İslam Ümmetinin Faziletleri
Bütün hamdler Allah'a mahsustur. Ona hamt ederiz. O'ndan yardım dileriz. Ve O'ndan bağışlanma dileriz. Nefsimizin kötülüklerinden ve amellerimizin kötülüklerinden Allah'a sığınırız. Allah kimi hidayet ederse onu kimse saptıramaz. Kimi de saptırırsa onu kimse hidayet edemez.
Şahitlik ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur. Tektir. Ortağı yoktur. Şahitlik ederim ki Muhammed O'nun kulu ve elçisidir. Allah'ın salatı ve selamı O'na, ailesine ve ashabına olsun.
O halde ey Allah'ın kulları. Gerçek bir korkuyla Allah'tan korkun. Zira salihlerin Allah katında daha faziletlileri vardır. Onlar kıyamet günü kurtulacaklardır.
Ey Müslümanlar.
Allah mahlukatı yarattı. Ve onları birbiri arasında derecelendirdi. Sonra Adem'i kendi eliyle yarattı. Ve melekler Ademe secde ettiler. Sonra Allah cc Ademi ve hanımını yeryüzüne indirdi. Ademin soyu yeryüzüne dağıldı. Aradan uzun bir zaman geçti. Allah cc onları yeryüzünde farklı milletler yaptı.
Allah cc Subhanehu şöyle buyurdu:
وَهُوَ الَّذٖى جَعَلَكُمْ خَلَائِفَ الْاَرْضِ وَرَفَعَ بَعْضَكُمْ فَوْقَ بَعْضٍ دَرَجَاتٍ لِيَبْلُوَكُمْ فٖى مَا اٰتٰیكُمْ اِنَّ رَبَّكَ سَرٖيعُ الْعِقَابِ وَاِنَّهُ لَغَفُورٌ رَحٖيمٌ
Enam suresi 6.165 O, sizi yeryüzünde halifeler (oraya hâkim kimseler) yapan, size verdiği nimetler konusunda sizi sınamak için bazınızı bazınıza derece derece üstün kılandır. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır. Şüphe yok ki O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Allah cc bu islam milletini diğer milletlerden üstün kıldı. Onu şeref ve üstünlükle seçti.
Allah Teala şöyle buyurdu:
وَجَاهِدُوا فِى اللّٰهِ حَقَّ جِهَادِهٖ هُوَ اجْتَبٰیكُمْ وَمَا جَعَلَ عَلَيْكُمْ فِى الدّٖينِ مِنْ حَرَجٍ مِلَّةَ اَبٖيكُمْ اِبْرٰهٖيمَ هُوَ سَمّٰیكُمُ الْمُسْلِمٖينَ مِنْ قَبْلُ وَفٖى هٰذَا لِيَكُونَ الرَّسُولُ شَهٖيدًا عَلَيْكُمْ وَتَكُونُوا شُهَدَاءَ عَلَى النَّاسِ فَاَقٖيمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَ وَاعْتَصِمُوا بِاللّٰهِ هُوَ مَوْلٰیكُمْ فَنِعْمَ الْمَوْلٰى وَنِعْمَ النَّصٖيرُ
22.78 Allah uğrunda hakkıyla cihad edin. O, sizi seçti ve dinde üzerinize hiçbir güçlük yüklemedi. Babanız İbrahim'in dinine uyun. Allah, sizi hem daha önce, hem de bu Kur'an'da müslüman diye isimlendirdi ki, Peygamber size şahit (ve örnek) olsun, siz de insanlara şahit (ve örnek) olasınız. Artık namazı dosdoğru kılın, zekâtı verin ve Allah'a sarılın. O, sizin sahibinizdir. O, ne güzel sahip, ne güzel yardımcıdır!
Hz. Muhammet -Allah ona salât ve selâm etsin- şöyle buyurdu:
قال - عليه الصلاة والسلام -: «أنتم تُتِمُّون سبعين أمَّةً أنتم خيرُها وأكرمُها على الله»؛ رواه الترمذي.
“Siz, ümmetlerin sayısını yetmişe vardırdınız. Allah katında o ümmetlerin en hayırlısı ve en değerli olanı da sizsiniz.” (İslam ümmetidir.) Tirmizi rivayet etmiştir.
Kur’an-i Kerim İslam Ümmetini övmek ve takdir etmek için geldi.
Bu hususta Aziz ve Celil olan Allah cc şöyle buyurdu:
لَقَدْ اَنْزَلْنَا اِلَيْكُمْ كِتَابًا فٖيهِ ذِكْرُكُمْ اَفَلَا تَعْقِلُونَ
Enbiya suresi 21.10 Andolsun, size öyle bir kitap indirdik ki sizin bütün şeref ve şanınız ondadır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?
İslam ümmeti iyilikseverliği ile diğer ümmetlere üstünlük sağlamıştır. O iyilikseverliğini dinin esasları ile yapmış meydana getirmiştir.
Allah Teala şöyle buyurdu:
كُنْتُمْ خَيْرَ اُمَّةٍ اُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ تَاْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَتَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنْكَرِ وَتُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَلَوْ اٰمَنَ اَهْلُ الْكِتَابِ لَكَانَ خَيْرًا لَهُمْ مِنْهُمُ الْمُؤْمِنُونَ وَاَكْثَرُهُمُ الْفَاسِقُونَ
Al-i İmran suresi 3.110 Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah'a iman edersiniz. Kitap ehli de inansalardı elbette kendileri için hayırlı olurdu. Onlardan iman edenler de var. Ama pek çoğu fasık kimselerdir.
İmam Kurtubi -Allah ona rahmet etsin- şöyle demiştir: "Bu (Hayırlı ümmet olmak.), bu millet için bir övgüdür. Yeter ki onu hayırlı ümmet olmayı tesis etsinler. Ve onunla nitelendirilsinler. Fakat eğer değişimi terk edip kötülüğe ortak olurlarsa, övgü ismi onlardan kaldırılacak ve kınama ismi onlara iliştirilecektir. Ve bu onların helakına sebep olacaktır."
Allah cc dininin kemali ve üstünlüğü sebebiyle Allah cc, Dini İslam ile bütün dinleri nesh etmiştir. Hükümlerini ortadan kaldırmıştır.
Subhan olan Allah Teala şöyle buyurdu:
اِنَّ الدّٖينَ عِنْدَ اللّٰهِ الْاِسْلَامُ وَمَا اخْتَلَفَ الَّذٖينَ اُوتُوا الْكِتَابَ اِلَّا مِنْ بَعْدِ مَا جَاءَهُمُ الْعِلْمُ بَغْيًا بَيْنَهُمْ وَمَنْ يَكْفُرْ بِاٰيَاتِ اللّٰهِ فَاِنَّ اللّٰهَ سَرٖيعُ الْحِسَابِ
Al-i İmran suresi 3.19 Şüphesiz Allah katında din İslâm'dır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra sırf, aralarındaki ihtiras ve aşırılık yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah'ın âyetlerini inkâr ederse, bilsin ki Allah hesabı çok çabuk görendir.
Allah cc hiçbir kimseden islamdan başka dini kabul etmez.
Allah Subhanehu şöyle buyurdu:
وَمَنْ يَبْتَغِ غَيْرَ الْاِسْلَامِ دٖينًا فَلَنْ يُقْبَلَ مِنْهُ وَهُوَ فِى الْاٰخِرَةِ مِنَ الْخَاسِرٖينَ
Al-i İmran suresi 3.85 Kim İslâm'dan başka bir din ararsa, (bilsin ki o din) ondan kabul edilmeyecek ve o ahirette hüsrana uğrayanlardan olacaktır.
Ve Allah cc bütün mahlukata islama uymasını emretti.
Hz. Muhammet -Allah ona salat ve selam etsin- şöyle buyurdu:
قال - عليه الصلاة والسلام -: «والذي نفسُ محمدٍ بيده؛ لا يسمعُ بي أحدٌ من هذه الأمةِ يهوديٌّ ولا نصرانيٌّ ثم يموتُ ولم يُؤمنْ بالذي أُرسِلتُ به إلا كان من أصحابِ النار»؛ رواه مسلم.
"Muhammed'in nefsi elinde olan Allah'a yemin ederim ki; “Bu ümmetten bir yahudi yada Hıristiyan beni işitip sonra da benimle gönderilene iman etmeden Ölürse mutlaka cehennemliklerden olur.’’
Hadisi İmam Müslim rivayet etmiştir.
Ve Allah cc, peygamberlerden, eğer aralarında gönderilirse kendisini takip edeceklerine dair bir ahit söz aldı.
Hz. Muhammet -Allah ona salât ve selâm etsin- şöyle buyurdu:
قال - عليه الصلاة والسلام -: «لو أن موسَى كان حيًّا ما وسِعَه إلا أن يتَّبِعَني»؛ رواه أحمد.
“Eğer Musa hayatta olsaydı, bana uymaktan başka çaresi kalmazdı.” İmam Ahmed tarafından rivayet edildi.
Hz. Peygamber -Allah ona salat ve selam etsin- İslam'ın tüm ufuklara ulaşacağını bize bildirerek şöyle buyurmuştur:
وأخبَرَ النبي - صلى الله عليه وسلم - أن الإسلامَ سيبلُغُ الآفاق، فقال: «إن اللهَ زوَى ليَ الأرضَ فرأيتُ مشارِقَها ومغارِبَها، وإن أمَّتي سيبلُغُ مُلكُها ما زُوِيَ لي منها»؛ رواه مسلم.
"Allah cc yeryüzünü benim için katladı. Ben de doğusunu ve batısını gördüm. Ümmetimin krallığı hükümdarlığı mülkü benim için katlanan (bana gösterilen) yere ulaşacaktır." İmam Müslim rivayet etmiştir.
Ve Allah islamı yeryüzüne yayacağına söz verdi,
Hz. Muhammet -Allah'ın salatı ve selamı onun üzerine olsun- şöyle buyurdu:
قال - عليه الصلاة والسلام -: «ليبلُغنَّ هذا الأمرُ - أي: الدين - ما بلَغَ الليلُ والنهارُ، ولا يترُكُ اللهُ بيتَ مَدَرٍ ولا وبَرٍ إلا أدخلَه الله هذا الدين، بعزِّ عزيزٍ أو بذُلِّ ذليلٍ»؛ رواه أحمد.
"Bu iş -yani din- gece ve gündüzün ulaştığı yere kadar uzanacaktır. Allah cc, izzet sahibi olanın izzeti veya zelil olanın zelili olduğu bu dini, içine koymadığı hiçbir ev veya kıl bırakmayacaktır." İmam Ahmet rivayet etmiştir.
Allah cc bu ümmetin dinini korumuş ve onu üstün kılacağını vaat etmiştir.
Şanı yüce olan Allah şöyle buyurdu:
هُوَ الَّذٖى اَرْسَلَ رَسُولَهُ بِالْهُدٰى وَدٖينِ الْحَقِّ لِيُظْهِرَهُ عَلَى الدّٖينِ كُلِّهٖ وَلَوْ كَرِهَ الْمُشْرِكُونَ
Tevbe suresi 9.33 O, Allah'a ortak koşanlar hoşlanmasalar bile dinini, bütün dinlere üstün kılmak için, peygamberini hidayetle ve hak dinle gönderendir.
Ümmeti Muhammed’in kitabı bir nurdur. Bir hidayettir. Bir öğüttür. Önceki bütün kitaplara hükmetmiş, onları korumuş ve kollamıştır.
Aziz ve Celil olan Allah şöyle buyurdu:
وَاَنْزَلْنَا اِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ مُصَدِّقًا لِمَا بَيْنَ يَدَيْهِ مِنَ الْكِتَابِ وَمُهَيْمِنًا عَلَيْهِ فَاحْكُمْ بَيْنَهُمْ بِمَا اَنْزَلَ اللّٰهُ وَلَا تَتَّبِعْ اَهْوَاءَهُمْ عَمَّا جَاءَكَ مِنَ الْحَقِّ لِكُلٍّ جَعَلْنَا مِنْكُمْ شِرْعَةً وَمِنْهَاجًا وَلَوْ شَاءَ اللّٰهُ لَجَعَلَكُمْ اُمَّةً وَاحِدَةً وَلٰكِنْ لِيَبْلُوَكُمْ فٖى مَا اٰتٰیكُمْ فَاسْتَبِقُوا الْخَيْرَاتِ اِلَى اللّٰهِ مَرْجِعُكُمْ جَمٖيعًا فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ فٖيهِ تَخْتَلِفُونَ
Maide suresi 5.48 (Ey Muhammed!) Sana da o Kitab'ı (Kur'an'ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici olarak indirdik. Artık, Allah'ın indirdiği ile aralarında hükmet ve sana gelen haktan ayrılıp da onların arzularına uyma. Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol koyduk. Eğer Allah dileseydi, elbette sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat verdiği şeylerde sizi imtihan etmek için ümmetlere ayırdı. Öyle ise iyiliklerde yarışın. Hepinizin dönüşü Allah'adır. O zaman anlaşmazlığa düşmüş olduğunuz şeyleri size bildirecektir.
Yüce Allah onu (Kur’an-i Kerimi) değiştirilmekten, tahrif edilmekten, ilave yapılmaktan veya çıkarılmaktan eksiltmekten korumuştur.
Allah Teala şöyle buyurdu:
اِنَّا نَحْنُ نَزَّلْنَا الذِّكْرَ وَاِنَّا لَهُ لَحَافِظُونَ
Hicr suresi 15.9 Şüphesiz o Zikr'i (Kur'an'ı) biz indirdik biz! Onun koruyucusu da elbette biziz.
Kur’an’ı Kerimi korumanın bir kısmı da, iki vahiyden biri olması sebebiyle, sünnetin rivayet ve senedleriyle birlikte korunmasıdır.
Ebû Hatim er-Razi -Allah ona rahmet etsin- şöyle demiştir: “Allah cc, Adem’i yarattığından beri, peygamberlerinin izlerini ve atalarının soyunu bu ümmet (islam ümmeti) kadar koruyan hiçbir ümmet olmamıştır.”
İslam Ümmetinin Peygamberi, peygamberlerin en iyisidir. Kendisi hakkında şöyle buyurmuştur:
ونبيُّها خيرُ الأنبياء، قال عن نفسِه: «أنا سيدُ ولد آدم يوم القيامة»؛ رواه مسلم.
"Ben, kıyamet günü Adem oğullarının efendisiyim." Hadisi İmam Müslim rivayet etmiştir.
Peygamberler onun arkasında Kudüs'te namaz kıldılar. Ve ona kapsamlı sözler verildi ve Allah onu bütün insanlara gönderdi.
Allah Teala şöyle buyurdu:
وَمَا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا كَافَّةً لِلنَّاسِ بَشٖيرًا وَنَذٖيرًا وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ
Sebe suresi 34.28 Biz, seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Peygamberler Hz. Muhammet ile sonlandı.
İbn Kesir -Allah ona rahmet etsin- şöyle dedi: "Bu millet, Peygamberi Hz. Muhammed -Allah ona salat ve selam etsin- aracılığıyla iyi işlerde liderliğe ulaştı. Çünkü O, Allah'ın yarattıklarının en şereflisi, Allahtan gönderilen elçilerin en cömert olanıdır ve şereflisidir. Allah Onu, kendisinden önce hiçbir peygambere veya elçiye vermediği eksiksiz ve büyük bir şeriatla gönderdi. Bu yüzden, Onun yöntemi ve yoluna göre çalışarak, az bir kısım çalışma ile bile başkalarının çok çalışmasının yapamayacağı şeyi yapabilir."
Hz. Muhammet’in Sahabeleri -Allah onlardan razı olsun- peygamberlerden sonra gelen en hayırlı insanlardır.
Hz. Muhammet -Allah ona salât ve selâm etsin- şöyle buyurmuştur:
قال - عليه الصلاة والسلام -: «خيرُ الناس قَرْني»؛ رواه البخاري
“İnsanların en hayırlısı benim asrımdır.” İmam Buhari rivayet etmiştir.
Allah cc dinini koruduğu gibi, onu koruyan adamları da bütün ülkelerde ve çağlar boyunca korumuştur.
Hz. Muhammet -Allah ona salât ve selâm etsin- şöyle buyurmuştur:
قال - عليه الصلاة والسلام -: «لا تَزالُ طائفةٌ من أمتي ظاهِرين على الحقِّ، لا يضرُّهم من خذَلَهم حتى يأتي أمرُ الله وهم كذلكِ»؛ رواه مسلم.
“Ümmetimden bir grup hak üzerinde olmaya devam edecektir. Onları ümmeti terk edenler, Allah’ın emri gelinceye kadar onlara ümmete zarar veremezler. Onlar hâlâ böyledir. Hak üzerindedir.” Hadisi İmam Müslim rivayet etmiştir.
İslam ümmetinin Âlimleri peygamberlerin varisleridir. O alimler dalalette ittifak etmezler. Her asrın başında Allah dininin meselesini yenilemek için birini gönderir.
Hz. Muhammet -Allah ona salât ve selâm etsin- şöyle buyurmuştur:
قال - عليه الصلاة والسلام -: «إن اللهَ يبعثُ لهذه الأمةِ على رأسِ كلِّ مائةِ سنةٍ من يُجدِّدُ لها دينَها»؛ رواه أبو داود.
“Allah her yüzyılın başında bu ümmete, onun dinini yenileyecek birini gönderir.” Hadisi İmam Ebû Dâvud rivayet etmiştir.
Hz. Muhammet bütün ümmetlere şahittir ki, peygamberleri o ümmetleri uyarmıştır:
Allah Celle ve Ala şöyle buyurdu:
وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَاكُمْ اُمَّةً وَسَطًا لِتَكُونُوا شُهَدَاءَ عَلَى النَّاسِ وَيَكُونَ الرَّسُولُ عَلَيْكُمْ شَهٖيدًا وَمَا جَعَلْنَا الْقِبْلَةَ الَّتٖى كُنْتَ عَلَيْهَا اِلَّا لِنَعْلَمَ مَنْ يَتَّبِعُ الرَّسُولَ مِمَّنْ يَنْقَلِبُ عَلٰى عَقِبَيْهِ وَاِنْ كَانَتْ لَكَبٖيرَةً اِلَّا عَلَى الَّذٖينَ هَدَى اللّٰهُ وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُضٖيعَ اٖيمَانَكُمْ اِنَّ اللّٰهَ بِالنَّاسِ لَرَؤُفٌ رَحٖيمٌ
Bakara suresi 2.143 Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet yaptık. Her ne kadar Allah'ın doğru yolu gösterdiği kimselerden başkasına ağır gelse de biz, yönelmekte olduğun ciheti ancak; Resûl'e tabi olanlarla, gerisingeriye dönecekleri ayırd edelim diye kıble yaptık. Allah, imanınızı boşa çıkaracak değildir. Şüphesiz Allah, insanlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.
İslam ümmeti milletler arasında adil ve faziletli bir tercihtir.
Allah Subhanehu şöyle buyurdu:
وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَاكُمْ اُمَّةً وَسَطًا لِتَكُونُوا شُهَدَاءَ عَلَى النَّاسِ وَيَكُونَ الرَّسُولُ عَلَيْكُمْ شَهٖيدًا وَمَا جَعَلْنَا الْقِبْلَةَ الَّتٖى كُنْتَ عَلَيْهَا اِلَّا لِنَعْلَمَ مَنْ يَتَّبِعُ الرَّسُولَ مِمَّنْ يَنْقَلِبُ عَلٰى عَقِبَيْهِ وَاِنْ كَانَتْ لَكَبٖيرَةً اِلَّا عَلَى الَّذٖينَ هَدَى اللّٰهُ وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُضٖيعَ اٖيمَانَكُمْ اِنَّ اللّٰهَ بِالنَّاسِ لَرَؤُفٌ رَحٖيمٌ
Bakara suresi 2.143 Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) olsun diye sizi orta bir ümmet yaptık. Her ne kadar Allah'ın doğru yolu gösterdiği kimselerden başkasına ağır gelse de biz, yönelmekte olduğun ciheti ancak; Resûl'e tabi olanlarla, gerisingeriye dönecekleri ayırd edelim diye kıble yaptık. Allah, imanınızı boşa çıkaracak değildir. Şüphesiz Allah, insanlara çok şefkatli ve çok merhametlidir.
İslam ümmetinin yasaları (Allah in yasaları) da insan fıtratına uygun olarak tam ve mükemmeldir. Hükümleri kolaylaştırmaya dayanır.
Allah Celle Şanuhu şöyle buyurdu:
شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذٖى اُنْزِلَ فٖيهِ الْقُرْاٰنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدٰى وَالْفُرْقَانِ فَمَنْ شَهِدَ مِنْكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُ وَمَنْ كَانَ مَرٖيضًا اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَ يُرٖيدُ اللّٰهُ بِكُمُ الْيُسْرَ وَلَا يُرٖيدُ بِكُمُ الْعُسْرَ وَلِتُكْمِلُوا الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُوا اللّٰهَ عَلٰى مَا هَدٰيكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
Bakara suresi 2.185 (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa, onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah'ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir.
Öneki milletler kanunlarında Allah cc tarafından kısıtlanmışlardı. Ama Allah cc bu millete islam ümmetine kolaylık gösterdi. Allah cc Onlara kolaylık sağladı. Bu Allaha kolaydır. Yeryüzü islam ümmeti için bir secde ve temizlenme yeridir. “Herhangi bir kimseye namaz vakti geldiğinde, onun secde ve temizlenme yeri onun yanındadır.” (Yanı cami aramadan bulunduğu yerde namazını kılar.)
İslam ümmetine teyemmüm ve mesh üzerine mesh etmek, kolaylık için kural konulmuş ve önceki ümmetlerin ibadetlerinden üstün tutulmuştur. Namazlarının vakti sayı olarak beştir. Sevapları ise ellidir. Safları, Rablerinin huzurundaki meleklerin safları gibidir. İlk safları tamamlarlar ve melekler gibi diğer safta dururlar.
Hz. Muhammet -Allah ona salât ve selâm etsin- şöyle buyurmuştur:
قال - عليه الصلاة والسلام -: «فُضِّلنا على الناسِ بثلاثٍ: جُعِلَت صُفُوفُنا كصُفُوف الملائِكة، وجُعِلَت لنا الأرضُ كلُّها مسجِدًا، وجُعِلَت تُربتُها لنا طهورًا إذا لم نجِد الماء»؛ رواه مسلم.
“Bize insanlar üzerine üç şey verildi: Saflarımız meleklerin safları gibi yapıldı. Bütün yeryüzü bize mescit (secde edilen yer) kılındı. Su bulamazsak toprağı bizim için temizlenme vasıtası kılındı.” (Yani cünüp olan ile abdest alacak olan su bulamaz ise teyemmüm ile temizlenir.) Müslim rivayet etmiştir.
Yiyecek ve içecekte, Allah cc onlara kendisine itaat etmelerine yardımcı olmak için birçok güzel şeye izin verdi. Bizden (islam ümmetinden) öncekiler zulmettiler. Bu yüzden Allah cc onlara ceza olarak birçok güzel şeyi yasakladı.
Allah Subhanehu şöyle buyurdu:
فَبِظُلْمٍ مِنَ الَّذٖينَ هَادُوا حَرَّمْنَا عَلَيْهِمْ طَيِّبَاتٍ اُحِلَّتْ لَهُمْ وَبِصَدِّهِمْ عَنْ سَبٖيلِ اللّٰهِ كَثٖيرًا ..وَاَخْذِهِمُ الرِّبٰوا وَقَدْ نُهُوا عَنْهُ وَاَكْلِهِمْ اَمْوَالَ النَّاسِ بِالْبَاطِلِ وَاَعْتَدْنَا لِلْكَافِرٖينَ مِنْهُمْ عَذَابًا اَلٖيمًا
Nisa suresi 4.160-161 Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kimseyi Allah yolundan alıkoymaları, kendilerine yasaklanmış olduğu hâlde faiz almaları, insanların mallarını haksız yere yemeleri sebebiyle önceden kendilerine helâl kılınmış temiz ve hoş şeyleri onlara haram kıldık. İçlerinden inkâr edenlere de acı bir azap hazırladık.
Ve kendisinden öncekilerin üzerindeki ağır yükleri ve zincirleri islam ümmetinden çıkardı. Ve kaldırdı.
Allah Subhanehu şöyle buyurdu:
اَلَّذٖينَ يَتَّبِعُونَ الرَّسُولَ النَّبِىَّ الْاُمِّىَّ الَّذٖى يَجِدُونَهُ مَكْتُوبًا عِنْدَهُمْ فِى التَّوْرٰيةِ وَالْاِنْجٖيلِ يَاْمُرُهُمْ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهٰیهُمْ عَنِ الْمُنْكَرِ وَيُحِلُّ لَهُمُ الطَّيِّبَاتِ وَيُحَرِّمُ عَلَيْهِمُ الْخَبَائِثَ وَيَضَعُ عَنْهُمْ اِصْرَهُمْ وَالْاَغْلَالَ الَّتٖى كَانَتْ عَلَيْهِمْ فَالَّذٖينَ اٰمَنُوا بِهٖ وَعَزَّرُوهُ وَنَصَرُوهُ وَاتَّبَعُوا النُّورَ الَّذٖى اُنْزِلَ مَعَهُ اُولٰئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
Araf suresi 7.157 Onlar, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de yazılı buldukları Resûle, o ümmî peygambere uyan kimselerdir. O, onlara iyiliği emreder, onları kötülükten alıkoyar. Onlara iyi ve temiz şeyleri helâl, kötü ve pis şeyleri haram kılar. Üzerlerindeki ağır yükleri ve zincirleri kaldırır. Ona iman edenler, ona saygı gösterenler, ona yardım edenler ve ona indirilen nura (Kur'an'a) uyanlar var ya, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Bizden öncekilerin tövbesi, onların canlarını öldürmekle olmuştur.
Aziz ve Celil olan Allah şöyle buyurdu:
وَاِذْ قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِهٖ يَا قَوْمِ اِنَّكُمْ ظَلَمْتُمْ اَنْفُسَكُمْ بِاتِّخَاذِكُمُ الْعِجْلَ فَتُوبُوا اِلٰى بَارِئِكُمْ فَاقْتُلُوا اَنْفُسَكُمْ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ عِنْدَ بَارِئِكُمْ فَتَابَ عَلَيْكُمْ اِنَّهُ هُوَ التَّوَّابُ الرَّحٖيمُ
Bakara suresi 2.54 Mûsâ, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilâh edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün (kendinizi düzeltin). Bu, Yaratıcınız katında sizin için daha iyidir. Böylece Allah da onların tövbesini kabul etti. Çünkü O, tövbeleri çok kabul edendir, çok merhametlidir."
Bu ümmetin tövbesi: Günahı terk etmek, pişman olmak ve bir daha günaha dönmemeye karar vermektir.
Tevrat'ta Yahudiler için öldürülen can ve yaralar için kısas zorunluydu. Kan parası almalarına izin verilmiyordu. Hıristiyanların yasasında kan parası vardı. Bunun için kısas almalarına izin verilmiyordu. Bu yüzden Allah cc bu islam milletine (öldürülen cana karşı) kısas, bağışlama ve kan parası almak arasında seçim yapma şansı verdi.
Allah Teala şöyle buyurdu:
يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِصَاصُ فِى الْقَتْلٰى اَلْحُرُّ بِالْحُرِّ وَالْعَبْدُ بِالْعَبْدِ وَالْاُنْثٰى بِالْاُنْثٰى فَمَنْ عُفِىَ لَهُ مِنْ اَخٖيهِ شَىْءٌ فَاتِّبَاعٌ بِالْمَعْرُوفِ وَاَدَاءٌ اِلَيْهِ بِاِحْسَانٍ ذٰلِكَ تَخْفٖيفٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَرَحْمَةٌ فَمَنِ اعْتَدٰى بَعْدَ ذٰلِكَ فَلَهُ عَذَابٌ اَلٖيمٌ
Bakara suresi 2.178 Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren kimse, kardeşi (öldürülenin vârisi, velisi) tarafından affedilirse, aklın ve dinin gereklerine uygun yol izlemek ve güzellikle diyet ödemek gerekir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra tecavüzde bulunana elem dolu bir azap vardır.
Ganimetler islam ümmetine Allah cc tarafından helal kılındı. Fakat ondan önceki ümmetlere haram kılındı.
Allah Teala şöyle buyurdu:
فَكُلُوا مِمَّا غَنِمْتُمْ حَلَالًا طَيِّبًا وَاتَّقُوا اللّٰهَ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَحٖيمٌ
Enfal suresi 8.69 Artık elde ettiğiniz ganimetten helâl ve temiz olarak yiyin. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
İslam ümmeti hata, unutma ve zorla yaptırılan günahlardan muaftır. Kalbindeki fısıltılardan-vesveselerden, bunları uygulamadığı ve konuşmadığı sürece sorumlu tutulmaz.
Bunlar Allah'ın geçmiş ümmetlere bela-musibet ve azap olarak gönderdiği hastalıklardır. Bu islam ümmetinden her kim bela-musibet ve azaba yakalanır da mümin olarak ölürse şehittir.
Hz. Muhammet -Allah ona salât ve selâm etsin- şöyle buyurmuştur:
قال - عليه الصلاة والسلام -: «الطاعونُ شهادةٌ لكل مُسلمٍ»؛ متفق عليه.
“Tâun (tedavisi olmayan hastalıktan ölmek), her Müslüman için bir şehadettir. Şehitliktir.” kabul edildi.
İslam ümmeti dinine bağlı kaldığı takdirde diğer milletlerin kalbinde korku uyandıran bir millettir.
Hz. Muhammet -Allah ona salât ve selâm etsin- şöyle buyurdu:
قال - عليه الصلاة والسلام -: «نُصِرتُ بالرُّعبِ مسيرة شهرٍ».ولعِزَّتها وكمال دينِها نُهِيَت عن مُشابَهة الكافرين في المُعتقَد؛ فنُهِيَت عن البناء على القبور أو اتِّخاذها مساجِد، «ألا وإن من كان قبلَكم كانوا يتَّخِذون قبورَ أنبيائهم وصالحِيهم مساجد، ألا فلا تتَّخِذوا القبورَ مساجد، إني أنهاكُم عن ذلك»؛ رواه مسلم.
“Bir aylık mesafeden (düşmanın benden) korkması ile yardım olundum.”
İzzetinden ve dininin kemali sebebiyle, imanda kâfirleri taklit etmesi yasaklanmıştı.
Kabirlerin üzerine bina yapmak veya onları mescit edinmek yasaktı, “Dikkat edin, sizden öncekiler peygamberlerinin ve salih kimselerin kabirlerini mescit ediniyorlardı. Dikkat edin, kabirleri mescit edinmeyin. Sizi bundan men ediyorum.” Hadisi İmam Müslim rivayet etmiştir.
İslam ümmetine resim çizmek yasaklandı.
Hz. Muhammet -Allah ona salat ve selam etsin- Ümmü Seleme'ye -Allah ondan razı olsun- içinde resimler bulunan bir kilise gördüğünde şöyle dedi:
قال - عليه الصلاة والسلام - لأم سلمة - رضي الله عنها - لما رأَت كنيسةً فيها تصاوير، قال: «أولئكِ إذا ماتَ فيهم العبدُ الصالحُ - أو الرجلُ الصالحُ - بنَوا على قبره مسجدًا وصوَّروا فيه تلك الصُّوَر، أولئكِ شِرار الخلقِ عند الله»؛ رواه البخاري.
"Onlar, içlerinden salih bir kul -veya salih bir adam- öldüğü zaman, onun kabri üzerine bir mescit inşa eden ve içine resimler yapanlardır. İşte bunlar, Allah katında yaratılmışların en kötüsüdür." Hadisi İmam Buhari rivayet etmiştir.
İslam ümmetine milletlerin dış görünüşlerini taklit etmeniz ise size yasaklanmıştır. Sakalın bırakılması, bıyıkların kesilmesi, ibadetlerinde Müslüman olmayanlara benzememesi emredildi.
Sahur yemeği Ehl-i Kitaba aykırıdır. Bedevileri ve hayvanları taklit etmek haramdır. Yabancıya benzemek sadece iki bayrama mahsustur, üçüncüsü yoktur.
Hz. Muhammed'in -Allah ona salat ve selam etsin- ümmetinin bu dünyadaki ömrü kısadır.
Hz. Muhammet -Allah ona salât ve selâm etsin- şöyle buyurmuştur:
قال - عليه الصلاة والسلام -: «إنما بقاؤُكم فيما سَلَفَ قبلَكم من الأُمم كما بين صلاة العصر إلى غروب الشمس»؛ رواه البخاري.
“Sizin sizden önceki ümmetlere nazaran hayatta kalmanız, ikindi namazından güneşin batışına kadar olan süre gibidir.” Buhari rivayet etmiştir.
İslam ümmeti yaşları altmış ile yetmiş arasında değişen, fakat Peygamber Efendimizin -Allah cc ona salât ve selâm etsin- yağmura benzettiği mübarek bir ümmettir.
Hz. Muhammet şöyle buyurdu:
فقال: «مثَلُ أمتي مثَلُ المطَر»؛ رواه الترمذي.
“Ümmetimin misali benzeri yağmur gibidir.”
Hadisi İmam Tirmizi rivayet etmiştir.
Öyleyse, onun sabahları mübarek olsun. Yüce Allah cc onun gecelerini ve gündüzlerini mübarek kılsın.
Öyleyse, gündüzlerde ve gecelerde yapılan salih ameller, aylardan ve yıllardan daha hayırlıdır.
Kadir Gecesi bin aya bedeldir. Arefe günü orucu geçmiş ve gelecek bir seneye kefaret olur. Aşure günü orucu geçmiş bir seneye kefaret olur. Her aydan üç gün oruç tutmak bir sene oruç tutmak gibidir.
İslam Ümmetini faziletli ve mübarek makamlarla şereflendirdi. Mescid-i Haram'da kılınan bir namaz yüz bin namaza, Mescid-i Nebevi'de kılınan bir namaz başka yerlerde kılınan bin namaza, Mescid-i Aksa'da kılınan bir namaz ise beş yüz namaza bedeldir.
وتكرَّم عليها بأمكِنةٍ فاضِلةٍ مُبارَكة؛ فصلاةٌ في المسجد الحرام عن مائة ألف صلاةٍ، وصلاةٌ في المسجد النبوي عن ألف صلاةٍ فيما سِواه، وصلاةٌ في المسجد الأقصى عن خمسمائة صلاةٍ.
Allah'ın islam ümmetine yazdığı kolay ameller ve bu amellerin Allah cc katında ecirleri büyüktür. Kim yatsı namazını cemaatle kılarsa, sanki gecenin yarısını ibadetle geçirmiş gibi sevap kazanır. Kim sabah namazını cemaatle kılarsa, sanki gecenin tamamını ibadetle geçirmiş gibi sevap kazanır. Kim Kur'an'dan bir harf okursa, her harfine karşılık bir sevap yazılır.
و«من قال: سبحان الله وبحمده مائةَ مرَّة؛ حُطَّت عنه خطاياه وإن كانت مثلَ زبَد البحر»، و«من قال: سبحان الله العظيم وبحمده غُرِسَت له نخلةٌ في الجنة»، و«من قال: سبحان الله مائةَ مرَّة كُتِبَت له ألفُ حسنةٍ، أو حُطَّت عنه ألفُ خطيئةٍ»، و«من صلَّى اثنتَي عشرة ركعة في يومٍ وليلةٍ بنَى الله له بهنَّ بيتًا في الجنة».
“Kim: “Allah’ı tesbih ederim, yüz defa hamd ederim” derse, Günahları deniz köpüğü kadar olsa bile bağışlanır. Kim “Allah’ı tesbih ederim, hamd O’na mahsustur” derse cennette onun için bir hurma ağacı dikilir. Kim yüz kere “Allah’ı tesbih ederim” derse bin sevap yazılır veya bin günahı bağışlanır. Kim bir gün ve gecede on iki rekat namaz kılarsa Allah onlar yüzünden onun için cennette bir ev inşa eder.
İyilik yapmada başarılı olan bir islam milleti; Güneşin doğduğu en güzel güne kavuşmanız dileğiyle oldu.
Hz. Muhammet -Allah ona salât ve selâm etsin- şöyle buyurdu:
قال - عليه الصلاة والسلام -: «هُدِينا إلى الجُمعة وأضلَّ الله عنها من كان قبلَنا»؛ رواه مسلم.
“Biz Cuma namazına hidayet edildik. Fakat Allah cc bizden öncekileri ondan saptırdı.” Müslim rivayet etmiştir.
Bu islam milleti, üslubuyla ve verdiği mükafatların çokluğuyla huzura selamete ermiştir. Başkaları ise bundan mahrum bırakılmıştır.
Hz. Muhammet -Allah ona salât ve selâm etsin- şöyle buyurdu:
قال - عليه الصلاة والسلام -: «ما حسَدَتكم اليهودُ على شيءٍ ما حسَدَتكم على السلام والتأمين».
“Yahudiler sizi hiçbir şeye, barış ve emniyete olduğu kadar kıskanmadılar.”
Ve islam ümmeti olmanın mükafatı iki katına çıkar.
Allah Subhanehu şöyle buyurdu:
يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَاٰمِنُوا بِرَسُولِهٖ يُؤْتِكُمْ كِفْلَيْنِ مِنْ رَحْمَتِهٖ وَيَجْعَلْ لَكُمْ نُورًا تَمْشُونَ بِهٖ وَيَغْفِرْ لَكُمْ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَحٖيمٌ
Hadid suresi 57.28 Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve peygamberine iman edin ki, size rahmetinden iki kat pay versin, size kendisiyle yürüyeceğiniz bir nur versin ve sizi bağışlasın. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Hz. Muhammet -Allah ona salât ve selâm etsin- şöyle buyurdu:
قال - عليه الصلاة والسلام -: «لكمُ الأجرُ مرتين. فغضِبَت اليهودُ والنصارى، فقالوا: نحن أكثرُ عملاً وأقلُّ عطاءً! قال الله: هل ظلمتُكم من حقِّكم شيئًا؟. قالوا: لا، قال: فإنه فضلِي، أُعطِيه من شِئتُ»؛ رواه البخاري.
“İslam ümmeti sizin için iki kat ecir vardır.” Yahudiler ve Hıristiyanlar öfkelendiler ve dediler ki: Çok çalışıyoruz, az alıyoruz! Allah cc buyurdu: Size bir haksızlık mı ettim? Dediler ki: Hayır. Allah cc buyurdu: O, benim lütfumdur, dilediğime veririm. Buyurdu. Buhari rivayet etmiştir.
Ahir zamanda dinine bağlı kalanın sevabı, elli sahabenin sevabı olacaktır. Sahabenin sevabı ise ondan fazla olacaktır. Fitne zamanlarında -yani bela zamanlarında- ibadet etmek, Peygamber'e -Allah ona salat ve selam etsin- bir hicret gibidir.
Bu ümmet, milletler arasında faziletlerini göstererek, halkının en iyileriyle birleşip başkalarını İslam'a davet etmesini sağlamaktadır.
Hz. Muhammet -Allah ona salât ve selâm etsin- şöyle buyurmuştur:
قال - عليه الصلاة والسلام -: «فمن آمنَ كان له أجرُه مرتين»،
“Kim iman ederse onun mükâfatı iki kat artar.”
Şani yüce olan Allah şöyle buyurdu:
اَلَّذٖينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِهٖ هُمْ بِهٖ يُؤْمِنُونَ
Kasas suresi 28.52 Bu Kur'an'dan önce kendilerine kitap verdiklerimiz var ya, işte onlar ona da inanırlar.
وَاِذَا يُتْلٰى عَلَيْهِمْ قَالُوا اٰمَنَّا بِهٖ اِنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّنَا اِنَّا كُنَّا مِنْ قَبْلِهٖ مُسْلِمٖينَ
Kasas suresi 28.53 Kur'an kendilerine okunduğu zaman, "Ona inandık, şüphesiz o Rabbimizden gelen gerçektir. Şüphesiz biz ondan önce de müslümandık" derler.
اُولٰئِكَ يُؤْتَوْنَ اَجْرَهُمْ مَرَّتَيْنِ بِمَا صَبَرُوا وَيَدْرَؤُنَ بِالْحَسَنَةِ السَّيِّئَةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَ
Kasas suresi 28.54 İşte onların, sabredip kötülüğü iyilikle savmaları ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcamaları karşılığında, mükâfatları kendilerine iki kez verilecektir.
Ve Allah onu dinle şereflendirdiği için, başkalarına açılmayan dünya nimetlerini ona açtı.
Hz. Muhammet -Allah ona salât ve selâm etsin- şöyle buyurdu:
قال - عليه الصلاة والسلام -: «وأُعطِيتُ الكَنزَيْن: الأحمر والأبيض - أي: الذهب والفِضة -»؛ رواه مسلم.
“Bana iki hazine verildi: Kırmızı ve beyaz. Yani altın ve gümüş.” Hadisi İmam Müslim rivayet etmiştir.
Hz. Muhammet -Allah ona salât ve selâm etsin- şöyle buyurdu:
وقال - عليه الصلاة والسلام -: «فبينما أنا نائمٌ أُوتِيتُ بمفاتيح خزائن الأرض فوُضِعَت في يدي»؛ رواه البخاري.
“Ben uyuyorken, yeryüzünün hazinelerinin anahtarları bana verilip elime bırakıldı.” Hadisi İmam Buhari rivayet etmiştir.
Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle dedi:
قال أبو هريرة - رضي الله عنه -: "وقد ذهبَ رسولُ الله - صلى الله عليه وسلم - وأنتم تمتثِلُونَها"؛ أي: تستخرِجون ما فيها من الخيرات والكُنوز.
“Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) gitti, siz de ona uyuyorsunuz. Onu temsil ediyorsunuz.” Yani ondan iyilik ve hazineleri çıkarırsınız.
Allah cc, lütfuyla bu milletin, tıpkı bizden önceki milletlerin rüzgar, heyelan, haykırış çığlık ve boğulmayla yok olmaları gibi, kıtlık-açlık ve boğulma yüzünden tamamen yok olmasını engelledi.
Hz. Muhammet -Allah ona salât ve selâm etsin- şöyle buyurmuştur:
قال - عليه الصلاة والسلام -: «سألتُ ربي ثلاثًا فأعطاني ثِنتَيْن ومنَعَني واحدةً؛ سألتُ ربي ألا يُهلِكَ أمتي بالسَّنَة - أي: بالجُوع - قأعطانِيها، وسألتُه ألا يُهلِكَ أمتي بالغرَق فأعطانِيها، وسألتُه ألا يجعلَ بأسَهم بينهم فمنَعنيها»؛ رواه مسلم.
“Rabbimden üç şey istedim, bana ikisini verdi, birini vermedi. “Rabbimden kavmimi kıtlıkla helak etmemesini istedim, bana bunu verdi. Kavmimi boğulmayla helak etmemesini istedim, bana bunu verdi. Onları kendi aralarında savaştırmaması için dua ettim, bana bunu vermedi.” Hadisi İmam Müslim rivayet etmiştir.
Ve Allah cc islam ümmetine, bütün bölgeler ona karşı toplansa bile, kendilerinden başka hiçbir düşmanın onları alt etmesine izin vermeme gücünü verdi. Ve Allah bir millete onu cezadan koruyacak iki garanti verdi:
Peygamber'in -Allah ona salat ve selam etsin- hayatı islam ümmetine bir emniyetti. Ve o emniyet Peygamberin ölümüyle ortadan kalktı. Diğer emniyet ise Yüce Allah'tan af dilemektir. Günahlardan tövbe edip af dilemektir.
Aziz ve Celil olan Allah Teala şöyle buyurdu:
وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُعَذِّبَهُمْ وَاَنْتَ فٖيهِمْ وَمَا كَانَ اللّٰهُ مُعَذِّبَهُمْ وَهُمْ يَسْتَغْفِرُونَ
Enfal suresi 8.33 Oysa sen onların içinde iken, Allah onlara azap edecek değildi. Bağışlanma dilerlerken de Allah onlara azap edecek değildir.
Bu millet yaşarken nasıl şerefli ise, öldükten sonra da öyle şerefli olacaktır. Mezar bizim, yarılma başkalarınındır. Kıyamet günü kabri ilk açılacak kişi bu ümmetin peygamberidir. İlk şefaat eden ve ilk şefaat edilecek olan odur.
Bu ümmet, kıyamet günü bütün ümmetler arasında abdest organlarının beyazlığıyla tanınacaktır.
Hz. Muhammet -Allah ona salât ve selâm etsin- şöyle buyurmuştur:
قال - عليه الصلاة والسلام -: «إن أمتي يُدعَون يوم القيامة غُرًّا مُحجَّلين من آثار الوضوء»؛ رواه البخاري.
“Ümmetim, kıyamet günü abdest izlerinden dolayı yüzleri ve uzuvları nurlu-parlak olarak çağrılacaktır.” Buhari rivayet etmiştir.
Her peygamberin kabul olunan bir duası vardır ve Peygamber Efendimiz -Allah ona salat ve selam etsin- kıyamet günü duasını ümmetine gizlemiştir-saklamıştır.
Hz. Muhammet -Allah ona salat ve selam etsin- şöyle buyurmuştur:
قال - عليه الصلاة والسلام -: «لكل نبيٍّ دعوةٌ مُستجابةٌ، فتعجَّل كلُّ نبيٍّ دعوتَه، وإني اختبأتُ دعوتي شفاعةً لأُمَّتي يوم القيامة، فهي نائلةٌ - إن شاء الله - من مات لا يُشرِكُ بالله شيئًا»؛ متفق عليه.
“Her peygamberin duası kabul olur. İşte her peygamber duasını acele yapmıştır. Ben de duamı kıyamet günü ümmetim için şefaat olarak sakladım. İnşaallah o dua, Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmadan ölen kimseye nasip olur.” Hadis ittifak ile kabul edildi.
Sırat Köprüsünü ilk geçen bu millettir.
Hz. Muhammet -Allah ona salât ve selâm etsin- şöyle buyurmuştur:
قال - عليه الصلاة والسلام -: «ويُضربُ الصِّراطُ بين ظهرَي جهنَّم، فأكونُ أنا وأمتي أولَ من يُجيزُ»؛ رواه مسلم
“Cehennemin iki yakası arasına bir köprü kurulacak ve ben ve ümmetim bu köprüyü ilk geçenler olacağız.” Hadisi İmam Müslim rivayet etmiştir.
Dünyada biz sonuncularız. Kıyamet günü ilk olacak olanlarız.
Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- Cennetin kapılarını ilk açan olduğunu bize açıklar.
Hz. Muhammet -Allah ona salât ve selâm etsin- şöyle buyurdu:
قال - عليه الصلاة والسلام -: «آتِي بابَ الجنة يوم القيامة فأستفتِحُ - أي: أطلبُ فتحَه -، فيقول الخازِنُ: من أنت؟ فأقول: محمد. فيقول: بك أُمِرتُ، لا أفتحُ لأحدٍ قبلَكَ»؛ رواه مسلم.
“Kıyamet günü cennetin kapısına varacağım ve açılmasını isteyeceğim. Bekçi: Sen kimsin?” diyecek. Ben diyorum ki: Muhammed. “Bana böyle emr olundu. Ve senden önce kimseye kapımı açmayacağım.” diyor. Hadisi İmam Müslim rivayet etmiştir.
Cennete ilk girecek olan ümmet kendi ümmeti islam ümmeti olacaktır. Onlar cennet ehlinin sayıca çoğunluğu olacaklar. Onların safları seksen saf, diğer ümmetlerin safları ise kırk saf olacaktır.
Hz. Muhammet -Allah ona salât ve selâm etsin- şöyle buyurdu:
قال - عليه الصلاة والسلام -: «أهلُ الجنة عشرُون ومائةُ صفٍّ، وهذه الأمةُ من ذلك ثمانُون صفًّا»؛ رواه أحمد.
“Cennet ehli yüz yirmi saftır, bu ümmet ise onların seksen safıdır.” Hadisi İmam Ahmet rivayet etmiştir.
Peygamberimiz buyurur:
وفيهم «سَبعون ألفًا يدخُلون الجنةَ بغير حسابٍ ولا عذابٍ»؛ متفق عليه.
‘’Bunların arasında “hesap görmeden ve azap görmeden cennete girecek yetmiş bin kişi” de vardır. Hadis ittifak ile kabul edildi.
Hz. Muhammet da -Allah ona salât ve selâm etsin- şöyle dedi:
قال - عليه الصلاة والسلام -: «فاستزَدتُّ ربي - عز وجل - فزادَني مع كلِّ واحدٍ سبعين ألفًا»؛ رواه أحمد.
“Bunun üzerine Rabbimden daha fazlasını istedim, her birine karşılık bana yetmiş bin daha verdi.” Hadis İmam Ahmed rivayet etmiştir.
Bu islam ümmetinin mümini üstün, şerefli, yüce ve galiptir. Onun diniyle iftihar etmesi, ona uyması, başkalarını ona davet etmesi, batıl ehli taklit etmemesi, bu ümmetten olduğu için Allah'a hamd etmesi ve salih amellerde bulunması uygundur.
أعوذ بالله من الشيطان الرجيم
قُلْ اِنَّنٖى هَدٰینٖى رَبّٖى اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَقٖيمٍ دٖينًا قِيَمًا مِلَّةَ اِبْرٰهٖيمَ حَنٖيفًا وَمَا كَانَ مِنَ الْمُشْرِكٖينَ
Enam suresi 6.161 De ki: "Şüphesiz Rabbim beni doğru bir yola, dosdoğru bir dine, Hakk'a yönelen İbrahim'in dinine iletti. O, Allah'a ortak koşanlardan değildi."
Allah beni ve sizi Kur'an-ı Kerim ile mübarek kılsın. Ve Allah beni ve sizi, içinde bulunan ayetler ve hikmetli zikir ile faydalandırsın. Bunu söylüyorum ve Allah'tan benim, sizin ve tüm Müslümanların her günahı için af diliyorum. Öyleyse Allah’tan af dileyin.
İslam Ümmetinin Faziletleri
İkinci Hutbe
İyiliği için Allah'a hamd olsun. Ve rehberliği ve lütfu için Allaha şükürler olsun. Tek ve ortağı olmayan Allah'tan başka ilah olmadığına, O'nun makamını yüceltmek için şahitlik ediyorum.
Ve Hz. Muhammed'in Allah’ın kulu ve elçisi olduğuna şahitlik ediyorum. Allah'ın salatı ve selamı Hz. Muhammet’in, ailesinin ve arkadaşlarının üzerine olsun.
Ey Müslümanlar:
Bu milletin hiçbir ferdi, dininin ve kanunlarının esaslarına göre hareket etmedikçe büyük olamaz. Bu esaslar Allah'ın birliğini kabul etmekten ve Hz. Muhammed'in Allah'ın elçisi olduğuna dair şehadetin gerçekleşmesindendir.
İbadetin ve mahlukata iyiliğin mükemmel olması bu esaslardandır. Bu iyiliği kaçıran kimse de büyüklüğün bulunmasına fayda vermeyecektir.
Allah Subhanehu şöyle buyurdu:
وَمَا اَمْوَالُكُمْ وَلَا اَوْلَادُكُمْ بِالَّتٖى تُقَرِّبُكُمْ عِنْدَنَا زُلْفٰى اِلَّا مَنْ اٰمَنَ وَعَمِلَ صَالِحًا فَاُولٰئِكَ لَهُمْ جَزَاءُ الضِّعْفِ بِمَا عَمِلُوا وَهُمْ فِى الْغُرُفَاتِ اٰمِنُونَ
Sebe suresi 34.37 Ne mallarınız ne de çocuklarınız, sizi bizim katımıza daha çok yaklaştıran şeylerdir! Ancak iman edip salih amel işleyenler başka. İşte onlar için işlediklerine karşılık kat kat mükâfat vardır. Onlar cennet köşklerinde güven içindedirler.
Bazı insanlar Peygamber Efendimizi (s.a.v.) gördüler. Fakat iman etmediler. Dolayısıyla bundan bir fayda görmediler. Allah'ın aşağıladığını kimse yüceltmez. Mükemmellik ve şeref, Allaha iman etmede, Peygamberine tâbi olmada, hayırlarda yarışmada ve faziletlerde bulunmakla elde edilir.
O halde bilin ki Allah size Peygamberine salat ve selam getirmenizi emretti.
Allah cc muhkem olarak indirilen Kur’an-i Kerimde şöyle buyurdu:
اِنَّ اللّٰهَ وَمَلٰئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِىِّ يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلٖيمًا
Ahzap suresi 33.56 Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber'e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, selâm edin.
اللهم صلِّ وسلِّم على نبيِّنا محمدٍ، وارضَ اللهم عن خلفائه الراشدين الذين قضَوا بالحق وبه كانوا يعدِلون: أبي بكرٍ، وعمر، وعثمان، وعليٍّ، وعن سائر الصحابةِ أجمعين، وعنَّا معهم بجُودِك وكرمِك يا أكرم الأكرمين.
Allah'ım, Peygamberimiz Muhammed'e salat ve selam eyle. Ve adaletle hükmeden ve adaletle davranan raşid halifelerinden Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali'den ve diğer bütün sahabeler den ve onlarla birlikte bizden razı ol. Senin iyiliğin ve cömertliğinle, ey cömertlerin en cömerti olan Allah’ım.
اللهم أعِزَّ الإسلام والمسلمين، وأذِلَّ الشرك والمشركين، ودمِّر أعداء الدين، واجعل اللهم هذا البلد آمِنًا مُطمئنًّا رخاءً وسائر بلاد المسلمين.
Allahım! İslam'ı ve Müslümanları yücelt. Şirki ve müşrikleri alçalt. Din düşmanlarını yok et. Bu ülkeyi ve bütün İslam ülkelerini emniyet, güvenlik ve refah içinde kıl.
اللهم إنا نسألُك الإخلاصَ في القولِ والعملِ، اللهم انصُر المُستضعَفين من المؤمنين في كل مكانٍ، اللهم كُن لهم وليًّا ونصيرًا، ومُعينًا وظهيرًا، اللهم عجِّل لهم بالفرَج والنَّصر يا قوي يا عزيز، اللهم وأدِر دوائرَ السَّوء على عدوِّك وعدوِّهم.
Allah'ım! Söz ve amelde samimiyet istiyoruz. Allah'ım! Her yerde mazlum müminleri destekle. Allah'ım! Onların koruyucusu, yardımcısı ve destekçisi ol. Allah'ım. Onların kurtuluşunu ve zaferini çabuklaştır ey güçlü, ey kudretli Allah'ım. Allah’ım! Kötülük çemberlerini senin ve Müslümanların düşmanlarına karşı çevir.
اللهم اجمع كلمةَ المُسلمين على الحقِّ يا رب العالمين.
Allah’ım! Müslümanları hak üzerinde birleştir. Ey alemlerin Rabbi.
اللهم وفِّق إمامنا لهُداك، واجعَل عملَه في رِضاك، ومُنَّ عليه بالعافية والشفاء يا رب العالمين، ووفِّق جميعَ ولاة أمور المسلمين للعملِ بكتابك، وتحكيمِ شرعك.
Ey Allah'ım! İmamımızı senin doğru yoluna hidayet et. İşini senin rızan doğrultusunda yap. Ve ona sağlık ve sıhhat ver. Ey alemlerin Rabbi. Tüm Müslüman yöneticileri senin Kitabına göre hareket etmeye ve senin şeriatını uygulamaya yönlendir.
Allah’ın kulları:
Allah Teala şöyle buyurdu:
اِنَّ اللّٰهَ يَاْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالْاِحْسَانِ وَاٖيتَاٸِ ذِى الْقُرْبٰى وَيَنْهٰى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَالْبَغْیِ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ
Nahl suresi 16.90 Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.
O halde yüce ve ulu Allah'ı anın ki, O da sizi ansın. Ve O'nun nimetlerine ve ihsanlarına şükret ki, O sana daha fazlasını verecektir. Allah'ı anmak ise daha büyüktür. Allah, yaptıklarınızı bilir. Amin.
Not: Şeyh Abdul Muhsin bin Muhammed El-Kasım Hazretleri -Allah onu korusun- Cuma hutbesinde, “İslam Ümmetinin Faziletleri” başlığını taşıyarak, bu mübarek ümmetin, Hz. Muhammed'in -Allah ona salat ve selam etsin- ümmetinin faziletlerinden bahsetti. Ve Allah'ın kitabında ve Resulünün -Allah ona salat ve selam etsin- sünnetinde zikredilen pek çok faziletinden bahsetti.
Tercüme Tarih: 26.Mart.2025
Tercüme Eden: İbrahim SIRMALI
(Emekli Müftü, İcazetli)
https://www.alukah.net/sharia dan alıntıdır.