver­me­di, pot kır­ma­dı. Bir po­li­ti­ka­cı değil, bir dev­let ada­mıy­dı. 1950 yı­lın­da üni­ver­si­te­ye köklü bil­gin­li­ği­ne dev­let adam­lı­ğı­nı da ek­le­miş ola­rak, okut­tu­ğu Kamu Hu­ku­ku ders­le­ri­nin na­za­ri­ya­tı­na, vakur ve ba­şa­rı­lı bir dev­let adam­lı­ğı­nın tec­rü­be ve ol­gun­luk­la­rı­nı da ek­le­ye­rek döndü.
Cum­hu­ri­yet Ga­ze­te­si 23 Tem­muz 1970
CHURCHİLL; BALTA’YA HAY­RAN­DI
Kasım Gülek: Dev­rin en büyük Hukuk bil­gin­le­rin­den Pro­fe­sör Mar­tin Wolff, se­mi­ner­de Balta'dan bah­se­der­ken “Dünya ça­pın­da bir zekâ ve bilgi ha­zi­ne­si” der, ta­le­be­le­ri­ne misal gös­te­rir­di. Dünya ça­pın­da bir ilim adamı ol­muş­tu. An­ka­ra Üni­ver­si­te­si Hukuk ve Si­ya­sal Bil­gi­ler Fa­kül­te­le­rin­de­ki öğ­re­tim fa­ali­ye­ti dı­şın­da Ox­ford'ta, Ber­lin'de, Paris'te ta­nı­nır­dı, ora­lar­da kon­fe­rans­lar ver­miş­ti. Dünya der­gi­le­rin­de ya­zı­la­rı çık­mış­tı. Churc­hill, Her­ri­ot, Sc­hu­mann, Tah­sin Bekir Balta'yı pek be­ğe­nir­ler­di. Ve­fa­sı son­suz­du.
TÜRKİYE’Yİ LOZAN’DA TEMSİL EDEN
RİZE PA­ZAR­LI AHMET MUH­TAR ÇİLLİ
“Hicaz Demir Yol­la­rı’nı yapan Ri­ze­li Türk” ola­rak ta­ri­he adını yaz­dır­dı. Lozan Barış Kon­fe­ran­sı’nın bi­rin­ci dönem ça­lış­ma­la­rı­na ka­tı­lan TBMM tem­sil­ci­le­rin­den­di. Ulus­la­ra­ra­sı pek çok ba­şa­rı­ya imza atan Ahmet Muh­tar Çilli ile il­gi­li bil­gi­le­re ulaş­mak için ak­ra­ba­sı olan ve bir dönem İETT Genel Mü­dür­lü­ğü gö­re­vi­ni ve­kâ­le­ten yü­rüt­müş olan Yal­çın Kaya Çilli’den yar­dım is­te­dik.
PAZAR’DA DOĞDU TRAB­ZON’DAN MEBUS OLDU
Ahmet Muh­tar Çilli; 1871 yı­lın­da Rize Pazar Siv­ri­ka­le kö­yün­de doğdu. Ba­ba­sı İbra­him Bey, an­ne­si Ayşe Hanım’dır. 1885 yı­lın­da İstan­bul Yük­sek Mü­hen­dis Okulu’ndan mezun oldu. 26 Ha­zi­ran 1896 ta­ri­hin­de İzmir-Ka­sa­ba De­mir­yo­lu hat­tı­na ta­mi­rat mü­hen­di­si ola­rak atan­dı. 1900 yı­lın­da Hicaz De­mir­yo­lu mü­hen­dis­li­ği­ne, 15 Kasım 1909 ta­ri­hin­de Ba­yın­dır­lık Ba­kan­lı­ğı De­mir­yol­la­rı Genel Mü­dür­lü­ğü’ne, daha sonra Hicaz De­mir­yol­la­rı Genel Mü­dür­lü­ğü’ne atan­dı. 1914 yı­lın­da Ba­yın­dır­lık Ba­kan­lı­ğı Müs­te­şar­lı­ğı’na yük­sel­di. 1920 yılı ba­şın­da Os­man­lı Mec­lis-i Me­bu­sa­nı’na Trab­zon’dan mebus se­çil­di ve müs­te­şar­lı­ğı bı­rak­tı. Mec­lis-i Me­bu­san’ın da­ğıl­ma­sın­dan sonra bir süre açık­ta kaldı. 1921’de Ba­yın­dır­lık Ba­kan­lı­ğı’nca Doğu Ana­do­lu De­mir­yol­la­rı İstik­şaf ve İnşaat Baş Mü­hen­dis­li­ği’ne ge­ti­ril­di. Bu gö­rev­de iken, TBMM’nin ikin­ci dönem se­çim­le­ri­ne ka­tıl­dı. 15 Ağus­tos 1923 ta­ri­hin­de ya­pı­lan se­çim­de 561 oy ala­rak Trab­zon’dan mil­let­ve­ki­li se­çil­di. Maz­ba­ta­sı 19.08.1923 ta­ri­hin­de onay­lan­dı. Mu­va­ze­net Ma­li­ye, Nafıa ve Di­va­nı Mu­ha­se­bat Ko­mis­yon­la­rı’nda ça­lış­tı. Ba­yın­dır­lık Ko­mis­yo­nu Baş­kan­lı­ğı’na ve Di­va­nı Mu­ha­se­bat Ko­mis­yo­nu Kâ­tip­li­ği’ne se­çil­di. 16 Ekim 1923 ta­ri­hin­de Ba­yın­dır­lık Ba­kan­lı­ğı’na se­çil­di. Rusya ile ya­pı­lan Ti­ca­ret ve Kon­so­los­luk Söz­leş­me­si gö­rüş­me­le­ri­ne Ba­kan­lar Ku­ru­lu’nca de­le­ge atan­dı. 12 Kasım 1923-28 Ocak 1924 ta­rih­le­ri ara­sın­da Ba­yın­dır­lık Ba­kan­lı­ğı yaptı. Be­yoğ­lu ve Üs­kü­dar vi­la­yet­le­ri­nin kaza ol­ma­sı, Trab­zon-Er­zu­rum De­mir­yo­lu‘nun ya­pı­mı, Zap­ti­ye Ni­zam­na­me­si, Hi­de­mat-ı Va­ta­ni­ye ve Trab­zon - Rize il­le­ri­ne ithal olu­na­cak mısır ko­nu­la­rın­da kanun tek­lif­le­ri verdi. De­ği­şik ko­nu­lar­da altı öner­ge­si; genel ku­rul­da yet­miş sekiz de­ği­şik ko­nu­da, iki yüz bir ko­nuş­ma­sı; An­ka­ra Şeh­re­ma­ne­ti Fen He­ye­ti’nin is­ti­fa ne­de­ni; Dârül Mu­al­li­mat’a ya­pı­lan dans ve saray eş­ya­la­rı hak­kın­da soru öner­ge­le­ri var­dır. Gü­len­dam Ayşe ile evli, Emine (Sa­hi­re), İbra­him Hal­dun ve Fatma Be­hi­re’nin ba­ba­sıy­dı. 5 Kasım 1958 ta­ri­hin­de İstan­bul’da vefat etti
BAKAN OSMAN AŞKIN BAK
11 Ekim 1966’da İstan­bul Üs­kü­dar'da doğdu. Aslen Rize Pazar De­rin­su kö­yün­den­dir. Baba adı Mu­hit­tin, anne adı Fatma'dır. İTÜ Ma­ki­ne Fa­kül­te­si’ni bi­tir­di. Not­ting­ham Üni­ver­si­te­si İşlet­me Yö­ne­ti­mi ve En­düst­ri Mü­hen­dis­li­ği ala­nın­da yük­sek li­san­sı­nı, İTÜ Fen Bi­lim­le­ri Ens­ti­tü­sü En­düst­ri Mü­hen­dis­li­ği prog­ra­mın­da dok­to­ra­sı­nı yaptı. Özel sek­tör­de üst düzey yö­ne­ti­ci ola­rak ça­lış­tı. DEİK Dış Eko­no­mik İliş­ki­ler Ku­ru­lu, Türk-İran İş Kon­se­yi Yü­rüt­me Ku­ru­lu üyesi ola­rak görev yaptı. İTO mec­lis üye­li­ği­ne se­çil­di. İstan­bul Üni­ver­si­te­si Mü­hen­dis­lik Fa­kül­te­si’nde öğ­re­tim üyesi ola­rak ders verdi. Ka­sım­pa­şa Spor Ku­lü­bü genel sek­re­ter­li­ği, İstan­bul Ama­tör Spor Ku­lüp­le­ri Fe­de­ras­yo­nu yö­ne­tim ku­ru­lu üye­li­ği, TFF Genel Kurul de­le­ge­li­ği, Pro­fes­yo­nel Kurul ve Dış İliş­ki­ler Ku­ru­lu üye­li­ği, İstan­bul Bü­yük­şe­hir Be­le­di­yes­por Ku­lü­bü genel sek­re­ter­li­ği, Tür­ki­ye Güreş Fe­de­ras­yo­nu Baş­kan­lı­ğı gö­rev­le­ri­ni yü­rüt­tü. 12 Ha­zi­ran 2011 ta­ri­hin­de ya­pı­lan genel se­çim­de İstan­bul 2. böl­ge­den mil­let­ve­ki­li se­çil­di. 24. dö­nem­de NATO Par­la­men­ter Asamb­le­si Son­ba­har Genel Ku­ru­lu es­na­sın­da Bilim ve Tek­no­lo­ji Ko­mi­te­si Ener­ji ve Çevre Gü­ven­li­ği Alt Ko­mi­te Ra­por­tör­lü­ğü’ne se­çil­di. TBMM Dı­şiş­le­ri Ko­mis­yo­nu söz­cü­sü ve NATO Par­la­men­ter Asamb­le­si Türk Grubu üyesi ola­rak görev yaptı. 24. Dö­nem­de İstan­bul, 25, 26 ve 27. Dö­nem­de Rize Mil­let­ve­ki­li se­çil­di. NATO Par­la­men­ter­ler Asamb­le­si Türk Grubu Üyesi ve Dı­şiş­le­ri Ko­mis­yo­nu Söz­cü­sü oldu. Do­ping­le Mü­ca­de­le Araş­tır­ma Ko­mis­yo­nu Baş­kan­lı­ğı yaptı. Bak (19 Tem­muz 2017-10 Tem­muz 2018) ta­rih­le­ri ara­sın­da Genç­lik ve Spor Ba­kan­lı­ğı gö­re­vin­de bu­lun­du. 4 Ha­zi­ran 2023 ta­ri­hin­den bu yana da 2. Kez Genç­lik ve Spor Ba­ka­nı ola­rak görev yap­mak­ta­dır. Çok iyi de­re­ce­de İngi­liz­ce, orta de­re­ce­de Al­man­ca ve Fars­ça bilen Bak, evli ve dört çocuk ba­ba­sı­dır.
BAKAN BAK’TAN HA­TI­RA­LAR OKULU BİRİNCİLİKLE BİTİRDİ LİSE YIL­LA­RIN­DA GAR­SON­LUK YAPTI, ÇORAP AYAK­KA­BI SATTI ER­DO­ĞAN İLE TA­NIŞ­MA­SI DÖNÜM NOK­TA­SI OLDU DÜNYA VE AV­RU­PA ŞAMPİYONU TA­KI­MIN GENEL SEK­RE­TERİ HÜSEYİN YAN­GIN VE PA­ZAR­LI OLMAK
Ço­cuk­luk yıl­la­rım Be­yoğ­lu il­çe­si­nin Ka­sım­pa­şa sem­tin­de geçti. Babam Deniz Di­ki­me­vi’nde terzi ola­rak ça­lı­şı­yor­du. Kap­tan­pa­şa Ma­hal­le­si’nde bir evde ki­ra­cı ola­rak otu­ru­yor­duk. İlko­ku­lu Kap­tan­pa­şa İlko­ku­lu’nda ta­mam­la­dım. Ka­sım­pa­şa Orbay Or­ta­oku­lu’nu bi­rin­ci­lik­le bi­tir­dim. 1980 yı­lı­nın Eylül ayın­da dev­let pa­ra­sız ya­tı­lı sı­nav­la­rı­nı ka­za­na­rak Ka­ba­taş Erkek Li­se­si’ne kay­dol­dum. Lise yıl­la­rın­da yaz ta­til­le­rin­de gar­son­luk ya­pa­rak, iş­por­ta­da çorap ve ayak­ka­bı sa­ta­rak aile büt­çe­si­ne kat­kı­da bu­lu­nu­yor­dum. Recep Tayip Er­do­ğan, ma­hal­le­mi­zin fut­bol ta­kı­mın­da oy­nu­yor­du ve her­kes ta­ra­fın­dan çok se­vi­li­yor­du. Si­ya­se­tin için­de aktif ola­rak yer alı­yor­du. Bana spor­cu­lu­ğu ve si­ya­se­ti sev­di­ren ve bir yaşam tarzı ola­rak be­nim­se­me­me neden olan en önem­li ki­şi­dir. O dö­nem­ler­de İETT’de ça­lış­mak­ta ve İETT fut­bol ta­kı­mın­da fut­bol oy­na­mak­tay­dı. Semt­ten bü­yük­le­ri­miz İETT’nin maç­la­rı­na gi­der­ken ben de zaman zaman maç­la­ra gi­de­rek Tay­yip Er­do­ğan’ı iz­le­me fır­sa­tı bu­lur­dum. Lise yıl­la­rın­da ma­hal­le­mi­zin İstan­bul Ama­tör Kü­me­de yer alan Eroks­por Ku­lü­bü’nde genç ta­kım­da fut­bol oy­na­ma­ya baş­la­dım. Bir yan­dan da Eroks­por Ku­lü­bü’nün sicil li­sans iş­le­ri­ni takip edi­yor­dum. 1983 yı­lın­da İstan­bul Tek­nik Üni­ver­si­te­si Ma­ki­ne Fa­kül­te­si Ma­ki­ne Mü­hen­dis­li­ği Bö­lü­mü’nü ka­za­na­rak üni­ver­si­te ha­ya­tı­na baş­la­dım. Üni­ver­si­te yıl­la­rın­da Ka­sım­pa­şa Eroks­por Ku­lü­bü’nde yö­ne­ti­ci­lik ya­pı­yor­dum. İstan­bul Ama­tör Fut­bol Ajan­lı­ğın­da ter­tip ko­mi­te­si üye­lik­le­ri gö­rev­le­rin­de bu­lun­dum. Üni­ver­si­te yıl­la­rın­da hafta son­la­rı Tah­ta­ka­le’de sey­yar tez­gâh­lar­da satış ya­pı­yor veya öğ­ren­ci­le­re özel ma­te­ma­tik, fizik, kimya ders­le­ri ve­ri­yor­dum. Bu arada si­ya­se­tin için­de yer alı­yor­duk. Refah Par­ti­si seçim ça­lış­ma­la­rın­da Tay­yip ağa­be­yin ya­nın­da top­lan­tı­la­ra ve kon­fe­rans­la­ra ka­tı­lı­yor­duk. Çe­şit­li aka­de­mik ka­ri­ye­rin ar­dın­dan 1994 - 2006 yıl­la­rı ara­sın­da İstan­bul Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye­si Spor Ku­lü­bü’nün genel sek­re­ter­lik gö­re­vi­ni yü­rüt­tüm. Bu sü­re­de başta güreş olmak üzere ama­tör branş­lar­da şam­pi­yon spor­cu­la­rın ye­tiş­me­sin­de ve kulüp ola­rak Av­ru­pa ve Dünya ku­lüp­ler şam­pi­yon­luk­la­rı­nın ka­za­nıl­ma­sın­da aktif rol aldım. 1996 At­lan­ta, 2000 Sid­ney Olim­pi­yat­la­rı’nda ba­şa­rı­la­ra imza attık. Tür­ki­ye Fut­bol Fe­de­ras­yo­nu’nda genel kurul de­le­ge­li­ği, pro­fes­yo­nel kurul ve dış iliş­ki­ler ku­ru­lu üye­lik­le­ri gö­rev­le­ri­ni yü­rüt­tüm. İstan­bul Bü­yük­şe­hir Be­le­di­ye­si bün­ye­sin­de­ki İDO ve ULA­ŞIM A.Ş. şir­ket­le­rin­de yö­ne­tim ve de­ne­tim ku­ru­lu üyesi ola­rak görev yap­tım. Özel sek­tör­de ça­lış­tım. 2007 yılı Mart ayın­da özerk­li­ğe adım atan Tür­ki­ye Güreş Fe­de­ras­yo­nu Baş­kan­lı­ğı’na se­çil­dim. Güreş Fe­de­ras­yo­nu’nun ku­rum­sal­laş­ma­sı ve alt­ya­pı­nın güç­len­di­ril­me­si için pro­je­ler üret­tim. 2008 yı­lın­da Pekin’de ya­pı­lan Olim­pi­yat Oyun­la­rı’na güreş ka­fi­le­si­nin baş­ka­nı ola­rak ka­tıl­dım. 2009 yılı Şubat ayın­da ya­pı­lan genel ku­rul­da ikin­ci kez Güreş Fe­de­ras­yo­nu Baş­ka­nı ola­rak se­çil­dim. Aynı yıl Eylül ayın­da Da­ni­mar­ka’da ya­pı­lan Dünya Güreş Şam­pi­yo­na­sı’nda gre­ko­ro­men stil­de Türk milli ta­kı­mı dünya şam­pi­yo­nu oldu. Fe­de­ras­yon Baş­kan­lı­ğı dö­ne­mim­de yıl­dız, genç ve bü­yük­ler ka­te­go­ri­le­rin­de çok sa­yı­da Av­ru­pa ve Dünya şam­pi­yo­nu spor­cu­nun ye­tiş­ti­ril­me­sin­de önem­li kat­kı­lar sağ­la­dık. İstan­bul Bü­yük­şe­hir Spor Ku­lü­bü’nde görev ya­par­ken Pa­zars­por ile bir ha­zır­lık ma­çın­da de­ğer­li baş­ka­nı­mız Hü­se­yin Yan­gın ile ta­nış­tık. Bana “Pazar’da evin var mı?” diye. Ben de “yok” de­yin­ce, “Pa­zar­lı olmak için önce bir ev ya­pa­cak­sın” dedi.
Ha­ki­ka­ten doğ­ruy­du. Biz de bir ev yap­tık ve Pa­zar­lı olduk. Pa­zars­por’u hep takip edi­yo­rum. Rize’den, Pazar il­çem­den, köyüm De­rin­su’dan hiç kop­ma­dım. Her yıl bir­kaç defa il­çe­me ve kö­yü­me gi­de­rim. Babam se­ne­nin sekiz ayı köyde kalır.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —